Financial Times Haberinin Türk-Amerikan İlişkileri Üzerine Düşündürttükleri

Yazan  18 Ağustos 2010
ABD’nin eğer cezalandırma yoluna giderse Türkiye’nin çıkarları ile AKP’nin çıkarları arasında bir ayırım yapıp yapmayacağı önemli olabilir.

Financial Times'a Obama-Erdoğan görüşmesi hakkında yansıyanlar sınırlı ve aslında o kadar da çarpıcı değildir. ABD Başkanı, Erdoğan'a sadece Türkiye'nin İsrail ve İran konusundaki görüntüsünün devamı halinde Ankara'nın istediği silahları Kongre'den geçirmenin zorluğuna dikkat çektiyse bu çok şaşırtıcı ve can sıkıcı olmayabilir.Gerçi bu durumda bile Obama'nın Kongre'yi Ankara'ya karşı bir koz gibi kullanıp kullanmadığı, ABD Başkanı'nın Kongre'de oluşan algıyı ne kadar paylaştığı ve eğer paylaşmıyorsa Türkiye gibi çok önem verdiğini söylediği bir ülke için Kongre ile mücadele etme fikrine neden yaklaşmak bile istemediği gibi sorular sorulabilir. Habere yansıdığı kadarıyla Obama Erdoğan'ı "böyle devam ederseniz size silah vermem" demiş değildir. Zaten Başbakan Erdoğan da, terörle mücadelenin askeri boyutuna olan ilgisizliğe varan yaklaşımı hatırlandığında, sadece Türkiye'ye bazı silahlar verilmeyecek diye dış politika eğiliminden muhtemelen vazgeçmeyecektir.

Uluslararası medyada son birkaç gün içinde yer alan aşağıdaki iddiaların gerçekleri ne kadar yansıttığının yanında medyaya belli bir çevre tarafından verilip verilmediği de tartışmalı olabilir:

Türkiye'nin Hizbullah'a silah sağlayacağı iddiası, Türkiye'nin PKK'ya karşı kimyasal silah kullandığı iddiası, ABD Dışişleri'nde Türkiye konulu kapsamlı bir toplantı düzenlenmiş olması, Obama'nın ağzından Türkiye'ye silah satışlarının aksayabileceği uyarısı, Yönetimin Ankara'ya atadığı Büyükelçi Frank Ricciardione'nin Kongre'de onayının gecikmesi.

Bu haberin Obama'nın isteğiyle ya da bilgisiyle sızdırılıp sızdırılmadığı ve haberin devamında isim vermeden konuşan üst düzey yetkilinin ifadelerinin ne kadar Yönetimin resmi görüşünü yansıttığı açık değildir. Bizde oluşan izlenim Başkan'ın o görüşmede söylediği bir cümlenin haberde çok daha ileri ifadelerle birleştirildiği yönündedir. Nitekim Beyaz Saray haberin gerçeği yansıtmadığı ve bir ültimatomun söz konusu olmadığı açıklamasını yapmıştır. Ama denebilir ki, zaten bu tür bir haberin yalanlanması, gerçekleri yansıtıyor bile olsa, kaçınılmazdır. Son olarak, yalanlamamaya rağmen haberin ilişkide yarattığı hasarın bir kısmı kalıcı olabilir.

Devletler birbirlerinin davranışlarından memnun olmadıklarında, ima ve sinyaller ile bunu belli etmek, rahatsızlıklarını açıkça dile getirmek, uyarmak, tehdit etmek, cezalandırmak ve bu cezanın teşhiri gibi yollara gidebilirler. ABD'nin Türk Hükümetine karşı bu adımların ilk ikisinin de ötesine geçmeye başlayabileceği görülmektedir. Ama elbette bunu söylemek ABD'nin bu konuda haklı olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Obama Yönetimi Türk Hükümetine İran ve İsrail konularında belli bir manevra serbestisi ve hatta rol verdikten sonra

Mayıs başından beri iç politik nedenlerle İsrail konusunda ani ve sert bir dönüş yaşamaktadır. Takas anlaşması ve Mavi Marmara olaylarının tam bu arada yaşanması Türkiye için büyük bir talihsizlik olmuştur. ABD ile ilişkilerde yaşanan sorunların esas müsebbibinin Amerikan tarafı olduğunu düşünüyoruz. Ama yine de, başta Davutoğlu olmak üzere Türk Hükümeti de belki bu değişimi yeterince çabuk kavrayamadığı, adımlarını yeterince sakınarak atmadığı, başkasına güvenerek "ayağını yorganına göre uzatmadığı" ve İsrail ve arkasındaki güçlerle kontrolsüz bir çatışmaya girmenin risk ve bedellerini tam hesaplayamadığı için eleştirilebilir.

Eğer ABD ve İsrail ile ilişkiler gerilecekse bu ilk başta ve asıl PKK konusunda olmalıydı. ABD ile ilişkilerde gerekirse bedel de ödenmelidir ama bunun doğru şeyler için olması gerekir.

Haberi yapan muhabirin Financial Times'ın ABD Dışişleri Bakanlığı muhabiri olması kaynağın kesin değilse bile büyük ihtimalle Dışişleri kaynaklı olabileceğini düşündürtmektedir. Bu haberin geçtiğimiz hafta yapılan toplantının bir sonucu olma ihtimali bulunmaktadır. Hillary Clinton'un bu haberi gazetede gördüğünde şaşırmadığını varsayabiliriz.

Haberin Türk iç siyaseti ile ilgili gelişme ve algılamaları etkileme amacı olduğunu düşünmüyoruz. Eğer esas olarak bu istenseydi sızdırma muhtemelen Türk basınına yapılırdı. Ama bu arzulanmış olmasa bile Türkiye'deki birçok gözlemci ABD'nin AKP Hükümetine bakışında ciddi değişiklikler olabileceğini düşünmeye başlayabilecektir.

Bu noktada ABD'nin eğer cezalandırma yoluna giderse Türkiye'nin çıkarları ile AKP'nin çıkarları arasında bir ayırım yapıp yapmayacağı önemli olabilir. Bu ifade, Türkiye'nin birçok kusur, eksik ve kabahati olsa da seçilmiş hükümetine yabancı bir devlet ya da devlet dışı odaklarca saldırılmasının sorun olarak görülmediği şeklinde algılanmamalıdır. Ama yine de Türkiye'nin çıkarları ile AKP'nin çıkarları arasında – bazılarına göre ciddi– farklar olduğunu da kabul etmeliyiz. Örneğin, Washington tarafından Türkiye'nin terörle mücadelesine zarar verecek adımlar atılması halinde, ABD'nin, bazen tersi ifade edilse de Türkiye'nin terörle mücadelesine verdiği desteğin sınırlı, geç, şartlı, bedelli ve dolayısıyla sorunlu olduğu yönündeki algılamalar daha da güçlenir.

Şanlı Bahadır Koç

Adı  Soyadı: Şanlı Bahadır KOÇ

Doğum Yeri:  Eskişehir

 Eğitim Durumu

İlk Öğretim-Lise:: Eskişehir Anadolu Lisesi

 Üniversite: Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü

Yüksek Lisans: Bilkent Tarih Bölümü, Tez Konusu“Noel Buxton: Portrait of a Philantrophist as a Turcophobe.

İlgi Alanı: ABD iç siyaseti ve dış politikası, Türk dış politikası, Orta Doğu siyaseti, Güvenlik karar alma mekanizmaları ve istihbarat teorisi

 Bildiği Diller:

İngilizce

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

* ASAM (2001-2009)

* Hürriyet Gazetesi (2009)

Bilimsel Çalışmalar

1997’den bu yana Foreign Press Review adlı yabancı basın derlemesinin editörlüğünü yapmaktadır.

Makaleleri

Enerji ve Güvenliği Üzerine Notlar 29 Kasım 2010.  

Amerikan Travması ve Kongre Seçimleri 23 Kasım 2010

Füze Savunması Üzerine 20 Soru ve 5 Seçenek 20 Ekim 2010

Obama Ekibinde Yaprak Dökümü - Beyaz Saray’dan Kaçış mı? 12 Ekim 2010

"Kürt Devleti" Üzerine Notlar ve Çeşitlemeler 23 Eylül 2010

Mullen’ın Ankara Ziyareti 7 Eylül 2010

ABD’nin Afganistan’daki Seçenekleri 24 Ağustos 2010

Financial Times Haberinin Türk-Amerikan İlişkileri Üzerine Düşündürttükleri 18 Ağustos 2010

İsrail-ABD-İran-Türkiye Dörtgeni 26 Temmuz 2010

Bay Netanyahu Washington’a Gitti: Böyle mi Olacaktı, Obama? 16 Temmuz 2010

Stratejik Dehlizlerde Derinlik Sarhoşluğu: Bir AKP Dış Politikası Eleştirisi Temmuz 2010

Rus Casusluk Olayı: "John Le Carre mi, Austin Powers mı?" 5 Temmuz 2010

“Mahalleye Hoş Geldin”:Türkiye’nin Orta Doğu’da İlk Günü 02 Haziran 2010

Nükleer Takas: “Savaşı Bitiren Anlaşma” mı, “Acem Oyunu” mu? 20 Mayıs 2010

ABD Irak’tan Çekilirken Riskler ve Hesaplar 1 Mayıs 2010

ABD-İsrail İlişkilerinde “Normalleşme” Sancıları 22 Nisan 2010

Obama’nın Nükleer Cazibe Taarruzu: Bardağın Üçte Biri Dolu 9 Nisan 2010

ABD-İsrail İlişkilerinde “Tektonik Kayma” mı? 5 Nisan 2010

Irak Seçimleri: Sonun Başlangıcı, Başlangıcın Sonu 19 Mart 2010

Ermeni Karar Tasarısı Üzerine Notlar, Yorumlar ve Öneriler 8 Mart 2010

Bütçe Açığı ve Amerikan Gerilemesinin Ekonomi Politiği 19 Şubat 2010

Cemaat-skeptic 6 Ocak 2010

AKP bir seçim daha kazanırsa burası FC olur 4 Ocak 2010

ABD bu işin neresinde? 29 Aralık 2009

Türkiye-Ermenistan Protokolü Üzerine Düşünceler 3 Eylül 2009

"Obama’nın Savaşı":AfPak Üzerine Notlar 20 Nisan 2009

Obama’nın Türkiye Gezisi ve Türk-Amerikan İlişkileri 19 Mart 2009

ABD ve Orta Doğu Barış Süreci Mart 2009

Obama’nın “Kırkı Çıkarken” Mart 2009

ABD-PKK “İlişkisi” Üzerine Notlar Şubat 2009

Mahşerin Üç Atlısı: Ross, Holbrooke ve Mitchell 5 Şubat 2009

SOFA ABD için Irak’ta “Sonun Başlangıcı” mı? Ocak 2009

Obama Döneminde ABD ve Asya 15 Ocak 2009

Obama’nın Güvenlik Kabinesi Üzerine Notlar 4 Aralık 2008

 Yeni ABD Başkanı Obama ve Türk-Amerikan İlişkileri 6 Kasım 2008 - eksik

ABD Başkanlık Seçimlerinin Türk-Amerikan İlişkilerine Muhtemel Etkileri 30 Ekim 2008

ABD Başkanlık Seçimleri Ekim 2008

Obama’nın Biden’ı Tercihinin Bir Tahlili 26 Ağustos 2008

Amerikan Sağı Üzerine Notlar Ağustos 2008

Gürcistan Krizi, ABD ve Türkiye 11 Ağustos 2008

Obama'nın Dış Gezisi 29 Temmuz 2008

Başkan Bush’un Avrupa Gezisi ve Transatlantik İlişkileri 18 Haziran 2008

ABD Seçimleri (ppt) - 10 Haziran 2008

"Sessiz Tsunami": Global Gıda Krizi (ppt) - 29 Nisan 2008

Amiral Fallon'un İstifası 13 Mart 2008

ABD ve PKK İlişkisi Üzerine Notlar 22 Kasım 2007

“İçeride Liberal, Dışarıda Şahin”: K. Irak’a Harekat Üzerine Notlar 25 Ekimy 2007

K.Irak'a Ekonomik Müeyyideler Üzerine Sorular 25 Ekimy 2007

Irak "Hamle"sinin Muhasebesi Eylül 2007

Türk-Amerikan İlişkileri - Yeni Dönemin Gündemi Eylül 2007

ABD, K. Irak ve Türkiye Üzerine Notlar ve Sorular Haziran 2007

ABD ve Orta Doğu: "Müflis mirasyedi" mi "stratejik deha" mı? Mayıs 2007

Recommendations for Strengthening U.S.-Turkish Relations February 26, 2007

ABD'nin Irak'taki Seçenekleri Ocak 2007

'Topal Ördek'le İki Yıl Daha: 2006 Kongre Seçimleri Aralık 2006

U.S.: Empire, Gulliver or the “First Among Unequals” (ppt) - ASAM 2023 Conference - October 2006

Türk-Amerikan İlişkilerinde “İkinci Bahar” mı, “Sonun Başlangıcı” mı? Stratejik Analiz - Haziran 2006 -

Irak’ta Direnişin ve İşgalin Gölgesinde Demokrasi Deneyi Avrasya Dosyası - İslam ve Demokrasi Özel Sayısı

Gurur ve Önyargı: ABD İran Gerginliği ve Türkiye Stratejik Analiz Nisan 2006 - (pdf)

Arzın Merkezine Seyahat: ABD Ulusal Güvenlik Konseyi - Journey to the Center of the World: U.S. National Security Council Avrasya Dosyası 2005

Dört Tarz-ı Siyaset: Türk-Amerikan İlişkileri ve Başbakan Erdoğan’ın Washington Ziyareti Temmuz 2005

11 Eylül’den Sonra Türk-Amerikan İlişkileri: Eski Dostlar mı Eskimeyen Dostlar mı? Avrasya Dosyası - 2005

“Dört Yıl Daha”: Yeni Bush Yönetimi ve Dünya Aralık 2004

2004’ten 2005’e Türk-Amerikan İlişkileri Aralık 2004

Türkiye, Iraklı Kürtler ve Statükonun Meşruiyeti Nisan 2004 - eksik

Askerî Alanda Devrim: Askerî Bir Senfoni Ocak 2004

Çirkin Amerikalı’ ile ‘Güven Bunalımı’: ‘Süleymaniye Krizi ve Türk-Amerikan İlişkileri Temmuz 2003 - ( pdf )

The Middle East: A Land of Opportunity and Peril for Turkey - May 2003

Türk-Amerikan İlişkileri Üzerine Notlar: Ataerkil Yapıdan Tüccar Mantığına mı? Mayıs 2003

Türkiye, ABD ve Irak Harekâtı: Hayır Diyebilen Türkiye? - Şubat 2003

Değişim, ‘Sense of Proportion’ ve Tarihin Yararları ile Sınırları Üzerine Nisan 2003

ABD Güvenlik Politikalarında Güç Kullanımı ve Caydırıcılık Ağustos 2002

“Yalnız Kovboy” ya da “Eşit Olmayanlar Arasında Birinci”: ABD Dış Politikasında Tektaraflılık-Çoktaraflılık Tartışmaları Mart 2002

İyi, Kötü ve Çirkin: ABD'nin Orta Doğu Politikaları Ocak 2002

Unilateralism corrupts, absolute unilateralism corrupts absolutely Turkish News, May 21, 2002

ABD ve Afganistan: Çıkış Var mı? Kasım 2001

Realism and Change

Crime and Punishment - Deterrence and its Failure in Theory and Practice 2001

“Tüketebileceğimizden Daha Fazla Değişim” ya da Eskimeyen Dünya Düzeni Ekim 2001

“ABD-AB İlişkilerinde Metal Yorgunluğu” Haziran 2001

2002-2004 yılları arasında ASAM için yazdığı kısa “Günlük Değerlendirmeler” için bkz. http://ajp1914.blogspot.com/

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bircihan D. Dilek   - 13-12-2019

Balistik Füze Tehdidi ve Türkiye

Son birkaç yıldır F-35 ve S-400 konuları ülkemizin gündemini işgal ederken, stratejik bir saldırı silahı olan Balistik Füze tehdidi hızla etrafımızı sardı.