Adım Adım Yunan Ekonomik Krizi

Yazan  22 Aralık 2009
15 Eylül 2008 Lehman Brothers'ın, ABD'nin en büyük dördüncü yatırım bankası, çöküşü ile Dünya`da nefesini hissettiren “Mali Kriz”, bugünlerde en büyük etkilerinden birini Yunanistan`a yaşatmaktadır.

Ekonomistlerin Dubai tartışmaları sonlanmadan Yunanistan'ın konuşulmaya başlaması, AB`nin bu en zayıf ekonomik halkasının yaşadıklarının, suya atılan bir taş gibi diğer AB ülkelerine yansıma olasılığını gündeme getirmiştir. Bu krizin etkilerini hissettireceği İspanya, Portekiz, İtalya gibi ülkelerle Akdeniz kıyısı olan diğer ülkelerin eklendiği gözüküyor.[2] Yunan Ekonomisi, 2008 Mali Krizi yaşanmadan önce de kriz sinyalleri vermeye başlamıştı.

2008 Aralık ayında, polis tarafından vurularak öldürülen Aleksis[3]`i bahane ederek günlerce ortalığı savaş alanına çeviren marjinal gurupların destek görmesinin altında yatan, bu ekonomik göstergelerdeki zayıflık olsa gerek. Atina'dan bildiren siyasi analist Iason Athanasiadis'e göre, "bir taraftan ekonomik kriz, öbür taraftan karaborsa silahların bolluğu, geleneksel Hıristiyan-Müslüman fay hattı üzerinde kötü muamele gördükleri için gittikçe tedirgin olmaya başlayan Müslüman göçmenlerin sayısındaki denetimsiz artış, birleşerek Yunanistan'da mükemmel bir jeopolitik fırtınanın koşullarını hazırlıyor". Athanasiadis, geçen yıl yaşanan ayaklanmalardan sonra, Yunanistan'da en az 10 sol gerilla örgütünün doğduğuna işaret ediyor[4].

Diğer taraftan ekonomik kriz Avrupa`da ciddi sorunlar yaşatmış, kısmende yaşatmaya devam etmektedir. 2008 yılı FED faiz oranları Aralık ayında % 0.25, Eylül 2007 yılında% 5.5 ile kesilmişti. İngiltere Merkez Bankası tarihinin en düşük seviyelerine ulaştı. Avrupa Merkez Bankası 2008 Aralık ayında faiz oranlarını şekillendirmek ve faiz oranında indirim (ECB)% 4,25, Temmuz 2008'de% 2.5 Aralık 2008 yılında,% 2.0 olarak uyguladı. Buna paralel olarak, merkez bankalarının ve ticari bankaların birbirlerine borç vermede isteksiz olduğu, bankalararası piyasada likidite sağlamak için sıkıntılar çektiği gözlenmiş, Dünyanın en büyük borsalarında 2008 yılında dramatik kayıbı % 50 üzerinde yaşanmıştır.[5]

Bu bağlamda, Yunanistan ekonomik krizin yıkıcı etkilerinden kurtulmak için kendisine sunulan tavsiyeleri kabul ederek (en son Şubat 2009 yılında Avrupa Komisyonu ve Yunanistan Merkez Bankası tarafından) emek ve ürün piyasaları gibi alanlarda örneğin, sigorta / emeklilik ve maliye politikasının kalitesi ve sağlamlığı ile ekonomisi ve kamu maliyesinin uzun vadeli sürdürülebilirlik (mali sürdürülebilirlik) ve (direncini) artırmak için yapısal reformların hızlandırılması için gerekli tedbirler almaya başladı.[6]

Ancak kısa vadede bu önlemlerden sonuç alınması ve krizi en az etkileriyle atlatılması mümkün olmadı. Bunu gören Karamanlis Hükümeti, 4 Ekim tarihinde bir erken seçim kararı alarak[7], krizin olası yıkımının sorumluluğunu daha fazla taşıyamayacağını kamuoyuna ilan etmişti.

Bugün gelinen durum itibariyle, Avrupa Birliği ise iki ateş arasında kalmış gibi. Yunanistan'ın kurtarılması, Baltık ve Doğu Avrupa ülkelerinin desteklenmesi, İspanya ve Portekiz'in krize girmesinin engellenmesi bağlamında devreye girecek mali politikalar, Avro'nun dolar karşısındaki değerini etkileyerek dolar kaynaklı "carry trade" dalgasının geri çekilişini hızlandırarak piyasaları yine allak bullak edebilir.[8]

Yunanistan`da mali krizin etkilerinin büyük yaşanmasının en önemli sebebi, bu krizin ülke içi siyasi istikrarsızlığın üzerine gelmiş olmasıdır. Geçen hafta kredi değerlendirme kuruluşu Fitch Yunanistan'ın notunu düşürdü. Standard & Poor's, Yunan hükümetini uyardı. Cuma günü Financial Times "Yunanistan bono piyasası bu hafta Avro tarihinin en görkemli düşüşünü sergiledi" diyordu. Dolar, Avro karşısında değerlenmiş, Yunanistan devlet bonolarıyla Alman bonolarının getirileri arasındaki fark (spread) 250 puana çıkmış, kredi sigorta primleri (CDS) 250 puana yükselmişti. Kimi yorumculara göre, Yunanistan devlet bonoları, AB Merkez Bankası nezdinde karşılık olma özelliklerini kaybedebilir, böylece tüm kredi muslukları kapanabilirdi.[9]

İşin aslına bakılırsa, Yunanistan'ın, kolay borçlanmaya dayalı ekonomik büyümesinin içinin boş olduğunu, mali kriz, resesyon olasılığını yıl başından bu yana da konuşuyorduk. Muhafazakâr hükümet, hem bir taraftan neo liberal politikalar uyguluyor hem de, ekonominin büyümeye devam ettiğinden, krizin bütçe açığının sürdürülebilir, borçların servis edilebilir olduğunu söyleyerek piyasalara güven veriyordu. İki ay önce seçimleri kazanarak hükümet olan sosyal demokratlar, maliyeyi devralınca, önceki hükümetin "verilerle oynayarak, piyasaları ve AB'yi atlatmış olduğu" ortaya çıktı.[10] Yeni hükümetin elindeki veriler, gerçek bütçe açığının, önceki yönetimin varsaydığının iki katı, AB "istikrar paktı" sınırının dört katı olduğunu gösterdi. Yunanistan ekonomisiyse büyümek bir yana bir yıldır resesyon içindeydi.[11] Yunanistan'ın dış borcuysa 300 milyar Avro'yla GSMH'sinin yüzde 112.6'sına ulaşmıştı.[12]

Eğer Yunanistan AB üyesi değil de bağımsız bir ülke olsaydı, belki parasını devalüe eder, para ve kredi musluklarını açar, enflasyon yoluyla iç borcunu aşındırma, pazarlık yoluyla da dış borcunu erteleme, hatta moratoryum ilan etme yoluna gidebilirdi. Ancak Yunanistan AB üyesi olduğundan bağımsız bir maliye ve para politikası izleyemiyor. Bu yüzden AB Merkez Bankası'ndan ve Brüksel'den (Aslında Almanya ve Fransa'dan) yardım istemek zorunda. Şimdilik gelen yardım vaatleriyse, "mali dengeyi düzeltecek tedbirleri alma"… koşuluna bağlanmış durumda. Diğer bir deyişle, Yunanistan'dan, İrlanda'nın yolundan gitmesi isteniyor.[13]

Yunanistan, yapısal reformları hızlandırmak için geçmişteki hatalardan kaçınarak 2010 yılında bir "stratejik fikir birliği geliştirmesi" gerekir. Bütün ekonomik sistemiyle yapacağı reformlara odaklanmalı, arz (arz politikaları) uzun vadeli güçlendirme arttırmak iç talebi (talep tarafı politikaları) teşvik ederek krize son vermelidir. Bu politikalar: [14]

· Maliye politikası: Vergi oranlarını azaltarak iç talebi uyarmak için kullanılabilir, devlet harcamalarının ve artan / veya bütçe harcamalarının yeniden yapılandırılması.

· Vergi reformu: KDV oranı kurarak vergilerinin vergi tabanının genişletilmesi

· Ürün piyasa reformları: Telekomünikasyon, enerji, ulaşım gibi, potansiyel olarak yeni işletmelerin giriş ve yeni ürün teklifleri…

· İşgücü piyasası reformları: işgücü piyasası ve sosyal sigorta, uzun vadeli, istihdam artışı,

· Kamu Yatırım: Maliyet-fayda analizi sonra projeleri kabul edilmelidir proje uygulama hızlandırmalı.

· Aktif istihdam politikaları: (Aktif İşgücü Piyasası Politikaları-ALMP) kısa vadeli sürekli mesleki eğitim planlaması harcamalar ile işçilerin istihdam edilebilirliğini artırmak için teşvik etmek.

Der Spiegel Yunanistan borç krizine ilişkin "Avro için bir zaman ayarlı bomba"[15] deyişini kullanırken olası bir iflasın ortak para birimi üzerinde yaratacağı yıkıcı etkileri kastediyordu. Ama aslında Yunanistan'da yaşanacak olanlar Avrupa ülkeleri açısından çok daha ciddi siyasi dinamikleri harekete geçirecek özelliklere sahip. Örneğin, İrlanda ve Yunanistan'da krizi emekçilerin sırtına yıkma çabaları, diğer Avro ülkelerinde işçileri, halkı nelerin beklediğini gösteriyor. Diğer taraftan eğer Yunanistan'da işçiler ve sosyalist muhalefet bu acı ilaca direnebilirse, Brüksel ve AB Merkez Bankası'nın (Almanya'nın) adı AB olan hegemonya projesini kurtarmak için kesenin ağzını açmaktan başka çareleri yok. Bu da krizin yönetimine ilişkin yeni ekonomik model arayışlarına yön verebilecek dinamikleri harekete geçirebilir.

Bütün bu eleştirilerin sonucunda alınacak önlemlerin, kısa bir zaman almayacağı kesindir. Önemli olan yeni kurulan Yunan Hükümetinin bu önlemleri uygulayabilecek ve piyasalarda ki ekonomik baskıyı kaldırabilir bir politika izleyip izleyemeyeceğidir.

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Petsas Stylianos, Küresel mali kriz: nedenleri ve tedavisi, 8 Ocak 2009

[2] YILDIZOĞLU, Ergin "Dünya Ekonomisine Bakış", Cumhuriyet Gazetesi, Londra, 14.12.2009

[3] Star Gaztesi 6 Aralık 2009 "Yunanistan'ın başkenti Atina'da geçen yıl 6 Aralık günü polis kurşunuyla yaşamını yitiren 16 yaşındaki genci anma etkinliklerinde çıkan olaylarda 162 kişinin gözaltına alındığı bildirildi."

[4] (GlobalPost, 07/12)

[5] Petsas Stylianos, Küresel mali kriz: nedenleri ve tedavisi, 8 Ocak 2009

[6] Petsas Stylianos, Yunanistan`da Yapısal Reformlar, 4 Mart 2009

[7] Cihan Haber Ajansı, Atina, 3.9.2009

[8] YILDIZOĞLU, Ergin a.g.e,14.12.2009

[9] YILDIZOĞLU, Ergin a.g.e,14.12.2009

[10] Financial Times10.12.2009

[11] Bloomberg, 11.12.2009

[12] YILDIZOĞLU, Ergin a.g.e,14.12.2009

[13] YILDIZOĞLU, Ergin a.g.e,14.12.2009

[14] Petsas Stylianos, Yunanistan`da Yapısal Reformlar, 4 Mart 2009

[15] Der Spiegel, 8.12.2009

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mehmet Zeki Bodur   - 14-11-2019

GÖÇ TANIMLARININ KULLANILMASINA YÖNELİK KAVRAMSAL ÇERÇEVE ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

Göç ve göçmen konusu üzerinde halen, uluslararası ve ulusal anlamda sözleşmelerde yapılan tanımlar dışında, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir kavramsal tanım bulunmamakta birlikte, bu durumun temel sebebinin, hem göçmenlerin hem de mültecilerin aynı güzergâhları kullanarak göç hareketlerini sürd...