Seçim Sonrasında Bulgaristan İç Siyaseti

Yazan  11 Kasım 2014

Bulgaristan’da 5 Ekim’de yapılan genel seçimlerin ardından ülkede bir ay boyunca hükümet kurulamazken sandık yine kaosu işaret etmiştir. Esasen ülkedeki seçim sonuçları 1997 yılından beri bu tablonun somut göstergesi olmaktadır. Zira halkın iktidarlardan olan memnuniyetsizliği sonucu hiçbir parti üst üste iki defa hükümeti kuramamıştır. Son seçimlerde ortaya çıkan genel tablo ve seçime katılım düzeyi bunu doğrulamaktadır. Diğer bir deyişle, Bulgaristan halkı siyasilere güven duymamaktadır.

Bulgaristan Merkez Seçim Komisyonu tarafından açıklanan sonuçlara göre partilerin çıkardıkları milletvekili sayıları aşağıda gösterilmiştir.

GERB:                                    % 32,67 – 84 milletvekili

BSP:                                       %15,40 – 39 milletvekili

HÖH:                                     %14,84 – 38 milletvekili

Reformcu blok:                      %8,89 – 23 milletvekili

Vatanseverlik cephesi:           %7,28 – 19 milletvekili

Sansürsüz Bulgaristan:           % 5,69 – 15 milletvekili

ATAKA:                                % 4,52 – 11 milletvekili

ABV:                                     % 4,15 – 11 milletvekili

ATAKA ve ABV partileri barajı az bir farkla geçerek Parlamento’da temsil edilirlerken diğer partilerin sahip oldukları milletvekili sayıları da koalisyon senaryolarını gündeme getirmiştir. Birinci parti olarak Meclis’e giren GERB’in milletvekili sayısı tek başına hükümeti kurmaya yetmemesi nedeniyle Borisov zorunlu olarak koalisyon ortağı bulma uğraşında olmuştur.

BSP halkın kendilerine muhalefette kalmaları yönünde bir mesaj verdiğini ileri sürerek koalisyonda yer almayacağını açıklamış, buna paralel olarak HÖH ise Avroatlantik kurumlarla uyum içinde hareket edecek bir koalisyona dışarıdan destek vereceğini ifade etmiştir. Dolayısıyla her iki parti de hükümette bulunmak istemediğini açıklamıştır. Üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu HÖH’ün temel kaygısı ülkede azınlıklar karşıtı siyasi söylemler geliştiren aşırı milliyetçi partilerin olası bir koalisyon ortaklığı olmuştur. Bu anlamda ATAKA, Sansürsüz Bulgaristan ve Vatanseverlik Cephesi Bulgaristan’daki Türkler için ciddi bir tehdit kaynağı olmaktadır. Zira söz konusu partilerin ülkedeki başta Türkler olmak üzere diğer azınlıklara yönelik söylemleri sadece HÖH tarafından değil, AB’nin çeşitli organları tarafından da eleştiri konusu olmaktadır.

Seçimlerin hemen ardından açıklamalarda bulunan Boyko Borisov, bu sonuçlardan koalisyonun oluşturulamayacağı söyleyerek erken seçim ihtimaline vurgu yapmıştır. Ülkenin geleceği açısından siyasi risk alacaklarını belirten Borisov kurulması kuvvetle muhtemel olan kabinenin güçlü olmayacağının farkına varmıştır. Ancak yeni bir erken seçimin ülkedeki istikrarsızlığı daha da derinleştireceğinden hareketle GERB barajı geçen partilerle müzakerelere başlamak zorunda kalmıştır. Siyasi, ekonomik, enerji gibi pek çok alanda ülkede yapısal reformların bir an önce yapılması zarureti de denkleme dâhil edildiğinde, ortaya çıkan tablo yeni hükümetin hiç de kolay bir mirası devralmadığını göstermektedir.

Müzakereler kapsamında Reformculardan beklenilen destek verilmekle birlikte, Sansürsüz Bulgaristan ve ATAKA GERB ile koalisyona sıcak bakmamıştır. Öte yandan, BSP’nin ve HÖH’ün muhalefet şerhi de Borisov’u Reformcu Blok, Vatanseverlik Cephesi ve ABV’ye yönlendirmiştir. Reformcularla yaklaşık 1 ay kadar süren müzakereler süresince temel uzlaşıya varılmasına karşın yine de güvenoyu için gerekli olan 121 oy elde edilememiştir. Kasım ayı başlarında GERB ile Reformcu Blok arasında koalisyon kararı alınırken Vatanseverlik Cephesi ve ABV de dışarıdan kabineye destek vermiştir. Dolayısıyla 2+2 formülüyle Bulgaristan’da geç de olsa hükümet kurulmuştur.

 Kurulan yeni kabinede GERB bünyesinden Vejdi Raşidov Kültür Bakanlığı’na getirilerek sembolik bir atama yapılmıştır. Öyle ki Raşidov 2009-2013 yılları arasındaki Borisov’un azınlık hükümeti döneminde de bu görevde bulunmuş ancak daha ziyade GERB’in vitrininde Türk azınlığa hitaben kullanılan politik bir figür olduğu görüntüsünü vermiştir. Dolayısıyla bu atamadaki esas amacın Türklerin dışlanmadığı mesajını vermek olduğu anlaşılmaktadır. Zira Raşidov’un Türk azınlığa yönelik algısı ve yaklaşımı geçmişteki icraatları nedeniyle tahmin edileceği üzere GERB ile paralel doğrultudadır. Bu bağlamda, Reformcu Blok’un bir parçası olan Hürriyet Şeref ve Halk Partisi lideri Korman İsmailov’a kabinede neden yer verilmediği sorusu ön plana çıkmaktadır. Kabineye dışarıdan destek veren Vatanseverlik Cephesi’nden seçim sonrası yapılan ilk açıklamada Türkleri tamamen dışarıda bırakan bir formül üzerinde çalışılması gerektiğinin vurgulanması bu kapsamda önem kazanmaktadır.

Öte yandan, kabinenin kurulmasının hemen ardından HÖH Lideri Lütfü Mestan Avrupa’nın hiçbir yerinde normal sağ ve sol partilerin milliyetçi, popülist ve yabancı düşmanı partilerle ittifak kurmadıklarına ilişkin verdiği demeç HÖH’ün Vatanseverlik Cephesi’nden duyduğu rahatsızlığı ortaya koymaktadır. Mestan’ın ifadelerini doğrulayan gelişme ise Vatanseverlik Cephesi’nin 9 Kasım’da hükümetin kurulmasından sadece birkaç gün sonra Bulgar Devlet Kanalı’nda yayınlanan Türkçe 5 dakikalık haberlerin kaldırılması çabalarına girişmesi olmuştur. Bu noktada, yeni kabine döneminde zaman zaman Vatanseverlik Cephesi’nden ülkedeki Türk azınlık ve Türkiye karşıtı bir takım konu başlıklarını gündeme getirmesi beklenmektedir. GERB ve Reformcu Blok’un Türk azınlığa ve Türkiye’ye yönelik marjinal bir politikası gütmeyeceğine kesin gözüyle bakılırken Vatanseverlik Cephesi’nin aşırı milliyetçi girişimleri hükümetin başına dert açabilecek potansiyeldedir. Zira hükümetin güvenoyu almasını sağlayan zincirin en önemli halkasını Vatanseverlik Cephesi oluşturmaktadır.

Bulgaristan’da seçimlerin üzerinden yaklaşık bir ay geçtikten sonra kurulan hükümet, yapısı itibariyle zayıf bir görüntü oluşturduğu gibi ülkede kronik hale gelen güç meselelerle uğraşmak zorunda kalacaktır. Bu anlamda, özelde batık bankalar konusu, genelde ise makro ekonomik problemler hükümetin yoğun çalışma yapması gereken öncelikli konu başlıklarıdır. Bunun dışında, dış politika meseleleri, Güney Akım projesi ve ülke içi siyasi dengelerin gözetilmesi de ayrıca önemlidir. Netice itibariyle Bulgaristan’da sandıktan çıkan sonuç doğrultusunda oluşan yeni tabloda zayıf hükümet ve zayıf muhalefet göze çarpmaktadır. Son iki yılda iki kez genel seçimler için sandık başına giden Bulgaristan’da kısa vadede yeniden bir erken seçime gidilmesi çok da uzak bir ihtimal olarak görünmemektedir. 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 22-11-2019

RUMLAR ASKERİLEŞMEDE DÜNYADA İLK 10'DA

KKTC'de, Meclis'in çoğunluğu ve hükümet, Kıbrıs sorununun çözümünde Cumhurbaşkanı Akıncı'dan neredeyse taban tabana zıt bir çözümü savunuyor.