Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı ve Milletvekili Dr. Kenan HASİP ile Yapılan Röportaj

Yazan  23 Kasım 2011
Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı ve Milletvekili Dr. Kenan HASİP ile 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü tarafından yapılan röportaj

Nermin Yazıcı: Sayın Başkan, Makedonya'da kaç tane Türk partisi var ve bunların kaç tanesi yönetimde?


Kenan Hasip: Üç tane Türk partisi var Makedonya siyasi sahnesinde. Makedonya'da 80'in üzerinde parti var. İki milyonluk ülke olmasına rağmen 80'in üzerinde parti olması oldukça fazla. Hatta daha önceleri 100'ün üzerindeydi bu partilerin sayısı. Siyasi parti yasasında birtakım değişiklikler olunca siyasi partilerin sayısı azalmaya başladı. Ama iki milyonluk ülke için seksen tane parti olması dediğim gibi oldukça fazla.



Nermin Yazıcı: Siz neye bağlıyorsunuz bu çeşitliliği?


Kenan Hasip: Parti kurmak için beş yüz tane üyeniz olması gerekiyor. Eskiden böyleydi, şimdi rakamı bine kadar yükseltiler. Onlardan imzalı bir program, bir tüzük uygularsanız toplantı yapılıyor ve partinin kaydını yapıyorsunuz.



Nermin Yazıcı: O zaman 80 partinin içinde üç tane Türk partisi çok değil gibi görünüyor?


Kenan Hasip: Demokrasinin ana felsefesi olan çok partili döneme geçtik. Biliyorsunuz o geçici dönem oldukça fırtınalı oldu. Özellikle 90'lı yıllarda çok sayıda siyasi parti kuruldu. Genelde kurulan tüm partiler etnik bazda olan partilerdi. Arnavutlar, Makedonlar, Türkler, Sırplar vs. hepsi kendi partilerini kurdu. Hepimiz kendi etnik sınırlarımız içine kapandık. Ve o süre devam ediyor. Bulgaristan'da etnik bir parti kurmak yasaktı. Ve hak ve özgürlükler hareketi siyasi alanda etnik bir grupta toplanamadı. Bizde de diğer etnik kökenlere ait kişiler partimize üye değil. Partimiz herkese açık ama sadece kendini Türk hissedenlere.



Nermin Yazıcı: Makedonya'da partinizin durumu nedir ?


Kenan Hasip: Biz parti olarak 2002 yılından beri hükümet ortağıyız, iktidardayız. 2002 yılından beri Makedonya parlamentosunda devamlılık sağlayan tek parti biziz. Diğer partiler kısmen başarılı oluyordu. Bazen milletvekili çıkarıyorlardı bazen çıkaramıyorlardı. Biz 2002 yılından itibaren 6 milletvekili çıkardık son döneme kadar. Son iki dönemde bir milletvekilimiz var ama bunları koalisyonlarla, ittifakla sağlıyoruz. Dönem içerisinde 2002 yılından bu yana devamlı mecliste milletvekillerimiz var, 3 dönem hükümet ortaklığımız var.



Nermin Yazıcı: Makedonya'daki Türklerin bir siyasi parti olarak sizden beklentileri neler? Siz onların sorunlarına yönelik olarak hangi icraatları gerçekleştirdiniz?


Kenan Hasip: Aslında 1990 yılında partimizin kurulma amaçlarından biri bu topraklardaki Türklerin dilini, dinini, tarihini, kültürünü korumak ve ikinci, üçüncü sınıf vatandaşı olmamak, eşit olmak. 1994-1998 yılında bir milletvekili çıkarabildik, 2002'ye kadar da milletvekili çıkaramadık. Fakat bunun nedeni anti demokratik seçim modelleriydi. 1998'de %8'lik bir baraj sistemi uygulandı. %4 gibi bir nüfusa sahip iken % 5'lik oranı sağlamak için tüm halk oy verse de sayı üstünlüğünü kazanamazsınız. Ondan sonra seçim modeli değişti. Karma, çoğulcu model uygulandı. O modelden yine vazgeçildi. Nispi modele geçildi ama Makedonya altı parçaya bölündü. Tek bir bölge olsaydı 3-4 dört milletvekili çıkarmak mümkündü. Ama altıya bölündükten sonra milletvekili çıkarmak imkânsız hale geldi. Çünkü dört seçim bölgesinde milletvekili çıkarmak için sayımız yetmiyordu.Tüm vatandaşlar oy kullansa bile yeterli sayıya ulaşılamıyor. Ortalama sekiz bin oy gerekiyor ve yirmi üç bin seçmenimiz var, % 20'si yurt dışında, seçim döneminde burada olmadığı için oyunu kullanamıyor. Yurt dışında oy kullanmak hakkı yok, ancak ülkesine dönüp oyunu öyle kullanması gerekir. Son yıllarda katılım oranı çok düşük olduğu için % 60 civarında o yüzden sekiz bini toplayabilmek mümkün değil. Bu durumu ancak 2002 yılında fark ettik. Tek başına katılabilmek biraz şansa kalıyor. Ancak seçim öncesi ittifak, ortak liste hazırlanırsa öyle seçime katılıyoruz.



Nermin Yazıcı: Şu anda Mecliste iki Türk partisinin milletvekili var?


Kenan Hasip: Koalisyonla, tek parti olsak bile seçilebilmesi mümkün değil. Türkler de Arnavutlar gibi yurt dışına gidiyor, batıya göç artınca doğal olarak öğrenci sayısı da azaldı. Nüfus kaybı azalmasında da sayımlara katılmazsa da etkiliyor. 2011 sayımlarının iptal edilmesinin nedeni budur. Yurt dışındaki insanları da kayda almak. Arnavutlar bu durumu oldukça zorlayınca iş çıkmaza girdi ve sayımlar iptal edildi. Biz istatistik verilere güvenmeyen kişileriz. İşini doğru düzgün yapmıyor, bunu da sayımızın sürekli azalmasından anlıyoruz. Oysa sayımızın azalması mümkün değil. Türklerin doğal artışı % 13. 2 civarındaysa genel nüfus azalmaz. O yüzden güvenmiyoruz ayrıca sayımları on dört ayda değerlendiriyorlar.






Nermin Yazıcı: Ohri Çerçeve Antlaşması'nın Türklere yönelik yansımaları nasıl oldu?


Kenan Hasip. Arnavutlar Makedonya'da oldukça fazla ve üstün olduğu için öncelik tanınıyor. Aynı büyük balık küçük balığı yer mantığıyla. Biz parti olarak hükümet ortağı olmamıza rağmen elimizden geleni yaptık. Son iki yılda iki yüz devlet memuruna iş sağlamak iki milyonluk ülkede oldukça zor,kolay değil. Devlet memurlarına çeşitli bakanlıklar sağladık. Devlet çapında on tane kurulda genel müdür, yönetim kurulunda müdür var.



Nermin Yazıcı: Bu üç Türk partisinin etkileşimi nasıl?


Kenan Hasip: Tek partili sistemde parçala, böl ve yönet 1990'lara kadar devam etti. Belli yerlerde sana destek çıkılıyor, partiler kuruluyor. İstensin ki Türklerin oyları bölünsün. Böyle bir girişimle ikinci parti kuruldu. Türkiye'deki partiler de buradaki durumu etkiliyor. Ak Parti kanadı, CHP kanadı gibi… Türkiye'nin politikasını yakından takip ediyoruz. Siyasi partilerin etkileri buraya yansıyor. Dıştan yardım alıp içeride parti kurulabiliyor. Partililerin birlik sözleri lafta kalıyor.



Nermin Yazıcı: O zaman şu anlaşılıyor ki, Makedonya'nın iç politika gereği farklı partiler çıkıyor, buna Türkiye'deki çeşitlilik de ekleniyor?


Kenan Hasip: Türkiye'nin politikasında bölünme, parçalanma yok. Fakat bir gerçek var ki Makedonya'da halktan destek alan, önde gelen bir parti var o da biziz. % 80 oy alıyoruz. Bu oyların % 20'si kaybolsa, azalsa bizim için bu çok büyük rakam olur. Çünkü nüfusumuz az. Fakat şimdi çok partili bir sistemin özelliği var o da rekabet ortamının olmasıdır. 1999'dan itibaren tek Türk partisiydik. Rekabet ortamı seçim politikasına rağbeti arttırdı. Ev ev gezmeye, mahalle mahalle dolaşmaya başladık. Bütün Türk partileri aynı şeyleri söylüyorlar: Türkçe eğitim, tarihi, kültürel mirasın korunması vs. Azınlık olan partilerin sağı / solu yoktur. Ana hedefleri ayakta durmaktır. Ana felsefe hükümetin bir parçası olabilmektir. Altı yıl sosyal demokratlarla işbirliği yaptık ama onlar sekiz yıl muhalefet olunca sağ kesime geçtik ve parlamentoya temsilcimizi koyduk, hükümetin bir parçası olduk. Türkiye'de eğitim gören gençler geliyor ve onları partiye sokmak istiyoruz. Bu öğrenciler devlet kurumlarında çalışıyorlar. Ama bakan olabilmeleri için tecrübeye sahip olmaları gerekiyor. Üniversiteden mezun olur olmaz hemen bakan olunmuyor maalesef. Ve buradaki parti sistemini bilmiyorlar. Fakat partimiz onlara her zaman açıktır.




Nermin Yazıcı: Başbakan yakın bir tarihte Makedonya'yı ziyaret etti, görüşmeleriniz oldu mu kendisiyle?


Kenan Hasip: Evet, evet. Türkiye'nin bu son yıllardaki dış politikaları takip etmiş olduğumuz, buranın gözüyle baktığımız zaman Türkiye yavaş yavaş bölgede değil, dünya çapında güçlü politikalar üretmeye başladı. Bu bir gerçektir. Bu Ak Parti döneminde oldu. Nasıl istersek yorumlayalım bu bir gerçektir. Üç dönemdir bu parti tek başına iktidar Türkiye'de. Tahmin edebildiğim, benim bildiğim kadarıyla Türkiye'de ciddi kalkınma tek parti iktidarıyla olmuştur. Ve Recep Tayyip Erdoğan dünya lideri bence. Her gittiği yerde büyük bir coşkuyla karşılanıyor. Buna benzer son ziyareti de Makedonya'ya oldu. Üsküp'te özellikle Gostivar'da on binlerce insanı kent merkezine topladı. Bu Kenan Hasipın ne kadar saygın oluşunun bir göstergesidir. Bu bir, ikinci mesele Türkiye'nin dış politikası da son yıllarda güçlendi. Türkiye kendi sınırları içinde kapanmış olan bir ülke değil yavaş yavaş dünyaya açılmaya başladı. Bölge açılmaya başladı. Balkanlara özellikle açılmaya başladı. Ve dünyanın dört tarafında aktif bir diplomasisi olan büyük bir ülke oldu. Elbette bu durum buradaki Türkleri dahi etkiledi. Böyle güçlü, her gün büyüyen, güçlenen Türkiye'yi görünce biz de gururlanıyoruz. Bize bir gurur kaynağı oldu. Biz Türkiye'den gelen büyüklerimizi büyük bir coşkuyla büyük bir sevgi ile karşılarız.



Nermin Yazıcı: Başbakan'ın ziyareti partinizin iktidardaki konumuna da yansıyor şüphesiz?


Kenan Hasip: Evet, bu çok normal. Benim, Başbakan'ın gelmesinden önce Makedonya CumhurKenan Hasipı ile görüşmem oldu. Kendisiyle bir fikir alışverişinde bulunduk. Ne gibi konular gündeme gelebilir diye vs. Eskiden böyle değildi ama. Bugün Türkiye global bir politika yürütüyor. Dünyanın her tarafında olup bitenleri bilmek zorundadır. Siz büyük politikalar üretmek isterseniz dünyanın en ücra köşelerinde olup bitenleri bilmek zorundasınız. Şimdi bunları takip etmek, bunları aktif bir şekilde yürütmek için büyük bir potansiyel lazım. Son yıllarda Türkiye bu potansiyeli yakalamaya başladı. Gönül ister Türkiye önümüzdeki yıllarda daha da güçlensin. 2023 projesi önümüzdeki 10 ekonomiden biri olmak, ben tahmin ederim olacak böyle devam ederse. Avrupa ciddi bir kriz yaşıyor, Amerika'da yeni bir kriz dalgası başlıyor. Elbette o krizler Türkiye'yi dahi etkileyebilir. Ama gördük ki sanki Türkiye bu krizden çok hızlı çıkıyor, hemen ardından ekonomide de bir büyüme oluyor. Demek sağlam bir ekonomi yapısı var. Üstelik genç nesil de var, bu çok önemli. Batı ülkelerinde örneğin Almanya'da nüfusun % 60'ı 60 yaşın üzerinde, Türkiye'nin % 60'ı 30 yaşlarının altında. Bu çok büyük bir potansiyel, insan potansiyeli çok büyük olduğu için bu ülkenin geleceği de var. Yönetmek lazım, yönetici lazım. Siz yanlış politikalar yürütüyorsanız tüm bu potansiyellere rağmen bir yerlere varamazsınız. Sevindirecek bir şey var, Türkiye iyi yönetiliyor bence. Bütün bu potansiyelleri yönlendirecek bir gücü var. Bugün tahmin ederim ki hedeflerine ulaşacak Türkiye. Bu bize gurur veriyor ve burada bir Türkleri güçlendiriyor.



Nermin Yazıcı: Buradaki Türk nüfusun öncelikli sorunları nelerdir?


Kenan Hasip: 18.000 civarında Türk işsiz. Bu büyük bir rakam, bu 18.000 dışında, Arnavutlar ve Makedonların oluşturduğu 280.000 işsiz var. Demek işsizlik oranı çok yüksek bu birinci mesele. İkinci mesele eğitimde, her yerde Türkçe eğitim sağlayamadık maalesef. Biz biliyorsunuz ki ana dilde eğitim alma hakkımız var. Fakat hakkı yaşamak bir problem. Çünkü biliyorsunuz sınıf bulmak yasaya göre 20- 25 öğrenci olması gerekiyor, bazı yerlerde biz dört ya da beş öğrenciyi toplamakta bile zorluk çekiyoruz. Makedonya'daki köylerde 15 – 20 ya da 30 haneli köylerde yeterli öğrenci toplayamazsınız. Bütün köylerdeki öğrencileri alıp ancak belli bir yerde toplayıp ancak o şekilde yeterli sayıda öğrenci sağlayabilirsiniz. Gerçekçi olmak lazım bizim yasal hakkımız var ve gereken şartları oluşturmak lazım. Bir tarafta kadro yetersizliği var, yeterince öğretmenlerimiz yok. Bu dönem içerisinde 60'ın üzerinde yeni Türkçe sınıf açtık. Açtığımızda düşünün ki zaman içerisinde kadro yetiştirmek istiyoruz ama yetiştiremiyoruz. Şimdi siz sınıf açıyorsunuz, Türkçe eğitimi sağlıyorsunuz ama bunun için öğretmenlerinizin olması lazım. Yeterli sayıda öğretmenimiz olmadığı için de ya Makedonca devam etmek zorunda kalıyor ya da Makedonca ders veriyor.



Nermin Yazıcı: Türkiye destek vermiyor mu bu konuda?


Kenan Hasip: Türkiye'den destek var, fakat ilköğretimde bu sayıda öğretmen getirmek mümkün değil. Amacımız burada yetiştirmek. Büyük bir öğrenci projesi vardı maalesef biz zamanında belli bir strateji üzerinde uygulayamadık. Genelde eğitim branşlarında sıkıntı var. Bakıyorsunuz sınıfta eczacı, mühendis, doktor olmak isteyenler var fakat bizim öğretmenlerimiz yok. Gençlerimizde ilgi yok bu branş için. Biz de parti olarak Türkiye ile buradaki ihtiyaçları ön plana çıkaramadık. Buradaki üniversitelerde çok sayıda öğrencimiz var ama ciddi bir kadro yetersizliği var. Üçüncü mesele buradaki tarihi ve kültürel eserlerimizi korumak ve onların restorasyonlarını otantik bir şekilde yapmak. Burada ciddi sıkıntılarımız var. Biz Türkiye'yi devamlı seyrediyoruz özellikle Başbakanla sayısız görüşmelerimiz olmuştur. Kendisi de bizleri çok seviyor, Makedonya köylerini çok iyi biliyor. Çok yakın ilişkilerimiz var. Devamlı bu konuları gündeme getiriyoruz. Ne kadar da yıkılsa da, eskise de çok sayıda Osmanlı eserleri var, çünkü buraya Osmanlı çok fazla eser yapmış. Maalesef çeşitli bürokrasi engellerden dolayı restorasyonlar istediğimiz şekilde olmuyor. Bugünki Taşköprü 10- 15 yıl öncesinden farklı. Ne hale geldi. Kültür zenginliği için sesimizi yükseltiyoruz. Anavatanımıza sesleniyoruz. Sadece Osmanlı değil, Bizans döneminden de kalan birçok eserler var burada. Onları korumakla kültürümüzü koruruz, kültürümüzü korumakla milli kimliğimizi koruruz. Biz bu şeylere önem veriyoruz çünkü çok önemli.



Nermin Yazıcı: Son olarak neler eklemek istersiniz? Parti olarak geleceğe yönelik hedefleriniz nelerdir?


Kenan Hasip: Birinci hedef çalışmalarımızı profesyonelce yapmalıyız. Bugün bu memleketin sorunlarını paylaşıyoruz ve bunu iktidarda parti olduğumuz için yapmalıyız. Profesyonel takımı oluşturmak için belli kaynaklara ihtiyacınız var. Genelde Makedon partileri güçlü kaynaklar bularak kendilerini ayakta tutuyor. İkinci hedef kendi iç sorunlarımızla uğraşırken komşu ülkelerinizdeki soydaşlarımızın dertlerini unuttuk. Biz birbirimize bağlı olmalıyız. Kosova, Bulgaristan, Bosna Hersek vs. burası büyük bir coğrafya. Bizim ortak dertlerimiz var. Nerelere gitseniz aynı sıkıntılar var. Eğitim, eserlerimizin korunması, vs. Ortak bir platform oluşturmak zorundasınız. Bulgaristan'ın, Kosova'nın sorunu olursa hepimizin sesi çıksın. Arnavutların güçlenmesi ortak bir platform oluşturmalarındandır. Bugün Sırbistan'da sıkıntı olsa Arnavutluk'ta, Batı Makedonya'dan ses çıkıyor. Böyle birbirimize bağlı olmuş olursak bu iletişimi bir şekilde sağlamış olsak bence hedeflerimize daha kolay ulaşırız.



Nermin Yazıcı: Peki var mı Balkan ülkeleriyle böyle temaslar?


Kenan Hasip: İlişkilerimiz var ama objektiflikte sıkıntılar var. Batı Trakya'daki kardeşlerimizin dertleri çok büyük. Onların Makedonya'ya gelmeleri sıkıntı, oradaki milletvekilleriyle görüşüyoruz ama bölgede araştırma yaparsanız Makedonya'daki Türklerin konumu ile Bulgaristan, Batı Trakya'daki Türklerinin konumunun farklı olduğunu görürsünüz. Birbirimize yardımcı olursak, bunu ulusal platforma taşırsak uzun vadeli işler yaparız.



Nermin Yazıcı: Buradaki tasarımı yapacak özne kim olacak? Buradaki parti ile Balkanlardaki temsilci mi, yoksa Türkiye'den mi?


Kenan Hasip: Türkiye'nin bu işin içinde olması ulusal camiada kötü. Türkiye'nin ne işi var burada diye. Türkiye'nin buradaki halkla ilgilenmesi doğal hakkıdır. O hakkı kimse alamaz bu bir gerçektir. Ama siz iş yapmak için kendi potansiyelinizle yapmalısınız. Ve zaten tartışıyoruz bunu siyasi parti mi yapsın yoksa ulusal bir platformda mı yapılsın onu tartışıyoruz.



Nermin Yazıcı: Bu tartışma ne kadar olgunlaştı peki?


Kenan Hasip: İletişim yok ama yavaş yavaş alt yapısını oluşturuyoruz. Bunu açık net bir şekilde söylüyorum. Biz yapacağız, bizim potansiyelimiz var, gücümüz de var. Bu davaya gönül veren insanlarımız var.



Nermin Yazıcı: Teşekkür ederiz sayın Başkan ve çalışmalarınızda başarılar dileriz.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Ümit Özdağ   - 21-11-2019

Süleyman Soylu’ya Sorular

Türk milletinin Anadolu’daki milli kimlik, kültür ve egemenliğine yönelik en büyük dördüncü tehdit, modern bir kavimler göçü şeklinde 2011-2019 arasında ülkemize gelen kayıtlı-kayıtsız 5.3 milyon Suriyeli sığınmacıdan kaynaklanmaktadır.