Gürcistan da Rusya-Ermenistan Askeri Anlaşmasından Rahatsız

Yazan  13 Eylül 2010
Rusya Cumhurbaşkanı Dmitri Medvedev 20 Ağustos`ta Erivan`da Ermeni meslektaşı Serj Sarkisyan`la askeri anlaşmayı yeniledikten sonra tüm dikkatler Azerbaycan`a çevrildi.

Çünkü, Ermenistan`da Rus askeri üssün süresini uzatan, güvenlik alanını genişleten ve yeni silahlarla donatılmasını öngören anlaşmanın Ermenistan`la savaş halinde olan Azerbaycan`a karşı olduğu apaçık ortada. Rusya Cumhurbaşkanı daha sonra Bakü`ye gelerek Azerbaycan siyasi çevreleri ile kamuoyunu sakinleştirmeğe çalışsa da, Bakü`nün sıklaşan Rusya-Ermenistan askeri ilişkilerinden endişesı asla azalmamış.

Bunun yanı sıra Gürcistan`ın da artan Rusya-Ermeni askeri ilişkilerinden memnun kalmayacağı bekleniliyordu. Tiflis anlaşma sonrası bir sure sessizliğini korudu. Hatta Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımçısı Nino Kalandadze açıklamada bulunarak, Rusya ile Ermenistan arasında imzalanan askeri anlaşmanın ve Gümrüdeki askeri üssün süresinin 2044 yılına kadar uzatılmasının bu iki devletin iç meselesi olduğunu dile getirdi: "Bizim için önemli olan Ermenistan`ın Rusya ile askeri bağları olmasına rağmen, Erivan`ın Gürcistan`a karşı duyarlı olmasıdır. Her halde Ermenistan Rusya`dan Gürcistan`a oluşan tehlikeni gözardı edemiyor. Gürcistan`la Ermenistan arasında sıkı ilişkiler var. Biz dost ve komşu devletleriz. Buna gore de Ermenistan`ın Gürcistan aleyhine bir girişimde bulunmasını beklemiyoruz".

Bu açıklama Ermenistan yönetimini rahatlatmışdı ki, Tiflis`ten bir farklı değerlendirme geldi. Nino Kalandadzenin patronu Dışişleri Bakanı Grigol Vaşadze Azerbaycan`ın APA Ajansına yaptığı açıklamada, "Gümrü`deki Rus askeri üssün imkanlarının artırılması Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan için tehlike oluşturuyor" uyarısında bulundu. Vaşadze bu sırada Ermenistanı ön plana çekti: "Askeri üssün varlığı Ermenistan için daha fazla tehlike oluşturuyor".

Ermenistan`daki askeri üssün bölgenin güvenliği ve istikrarına tehlike oluşturduğunu diyen Gürcü diplomat üssün Güney Kafkasya`daki sorunların barışçıl yollarla çözümünü de engelleyebilecek nitelikte olduğunu vurguladı: "Rusya`nın Ermenistan`daki askeri üssün tek amacı bölgede gerginliğe hizmettir. Rusya bu yolla bölgeyi kontrol altında tutmağı hedefliyor. Buna gore de üssün süresinin daha 24 yıl artırılması bölgede barışa ulaşmağa en büyük engele dönüşüyor".

Gürcistan Dışişleri Bakanının açıklamasından rahatsız olan Erivan harekete geçti. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Basın Danışmanı Tigran Balayan açıklamada bulunarak, Gürcü diplomatın söylediklerini paylaşmadıklarını bildirdi. Ermenistan yönetiminin Rus üssü ile ilgili değerlendirmelerini hatırlatan Balayan üssün üçüncü ülkelere karşı yönelmediğini ileri sürdü. Tigran Balayan buna rağmen, açıklamasının sonunda tahdid edici cümleler kullanmaktan da çekinmedi: "Bir başka devletin resmisi Ermenistan`ın güvenliğine bağlı olan işlere karışmamalı. Rusya ile anlaşma bizim kendi bileceyimiz iş".

Tiflis`in Rusya-Ermenistan askeri anlaşmasına karşı tutum aldığı ortada. Erivan Rusya ile imzalanan anlaşmanın Gürcistan aleyhine olmadığı konusunda inad etmeğe gayret gösterse de, Tiflis-Kremlin gerginliği acısından bunun böyle olmadığı anlaşılıyor. 2008 yılında Gürcistan`la Rusya arasında savaş patlak verdikte Rus askeri uçaklarının Gümrü`den havaya kalkarak Gürcistan semalarında uçuş yaptıkları haberleri dolaşıyordu. Erivan bu haberlerin gerçeği yansıtmadığını ve Gürcistan-Rusya savaşında rol almadığını iddia etmeye çalışsa da, o günler Gürcistan`ın güneyinde Rus üssünün varlığı bile Tiflisi çok rahatsız ediyordu. Bu arada, Rusya Gürcistan`dan ayırdığı Abhazya ve Güney Osetyada da üsler kurdu.

Böylece, Gürcistan kuzey ve güneyden Rus üslerinin ablukası altında. Tiflis Rusya ile ilişkilerde gerginliğini sürdürdüğü bir durumda Ermenistan`daki Rus üssünün imkanlarının artırılmasından nasıl rahatsız olmasın ki?

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.