Karabağ’da Rus BG Barışa mı Bağımsızlığa mı Çalışacak?

Yazan  18 Kasım 2020

Azerbaycan Harekâtı Bilinçli Durdurulmuştur

Azerbaycan; işgal altındaki toprakların büyük bir kısmını kırk beş günlük bir süre içerisinde canı ve kanı pahasına büyük bir başarı göstermek suretiyle ele geçirmiş ve işgal altında olduğu halde kurtarılmasına fırsat kalmayan üç rayonun da anlaşma yoluyla geriye alınması sağlanmıştır.

Ayrıca işgal altındaki Karabağ’da ise, başta Şuşa olmak üzere bazı bölgeler kurtarılmış, ancak Karabağ’ın geriye kalan topraklarında kontrol sağlanamadan ateşkes anlaşması imzalanmıştır.

Azerbaycan başarılı bir şekilde; işgal altındaki rayonları ve Karabağ’ın tamamını kontrol altına alabilecek bir hızla ilerlerken,aslında Rusya araya girmek suretiyle;hızla gelişen bu harekâtı ateşkes anlaşması ile durdurmuş ve adeta bir gece yarısı baskını ile anlaşma metninin taraflarca imza altına alınmasını sağlamıştır.[[i]]

Ateşkes Anlaşması Niyetleri Açığa Çıkarmakta

Öncelikle bu anlaşma metni; Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında imzalanan bir ateşkes anlaşmasıdır, bu bir barış anlaşması değildir. Bu anlaşmada Karabağ’ın statüsü şimdilik askıda bırakılmakla birlikte, bu yöndeki nihai anlaşma önümüzdeki süreçte ayrıca masada müzakereler yoluyla sürdürülecektir.

Ateşkes anlaşması metni, kapsamı itibariyle; önümüzdeki dönemde masada görüşülecek, müzakere edilecek konulariçin önemli emareler ve işaretler taşımaktadır. Bunlardan bazıları kısaca;

  • Ruslar tarafından Karabağ’a geriye dönüşlerin teşviki ve sağlanması,
  • Bilahare Karabağ’ın Azerbaycan’a iadesi ve net statüsü,
  • Nahçıvan koridoruna egemenlik düzeyinde daha ileri bir boyut kazandırılması,
  • Laçin koridorunun Azerbaycan’da egemen bir şekilde kalması,
  • Ermenilerin gerek işgal süresince verdiği zararlar gerekse geri çekilirken yakıp yıktıkları yerlere ait tazminat talebi gibi temel hususlar söylenebilir.

Öte yandan, Türkiye bu ateşkes anlaşmasının tarafı olmamakla birlikte, barış gücü(BG)görevlerinden ayrı ve Karabağ’ın dışında Azerbaycan topraklarında bulunarak ateşkes faaliyetlerinin denetimini/gözetimini sağlayacak şekilde Türkiye-Rusya arasında ikili bir anlaşma ile Ateşkes İzleme Merkezi’nin tesis edilmesi kararlaştırılmıştır.[[ii]]

Barış Gücü Olmaktan Çok Taaruzi Bir Güç

Ateşkes anlaşması kapsamında, Rus BG; Karabağ bölgesine ve Laçin koridoruna tümen seviyesinde bir güçle girmiş ve üç sektör halinde toplam yirmi beş noktada tertiplenmiştir. Ayrıca, Nahçıvan-Azerbaycan arasında Ermenistan toprakları üzerinden geçirilecek yol güzergâhında ise üç sınır muhafız karakolu tesis edilerek bir yol güvenlik hattı oluşturulmuştur.[[iii]]

Karabağ ve Laçin koridorunda tertiplenen Rus BG; silah, teçhizat, imkân ve kabiliyetine bakıldığında, barış gücü kapasitesinin çok üstünde ve daha ziyade taarruzi bir yeteneğe sahip olduğunu görmekteyiz.

Bu ne anlama gelmektedir. Söz konusu silahlı gücün bu yapısı; bölgede uzun süreli bir kalıcılığa işaret ettiği gibi,bundan sonra olabilecek bir anlaşmazlık ve çatışmada Azerbaycan’ın Karabağ’a yönelik ihtiyaç duyulabileceği bir harekâtın önünde önemli bir engel olarak konuşlandığı düşünülmektedir.

Önümüzdeki dönemde yapılacak müzakerelerde görüşmelerin çıkmaza girmesi durumunda, Azerbaycan’ın Rusya’ya rağmen girişebileceği bir harekâtın nereye ve nasıl evirilebileceğini kestirmek belki güç olmakla birlikte, Türkiye-Azerbaycan müttefikliği ile Rusya arasında ciddi anlamda bir gerilimin yaşanması söz konusu olacaktır.

Rus BG’ne Rağmen Azerbaycan Türkleri Karabağ’a Döner mi?

Karabağ, tartışmasız Azerbaycan toprağı olmasına rağmen, anlaşma metninde Karabağ’ın Azerbaycan’a iadesini içeren hiçbir ifadenin bulunmaması statünün önümüzdeki süreçte bir pazarlık meselesi yapılacağı kuşkusunu barındırmaktadır.

Bununla birlikte Rusya; Karabağ toprakları üzerinde,Birleşmiş Milletler ile koordineli olarak; işgal öncesinde burada yaşayan Azerbaycan Türklerinin geri dönmesini ve yerli Ermeni sakinlerinin burada kalmaya devam etmesini kolaylaştırmak adına alt yapı ve insani yardım düzeni kurulacağını açıklamıştır.[[iv]]

Bu plan teorik olarak; Karabağ’a geriye dönüşleri, insani yardımı içeren bir hedef ve amacı kapsarken gerçekte uygulanabilirliği tartışmaya açık bir noktadır. Çünkü, Karabağlı Azerbaycan Türkleri; işgal sonrası Azerbaycan’da yeni hayatlar kurdukları dikkate alındığında, otuz yıllık yerleşimlerini bırakarak ne kadarının ve hangi nesilin geriye döneceği açıkçası merak konusudur.

Ermeniler için ise durum biraz daha farklıdır. Karabağ, Rus BG koruması altında olduğundan ve dolayısıyla Ermeniler açısından Rusların varlığı bir behis oluşturmayacağından orada kalmayı sürdüreceklerdir. Buna mukabil Azerbaycan Türkleri ise, bölgede öncelikle güvenlik garantisi isteyeceklerdir, Rus BG orada olduğu sürece güvenlikle ilgili bir sorun oluşturmasa da, dönüşler için ne kadar istekli olabilecekleri bir tereddüt olarak görünmektedir.

Diğer bir ifadeyle, Azeriler otuz yıldır Azerbaycan’da hayatlarını tahkim ederken, aynı şekilde Ermeniler de Karabağ’da hayatlarını ve yaşayışlarını tahkim etmişlerdir. İşte geri dönüşlere etki edebilecek önemli faktörlerden biri burada düğümlenmektedir. Hal böyle olunca meydanın adeta Ermenilere kalma riski bulunmaktadır.

İşgal altından kurtarılan Karabağ’ın dışındaki yedi rayon bölgesine dönüşler ise başka bir özelliğe sahiptir. Çünkü buralar Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne dahil edildiğinden, her ne kadar Ermeniler yakıp yıksalar da imar ve inşası rahatlıkla Azerbaycan tarafından yapılacak ve güvenlik gibi sorunlar da aşılmış olacaktır. Bu rayonlar için ayrıca geriye dönüşlerin teşviki gibi fırsatların yaratılması durumunda yeni yerleşim yerlerinin süratle oluşması zor olmayacaktır.

Karabağ, Rusya Birliği’ne Giden Adımın Bir Parçası mı?

Rusya’nın, Azerbaycan-Ermenistan çatışması sürecinde olabildiğince ortada bir yerde tarafsız bir pozisyonda görünmeye çalışması veya bazen sessiz kalmayı tercih etmesi, BG’nü bölgeye konuşlandırma niyetinden kaynaklandığı, bunu da uluslararası alanda meşruluğunu göstermek adına uyguladığı bir davranıştan başka bir şey değildir.

Rusya’nın BG’nü Karabağ’a yüksek muharip bir kapasite ile konuşlandırması, Ermenistan’da öteden beri var olan askeri gücü ve Ermenistan ile olan kolektif güvenlik anlaşması gibi faktörler dikkate alındığında, Rusya’nın geleceğe dair bölgede ne yapmak istediğini ve stratejik politik beklentilerini anlamak mümkündür.

Açıkçası Rusya’nın, Karabağ’ın bağımsız bir Cumhuriyet olmasından yana olduğunu söylemlerinden ve bölgeye getirdiği askeri gücü üzerinden okumak mümkündür. Rusya, eski Sovyet gücünün yeni versiyonunu oluşturmak için başta Kafkasya coğrafyasında bazı düzenlemeler yapmaya çalıştığı düşünülmektedir.

Nihai hedefi; eski Sovyet düzeninden ve bağımsız devletler topluluğu mekanizmasından farklı bir şekilde, Karabağ’ın da sözde bağımsız bir devlet olarak dahil olduğu AB benzeri siyasi ve ekonomik birlikteliği içeren bir sistemi, askeri anlamda da kolektif güvenlik iş birliği modelini genişletmek niyetinde olduğu değerlendirilmektedir.

Elbette Türkiye; bölgede gelişmesi muhtemel tüm bu ihtimalatlara göre, Rusya ile geleceğe dair perspektif üzerinden stratejik okumalarını Azerbaycan ile birlikte yürütmek zorundadır.

Nahçıvan-Azerbaycan Yolu Egemen Hale Getirilmedikçe Koridor Olamaz

Ateşkes anlaşmasında geçen diğer önemli bir husus ise, Nahçıvan’ın Ermenistan üzerinden Azerbaycan’a karadan yol/yollar ile bağlantısıdır. Anlaşma ile planlanmış ve Ermenistan tarafından güvenliği garanti edilecek bu yol/yolların Rus sınır muhafız birliğince de kontrolü sağlanacaktır.

Öteden beri Nahçıvan koridoru olarak hayat bulması istenilen husus; coğrafi bir egemenlik meselesidir, bu anlaşmada zikredilen yol/yolların kullanımının kazanılması değildir. Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın Nahçıvan koridoru (Zengezur hattı) üzerinde yıllardan beri beklentisi; egemenliği Azerbaycan’da olacak şekilde bir coğrafi koridorun oluşturulması meselesidir. Çünkü bu son ateşkes anlaşmasıyla sağlanacak olan yolların açılması imkânı, geçici bir kazanımdan başka bir şey değildir.

Rusya, yol/yolların denetim kontrolünü bıraktığı andan itibaren, Ermenistan herhangi bir gerekçe ile istediği zaman ve yerde bu yolu trafiğe kapatabilme riski vardır. Önümüzdeki siyasi süreçte bu yolun güvenliği ve sürdürülebilirliği garanti edilecek şartların sağlanması için yeni anlaşmalara ihtiyaç bulunmakta veya başka seçenekler karşılığında bu yolun Azerbaycan egemenliğine kavuşturulması önem arz etmektedir.

Rusya ve Ermenistan; Türkiye-Ermenistan sınır kapısını pazarlık meselesi yapmamak adına, Nahçıvan koridorundan Azerbaycan’a sadece yol imkânı sunmak suretiyle, Ermenistan hem aynı hat üzerinden İran’a bağlantısını sürdürecek, hem de Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye geçiş imkânı bulmuş olacaktır. Böylece, Türkiye-Ermenistan sınır kapısını bir pazarlık meselesi yapılmasından hem Rusya hem de Ermenistan kaçınarak Türkiye karşısında olası müzakere konusundan kendilerini sıyırmış olmaktadırlar.

Diğer bir husus ise, Ermenistan’ın İran’a demiryolu bağlantısı eskiden Nahçıvan üzerinden yapılmaktaydı, şimdi bu yolunda canlandırılmasını Ermenistan istemektedir.[[v]] Hal böyle olunca, Nahçıvan-Azerbaycan yoluna karşılık olarak; Nahçıvan üzerinden Ermenistan-İran demiryolu bağlantısının gündeme gelmesi önem kazanmaktadır.

Öte yandan, Türkiye üzerinden Azerbaycan’a demiryolu projesi[[vi]] ve Nahçıvan koridoru üzerinden Azerbaycan-Türkiye bağlantılı bir hava koridorunun açılması da bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır.

Netice itibariyle;yukarıda sunulan çekincelerle birlikte belirtilen tüm bu hususlar,önümüzdeki dönemde masada görüşülecek önemli pazarlık konuları arasında olacaktır.

 

                                                                                        

 

 

[[i]]Azerbaycan-ErmenistanKarabağ’da Anlaşmaya Vardı, https://www.aa.com.tr.,10 Kasım2020.

[[ii]]Karabağ’a Türk-Rus Ortak Merkezi, www.hurriyet.com.tr., 12 Kasım 2020

[[iii]]Rusya Savunma Bakanlığı’nın Karabağ’a Konuşlandırılmasına İlişkin Bülten, www.eng.mil.ru.,16 Kasım 2020

[[iv]]Karabağ’la İlgili Kurumlar Arası İnsani Müdahale Merkezi Kuruldu, www.tr.sputniknews.com., 13 Kasım 2020

[[v]]Paşinyan: Anlaşma İmzalamasaydım 30 Bin Askerimiz Kuşatılacaktı, www.tr.sputniknews.com., 14 Kasım 2020

[[vi]]Nahçıvan’a Demiryolu Hattı, www.savunmasanayi.org., 12 Kasım 2020

Ünal Atabay

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 03-12-2020

Kıbrıs Meselesinde Kritik Dönem

Kıbrıs meselesi önemli bir dönüm noktasında; adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm üretilebilir.