Kazakistan’da Patlayan Bombalar

Yazan  18 Kasım 2011

Kazakistan Parlamentosunun üst kanadı olan Senato 29 Eylül 2011'de "Dini birimler ve Dini faaliyetler " isimli yasayla ülke genelinde devlet, eğitim, sağlık ve askeri kurumlarda namaz kılmayı yasaklayan birkanunu kabul etmiştir. [1] Kanun kabul edildikten sonra ülkedeki bazı din adamları ülkede yeni kabul edilen yasayla ilgili olarak kanunun gerekli olduğu ve ülke için faydalı olacağı yönünde açıklamalarda bulunmuşlardır.


Kazakistan Din İşleri Ajansı Başkanı Kayrat Lama Şarif, kanunun gerekli olduğunu ve temelde üç konuyu içerdiğini açıklamıştır. Yeni yasa ile dini grupların yanlış yönlendirmelerinin engelleneceği, insan hakları, ve vatandaşların inanç özgürlüğünün sağlanacağı, ayrıca dini grupların sayılarının azaltılarak radikal grupların kontrol altına alınacağını söylemiştir.[2] Şarif, yasa kabul edilmeden önce halkı bilgilendirmek için röportajlar, basın toplantıları yapmıştır. Lama Şarif, Egemen Kazakistan gazetesi ile yaptığı röportajda, Kazakistan'da son yıllarda aşırı dini grupların faaliyetlerinin ve sayılarının gün geçtikçe attığı, aynı dine mensup farklı grupların bulunması nedeniyle Kazak kültürü, tarihi ve medeniyetinin zarar görmeye başladığını belirtmiştir. Kazakistan'ın yeni yasa teklifini 1992 den bu yana uygulanan kuralların kanunlaşması olarak nitelendirmiştir. [3]


Kabul edilen kanununa karşı dünyadan ve Kazakistan'dan birçok tepki gelmiştir. Kazakistan Diyanet İşleri Başkanı Absattar Hacı Derbisali; "Ülkenin bağımsızlığını Atalarımızın dini getirdi. Sovyetler Birliği zamanında ibadetlerimizi, cenaze törenlerimizi, dualarımızı gizli yapardık. Biz bu duruma karşı uğraş verdik ve dine bağlılığımız bize bağımsızlığımızı getirdi" diyerek kanunun kabul edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir. [4] Derbisali bu açıklamanın ardından yeni kanuna karşı herhangi bir açıklama yapmamış, aksine, İsla' da örtünme ile ilgili yaptığı açıklalarmada, "türbanın İslam'da yeri yoktur, türban Arap kültürünün bir parçasıdır. Kazakların milli kıyafeti zaten İslam'a uygun bir kıyafettir ve milli kıyafetlerin tercih edilmesi gerekir" diyerek yasaya farklı bir açıdan destek vermeye çalışmıştır. [5]


Avrupa Güvenliği ve İşbirliği Teşkilatı'ndan da tepki gelmiştir. AGİT adına konuyla ilgili açıklama yapan Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi Başkanı Yanez Lenarchich, "Din ve inanç özgürlüğü açısından aşırı derecede kısıtlayıcı olan yeni yasa, Kazakistan'da din özgürlüğünü kısıtlamak için hazırlanmıştır. Bu yasanın, kamuoyuna danışılmadan ve AGİT'e bağlı Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi tarafından daha önce yapılan önerilerin dikkate alınmadan kabul edilmesi hayal kırıklığı yaratmıştır" demiştir. Lenarchich, ayrıca, "din özgürlüğünü sınırlayan yasanın mevcut halinin, AGİT'e taahhütler doğrultusunda Kazakistan'ın geriye doğru attığı bir adım olarak algılandığını" iddia etmiş, söz konusu yasanın,"Kazakistan'da tam yürürlüğe girene kadar bir daha ele alınacağını ve Kazakistan'ın isteği üzerine bu konuda öneri ve yorumların yapılacağını", söyleyerek yasadan duyduğu rahatsızlığı ifade etmiştir. [6]


Kazakistan'da bu tartışmalar yaşanırken gözler kanunu kabul edip etmeyeceği merak edilen Nazarbayev'e çevrilmiştir. Nitekim kanun 13 Ekim 2011'de kabul edilmiştir. [7] Kanunun kabul edilmesinin ardından Amerikan merkezli istihbarat izleme grubu SITE, Cund el-Hilafah (Halifeliğin askerleri) olarak kendilerini tanıtan grubun 21 Ekim 2011 tarihli Arapça altyazılı bir videosunu yayınlamış, Kazakistan'ın kanunu geri çekmemesi durumunda şiddet olaylarına başvuracaklarını söylemiştir. [8]


Tehditlerin ardından Kazakistan'ın batısındaki petrol şehri Atyrau'da 31 Ekim pazartesi günü iki intihar saldırısı gerçekleştirilmiştir. İntihar saldırılarında bir kişi hayatını kaybetmiştir. Saldırıların ardından açıklama yapan hükümet yetkilileri bombanın saldırıyı düzenleyenlerin istemi dışında patladığını bildirmiştir.[9] Saldırıyı gerçekleştiren Cund El-Hilafet örgütü ise, Nazarbayev'in iktidar yapılarını vurma amacı gütmediklerini, bu iki patlamanın hükümete sadece bir uyarı olduğunu ve sivillere zarar vermemek için kalabalık yerleri tercih etmediklerini açıklamıştır[10].


Atyrau'da yaşanan bu olaylar sonrasında Almatı şehrinde de iki polisin devriye gezerken öldürülmesi kamuoyunun tedirgin olmasına yol açmıştır. [11] Polislerin ölümü ile ilgili soruşturma devam ederken bu sefer de Taraz şehrindeki olaylar ülkede halkın iyice tedirgin olmasına yol açmıştır. Taraz şehrinde önce ufak çaplı 4 patlama gerçekleşmiştir. [12] Şehirdeki bütün birimler bu olaylara yönelmişken terör örgütü mensupları polisle silahlı çatışmaya girmiş 5'i polis 7 kişinin ölmesine yol açmıştır[13]. Taraz'da yaşanan bu olayların ardından Kazakistan İstihbarat Servisi (KNB) son günlerde terör olayları ile gündeme gelen radikal İslamcı grup hakkında araştırmalarda bulunarak Cund El-Hilafet'in Kazak vatandaşları tarafından kurulduğunu açıklamıştır.[14] Kazakistan milli güvenlik kurulu toplanmış, Kırgızistan sınırına asker sevk edilmiş, [15] ve İçişleri Bakanlığı polislere silah dağıtıldığını duyurmuştur[16].


 


Sonuç


Kazakistan'da kabul edilen yeni yasa ile başlayan süreçte 31 Ekim'de Atyrau şehrinde üst üste iki bombanın patlaması, ardından Almatı'da 2 polisin öldürülmesi ve en son Taraz'da 7 kişinin silahlı çatışmalar sonrası hayatını kaybetmesi bütün ülkeyi tedirgin ederek ülkede terör korkusu yaratmıştır. Kazakistan Cumhurbaşkanının, ülkede devlet, askeri, sağlık ve eğitim dairelerinde namaz kılmasını yasaklayan yeni ibadet yasasının onayladıktan hemen sonra 'Cund El-Hilafet' (Halifeliğin Askerleri) adlı İslamcı bir radikal grubun ülkede terör eylemleri düzenleyebileceğini bildiren tehditleri ve arkasından gelen patlamalar bütün şüphelerin bu tehdidi gerçekleştiren gruba çevrilmesini sağlamıştır. Ancak bazı bölge uzmanlarına göre Nursultan Nazarbayev iktidarı Müslümanlar aleyhine daha sert önlemler alabilmek için bu gibi provokasyonlar içerisine girmektedir. Önümüzdeki dönemde bu gibi provokasyonların devam etmesi durumunda Orta Asya'da iç savaş tehdidinin daha da büyüyeceğine dair uyarılar yapmaktadır. [17] Bölge uzmanlarının bu yöndeki açıklamalarına rağmen henüz bu iddiaları ispatlayabilecek herhangi somut bir delile rastlanmamıştır.



 




 

[1]Қазақстан Парламенті діни қызмет туралы заң жобасын қабылдады, http://www.bnews.kz/kk/news/post/59386/

 


 

[2] Лама Шариф: Қазақстанда діни бірлестіктердің саны қысқарады, http://www.bnews.kz/kk/news/post/59425/

 


 

[3] Қайрат Лама Шариф, ҚР Дін істері агенттігінің төрағасы: Діни Сенімдер Әртүрлі, Ал Заң Баршаға Бірдей, http://www.bnews.kz/kk/news/post/58343/

 


 

[4] http://religioved.com/interviews/guest_of_the_week/469-sheyh-absattar-hadzhi-derbisali-predsedatelstvo-v-oik-eto-bolshoy-shans-dlya-nashey-strany.html

 


 

[5] http://newskaz.kz/society/20111117/2134533.html

 


 

[6] AGİT, Kazakistan'da Yeni Kabul Edilen Dini Düzenlemeler Yasasından Rahatsız Olmuş, http://turkkazak.com/site/?p=16294

 


 

[7]Назарбаев діни қызмет туралы заңға қол қойды, http://newskaz.kz/society/20111013/2001621.html

 


 

[8] http://www.shamilonline.org/tr/haberler/uemmet/3451-reuters-kazak-mucahidler-anti-islami-kanunlari-uyguladigi-icin-nazarbayevi-cezalandirmakla-tehdit-etti.html

 


 

[9] http://newskaz.kz/incidents/20111031/2069951.html

 


 

[10] http://www.shamilonline.org/tr/haberler/uemmet/3478-kazak-mucahidler-atyrauda-ki-patlamalarin-sorumlulugunu-ustlendi.html

 


 

[11] http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1200180

 


 

[12] http://kaz.gazeta.kz/art.asp?aid=113082

 


 

[13] http://kaz.gazeta.kz/art.asp?aid=113127

 


 

[14] http://turkkazak.com/site/?p=17591

 


 

[15] http://turkkazak.com/site/?p=17587

 


 

[16] http://www.showhaber.com/kazakistanda-butun-polislere-silah-dagitildi-504088.htm

 


 

[17] http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=183579&q=kazakistan

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Aslan Yaman   - 29-09-2020

Karadeniz’deki Doğalgaz Keşfi Türkiye’nin Bölgesel Politikalarında Kaldıraç Olarak Kullanılabilir mi?

Özet Türkiye’nin Karadenizdeki doğalgaz keşfi ve bunu kendi imkanları ile gerçekleştirmesi münhasır ekonomik bölgelere sahip olan ancak arama ve çıkarma faaliyetleri için dünya enerji devlerine ihtiyaç duyan ülkeler için heyecan yaratan bir gelişme olarak değerlendirilmiştir. ...