MAVİ MARMARA’YA YAPILAN ASKERİ OPERASYON SONUCU TÜRKİYE-İSRAİL ARASINDAKİ OLASI EKONOMİK KAYIPLAR

Türkiye ile İsrail arasında Davos’ta yaşanan “one minute” çıkışı ile gerginleşen hava, siyasilerin ve ABD’nin ılımlı açıklamaları ile ekonomiye fazla darbe vurmadan yumuşayarak devam etmekteydi.

Türkiye ile İsrail arasında Davos'ta yaşanan "one minute" çıkışı ile gerginleşen hava, siyasilerin ve ABD'nin ılımlı açıklamaları ile ekonomiye fazla darbe vurmadan yumuşayarak devam etmekteydi. Fakat Mavi Marmara Gemisine yapılan saldırı sonucu Türkiye ile İsrail'in ekonomik açıdan, önceden beri hazırlıkları yapılmış ve öngörülen 20 milyar Dolarlık ortak yatırımlarına ciddi bir darbe getirebileceği olası görünüyor. Örneğin, her yıl, özellikle Ege ve Akdeniz'e 50 bin İsrailli turistin ziyaret ederek turizm gelirlerimizde etkin olduğunu ve İsrailli yetkililerin Türkiye tehlikeli bölgedir söylemleri üzerine bu yıl için 80 bin (1) İsrailli turisti Türk ekonomimiz adına kayıp olarak düşünmemiz yanlış olmayacaktır.

Türkiye'nin 2009 yılı sonu itibariyle İsrail'e yapmış olduğu ihracat 1 milyar 528 milyon 370 bin(2) Dolar; 2010 nisan ayı da dahil olmak üzere ihracatımız 695.406(3)Dolar olarak gerçekleşmiştir. Buna karşılık ithalatımız 2009 yılı sonu itibariyle 1 milyar 70 milyon 128 bin(4) Dolardı. Türkiye İsrail arasındaki ticaret daha çok Savunma Sanayisine dönüktür(5). Henüz imzalanmamış olan, hayata geçirilmeyi bekleyen de pek çok proje mevcut idi. Bu son askeri müdahale ile birlikte akıbetini hep birlikte göreceğimiz olası öngörülmüş projeleri aşağıdaki gibi ele aldım.

Enerjide 'Yüzyılın projesi' 10 milyon dolara takılmış! KARADENİZ-KIZILDENİZ ENERJİ KORİDORU PROJESİ:

Mevcut projelerden en önemlisi 2006 yılında imzalanan Karadeniz ile Kızıldeniz'i birleştirecek, oradan da Hindistan'a kadar ulaşacak olan petrol ve doğalgaz hattıydı. Hindistan'ın ne kadar hammaddeye ihtiyaç duyan bir ülke olduğunu düşünürsek, bu hattın önemini anlayabiliriz. Ülke Enerji Bakanlarının "Yüzyılın projesi" olarak lanse ettikleri ve Karadeniz'den Samsun'a taşınacak petrolün ve Türkiye'deki boru hatlarından Ceyhan'a gelecek doğalgazın Hayfa'ya taşınması oradan da Hindistan'a ulaşması, planlanan bu kapsamlı projenin son gelişmelerden etkileneceği kesin.

Proje ile normal şartlarda, gemilerle, yaklaşık 50 günde Uzakadoğu'ya giden petrol, bu proje ile birlikte Kızıldeniz'den 19 günde Uzakdoğu'ya ulaşabilecekti. Su, elektrik, fiber optik ileti sağlanması aynı zamanda projenin kapsamında yer alıyordu. Projenin bu yıl ihale edilmesi ile inşa çalışmalarına başlaması bekleniyordu.

TÜRKİYE-İSRAİL SU GRUBU TOPLANTILARI

İsrail ile su üzerine yapılan ilk görüşmeler 1999 yılında İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın Türkiye'yi ziyareti sırasında, aynı dönemde İsrail'de yaşanan büyük kuraklığın da gündemde olmasıyla, uzun bir boşluktan sonra ilk defa Manavgat nehrinden İsrail'e su satılması gündeme gelmesiyle başladı. Bu nedenle Türkiye Manavgat ağzında suyun ihraç edilebilmesini sağlayacak tesisler için, 150 milyon dolarlık bir yatırım yaptı. Manavgat Çayı Projesi, günde 500 milyon metreküp suyu denizde tankerlere yükleyerek yurtiçi ve yurtdışı ihtiyacı karşılamak üzere planlandı. Projenin yılda 300 milyon dolar gelir sağlaması hesaplandı. Fakat projeden karşılıklı vazgeçildi. 30 Ocak 2006 tarihinde Türkiye-İsrail Ortak Su Grubu toplantısında, proje bir kez daha görüşüldü ve ortak kararla projenin iptali benimsendi. Manavgat yerine Akdeniz'e dökülen Göksu Nehri'nin suyundan yararlanılmasını teklif eden İsrailliler, Akdeniz altından boru hattıyla suyun taşınabileceği önerisini dile getirdi. Manavgat Suyu projesine ödeyeceği ücret karşılığında sadece su satın alabilecek olan İsrail'in bu üçlü projeye biraz daha fazla yatırım yaparak hem su hem doğalgaz hem de elektronik bilgi satın almayı daha mantıklı ve faydacı olarak değerlendirmiştir (6)

GAP VE MAYIN TEMİZLEME KONULARI İLE İSRAİL'İN İLERİYE DÖNÜK EKONOMİKSEL BEKLENTİLERİ:

Boru hattına ek olarak İsrail'in de üzerinde ciddi şekilde durduğu bir diğer konu ise, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi konusuydu. Beş İsrailli firma bu ihaleye büyük ilgi göstermişti. Yeterlilik açısından da ihalenin kendilerinde kalacağı kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak kamuoyunda yükselen tepkiler sonucunda proje askıya alınmıştı.

İsraillilerin ayrıca GAP Bölgesinde tarım amaçlı projeleri mevcuttu. İsrail'in bölgeye ve de dolaylı olarak GAP'a ilgisinin başlangıç tarihi 1993 yılıdır. GAP'tan hisse almak isteyen İsrail kökenli firmalar arasında alanında öncü birçok firma vardır.

Başta enerji olmak üzere, su, savunma, turizm ve GAP bölgesinde tarımı kapsayan bu projeler, Dışişleri Bakanlığı'nın belirttiği üzere yaşanan gelişmeler neticesinde telafisi olmayan bir sürece girilmiş kağıt üzerinde kalmaya mahkum edilmiş olacaktır. Sonuç olarak Türkiye-İsrail ekonomik ilişkileri kendisi gibi ağır bir kriz sürecine girmiştir.

(1) Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy

(3) (4)(5)Türkiye İstatistik Kurumu (Tüik)

(6) Karizma Dergisi 2006, Yıl 7, Sayı 27, ss.57-62.Dr.Gamze Güngörmüş

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Esergül Balcı   - 25-09-2020

Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Bilim, Salgın ve Gelecek

Genel Durum Covid-19 salgını nedeniyle ortaya çıkan izolasyon durumu, pek çok alanda olduğu gibi kitlesel bir arada bulunmanın en yoğun olduğu eğitim alanında da yeni düzenlemeleri zorunlu kılıyor.