< < Millet İnşası


Millet İnşası

Millet inşası ne demektir? Bu kavram daha çok sosyal bilimlerde 1950’lerde yoğun kullanım bulmaya başlamıştır ve bir topluluğun millete dönüştürülmesi sürecini ifade eder.

Ancak, bu kavram sadece bir topluluğun bir ulus-devlet yapısı içinde bir millete dönüştürülmesini değil ayni zamanda mevcut bir milletin yeniden yapılandırılması anlamında da kullanılmaktadır. Bir milletin yeniden yapılandırılması ne demektir? Bir milletin sahip olduğu siyasal, sosyal, kültürel kimlik yapılarının dönüştürülerek yeniden şekillendirilmesine de "millet inşası" denilmektedir.

Millet inşaları tarihin her döneminde görünmez. Daha çok büyük politik/tarihsel çalkantı süreçlerinden sonra gerçekleşir. Örneğin, İtalyan milleti İtalya'nın kurulmasından sonra İtalyan devleti tarafından inşa edilmiş bir millettir. Tarih boyunca olmamış bir millettir İtalyan milleti. Keza, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra bağımsızlığına kavuşan birçok kolonide milletleşme süreci başlamış ve bir kısmı büyük bir başarısızlıkla sonuçlanan bu süreçlerin sıkıntıları özellikle Afrika'da ama kısmen Orta Doğu'da halen yaşanmaktadır.

Millet inşasının bir diğer örneği de savaş sonrasında yenilen devletlerin işgalci güçler tarafından politik, askeri, ekonomik olarak yeniden tanzim edilmesidir. Bu süreci çok belirgin olarak yaşayan iki ülke 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Amerikan işgal rejimi tarafından yeniden şekillendirilen Almanya ve Japonya'dır. Bu iki ülkedeki yeniden milletleştirme çalışmaları oldukça başarılı olmuştur. Her iki ülkede de otoriter siyasal sistemlerin demokratikleşmesi en azından görünürde büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Hiçbir zaman Alman ve Japon milli ruhları ortadan kalkmamıştır ama demokratik kalıplar içinde dökülmüştür.

Şimdi ABD'nin önünde iki ülkede millet inşası süreci bulunmaktadır. Bunlar Amerikan kuvvetleri tarafında işgal edilmiş olan Afganistan ve Irak'tır. Afganistan'da millet inşası süreci ABD'nin çok fazla kaynak ayırmamakla birlikte belirli ölçüler içinde sürdürdüğü bir aşamadadır. Washington eğer Afganistan'da başarısız olur ise buna tahammül edebilir ve bunun bilincindedir. Ancak Irak'ta ABD'nin başarısızlığa tahammülü yoktur. Çünkü Irak'ta yeniden bir millet ve devlet inşasının başarısız olması Irak'ın dağılması ve Ortadoğu'nun ortasında bir ikinci Afganistan'ın ortaya çıkmasıdır. Esasen, Körfez Bölgesi Amerikan Kuvvetleri komutanı General Antonny Zinni Senato Alt Komisyonunda yaptığı bir konuşmada Irak'a karşı bir müdahalenin yapılmaması gerektiğini çünkü ortaya ikinci bir Afganistan'ın çıkabileceği uyarısını 1999'da yapmıştı.

ABD'nin Irak'ta bugün içine saplandığı durum yeniden millet inşasının bu coğrafyada Almanya ve Japonya'dan daha zor olduğunu göstermektedir. Üstelik Japonya ve Almanya örneklerinde her iki ülke halkları da çok uzun süren bir savaştan sonra devletleri ile birlikte yenildiklerini kabul ettikleri için işgalci güce sınırsız ölçüde itaat etmişlerdir. Oysa Irak'ta halkın büyük bir bölümü savaşın Saddam'ın ordusu ile Amerikalılar arasında olduğuna inanmaktadır ve kendisini yenik kabul etmediği için Amerikalılara karşı direnme gücünü kendisinde görmekte ve Amerikalıları tehdit edebilmektedir.

Washington'un yaptığı Irak ordusunu dağıtmak gibi hatalarda durumun daha da bozulmasına neden olmaktadır. 1.5 sene sonra ABD'de gerçekleşecek olan seçimler Bush Yönetimini baskı altına almaktadır: Eğer, Bush seçim kampanyasına başladığında Amerikan askerleri Irak'ta sokak aralarında ölmeye devam ederse Bush da babası gibi savaş kazanan ve seçim kaybeden bir başkan olacağının bilincinde olarak mümkün olduğu kadar Amerikan asker yapılanmasını saldırılara açık oldukları şehir merkezlerinden dışarıya çekmeye çalışmaktadır.

Washington'da ortaya çıkan bir diğer düşüncede Türkiye, Pakistan, Japonya ve bazı diğer ülkelerin askerlerinin Irak'ta işgal gücüne katılmasıdır. Türkiye'yi bir tarafa koyacak olur isek, Irak'a giren her yeni ordu Irak'ta yeniden yapılanmanın önündeki bir diğer engel olacaktır. Bütün yeni ordular kendi politikaları ile gelecekler, yeni pazarlıklar açılacaktır. ABD bir çıkmazın içindedir ve Washington'daki seçim süreci Bağdat üzerinde baskı yapmaktadır. Ankara karşına çıkan durumu çok sağlıklı bir şekilde değerlendirmelidir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 21-09-2020

Kızıl Kapitalizm’den Yayılan Kızıl Ötesi Işınlar, Orta Doğu ve Türkiye

Çin’in 2019 itibarı ile toplam Gayrisafi Yurt içi Hasılası 14 trilyon dolar olarak ilan ediliyordu(satın alma gücü paritesi ile 27 trilyon dolar).  Salgının ufkunu karartmasına izin vermedi. Rakamlarda hesap oyunu da pek yapmadı, saklamadı, gizlemedi.