Putin’in Yeni Suriye Hamlesi

Yazan  07 Ekim 2015

New York’ta Birleşmiş Milletlerin 70. Genel Kurul Toplantısı sırasında IŞİD’i küresel tehdit olarak ilan eden ve ardından bu konuyla ilgili ABD Başkanı Barack Obama’yla görüşme yapan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ertesi gün ani bir şekilde düzenlenen Rusya Güvenlik Konseyi toplantısında, Suriye’ye hava operasyonu düzenleme kararı aldığını açıkladı. Bu kararın Rusya Federal Meclisi tarafından onaylanmasının ardından daha önce Suriye iç savaşının dış müdahale olmaksızın Suriyeliler tarafından çözülmesi gerektiğini dile getiren Rusya, Suriye’ye hava operasyonu başlattı. Rusya, Suriye savaşına dâhil olduğu bu hamlesiyle, Suriye iç savaşında Şam yönetimi aleyhine değişen güç dengesine müdahale etmeyi ve bundan sonra Rusya’nın bölgesel olmaktan çıkarak küresel bir güç olduğunu ilan etmeyi amaçlamıştır.

Putin’in Suriye Kararının Perde Arkası

29 Eylül BM Genel Kurulu’nda konuşan ve IŞİD’e karşı ortak mücadeleye çağıran Putin, Suriye politikasının değiştiğine dair ipuçları vermiştir. Putin’in, Suriye’nin yanında IŞİD’e karşı müdahale edebilmesi için üç yol vardı. Birincisi, Putin’in BM Genel Kurul konuşmasında dile getirdiği “küresel koalisyon güçlerinin” oluşturulması ve böyle bir koalisyonun BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanarak uluslararası meşruiyet kazandırılmasıydı. Putin, daha önce öne sürdüğü  “Orta Doğu İçin Putin Planı”[1] olarak tanımlanan Suriye stratejisinin ve IŞİD’e karşı mücadele planının ABD ve uluslararası toplum tarafından desteklenmesini istiyordu. Ancak Putin’in bu beklentisi sonuçsuz kaldı.

Rusya’nın IŞİD’e karşı ikinci seçeneği ise, ABD ve diğer müttefiklerin de olumlu baktığı 2014’te ABD liderliğinde oluşturulan koalisyona katılmasıydı. Tabii ki böyle bir seçenek Rusya’nın Suriye politikasına ters düşmekteydi. Suriye yönetiminin onayı ve BMGK kararı olmadan yapılan müdahaleler uluslararası hukuka aykırıydı.

Obama-Putin görüşmesinde her iki teklifin de imkânsız olduğu anlaşılmıştır. Putin üçüncü bir seçenek olarak tek taraflı hareket etmeyi seçmiştir. Esad’ın Rusya’dan askeri destek istediğine dair resmi talebinin olması, Rusya’nın Suriye’ye müdahale etmesi için hukuksal altyapıyı hazırlamıştır. Hem IŞİD’in ABD için en büyük tehdit olması hem de Rusya’nın Suriye’ye müdahale etmesi için uluslararası hukuka uygun bir hakkının doğmuş olması nedeniyle, Obama Putin’in Suriye’ye müdahale teklifine karşı çıkamazdı.[2]

Kremlin’in operasyonları çoktan beri planladığı söylense de, bunun altyapısını tam olarak hazırlamış değildi. Bunun için uluslararası hukuksal altyapının hazırlanması ve uluslararası toplum nezdinde meşruiyet zemininin oluşturulması gerekiyordu. IŞİD’e karşı operasyonlar için sadece Esad’ın resmi talebinin olması ve Şam’ın onayı değil, diğer bölge güçlerinin de onayının alınması gerekiyordu. 26 Eylül 2015’te kurulan ve Rusya, Suriye, İran ve Irak’ın dâhil olduğu, Mısır’ın da katılması beklendiği IŞİD’le mücadele için Koordinasyon Merkezi bunun altyapısını hazırlamıştı. Bağdat’ta kurulan ve taraf devletlerin Silahlı Kuvvetleri tarafından koordine edilerek istihbarat paylaşımı yapan[3] Koordine Merkezi, aynı zamanda “yeni koalisyon”un merkezi konumundadır.[4]

Rusya’nın, Suriye politikasını hayata geçirmesi ve uluslararası toplumun tepkisini üzerine çekmemek için bu konuda ABD’yle uzlaşması da gerektiriyordu. Putin-Obama görüşmesinde bu sağlandı. Görüşmeler ardından ABD’nin Rusya Büyükelçiliği, Putin ile Obama’nın Rusya’nın Suriye’de IŞİD’e karşı hava operasyonları konusunda anlaştıklarını açıkladı.[5]  Putin-Obama görüşmesi ve ortaya çıkacak işbirliğinin, Suriye krizinin çözülmesinde ABD için fırsat olacağını belirten ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Washington’ın Esad’ın bir an önce görevinden istifa etmesini talep eden stratejisinden vazgeçtiğini, aşamalı geçişten yana olduğunu açıkladı.[6] Putin-Obama görüşmesinin ardından ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Suriye'de olası çatışmaları önlemek amacıyla Amerikan ve Rus askerleri arasındaki iletişim kanallarının açılması emrinin verildiğini bildirdi. Böylelikle Moskova, hem IŞİD sorununa doğrudan müdahil olan Orta Doğu ülkelerinin hem de Uluslararası toplumun onayını almıştı.

Moskova’nın Suriye İçi Güç Dengesine Müdahalesi

Rusya’nın ani bir Suriye operasyonu başlatması, IŞİD’in uluslararası toplum tarafından en büyük tehdit kabul edilmesinin yanında, Suriye’de Esad aleyhine değişen güç dengesiyle doğrudan ilişkilidir. Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitri Peskov’un, “Rus Hava Kuvvetlerinin Suriye’deki operasyonlarının temel amacı teröre karşı mücadele ve yasal Suriye iktidarının desteklenmesidir” [7] açıklaması bunu doğrulamaktadır.

Vladimir Putin, Rus askerlerinin Suriye’de katılacağı operasyonların üç şartını şöyle sıraladı: Birincisi, Rusya derin bir çatışmaya girmeyecek, sadece Suriye ordusunun IŞİD’e karşı mücadelesinin desteklenmesiyle meşgul olacak. İkincisi, operasyonlar sadece hava kuvvetleriyle sınırlı kalacak, herhangi bir kara operasyonu söz konusu olmayacak. Üçüncüsü ise, bu destek Suriye kuvvetlerinin saldırı operasyonlarıyla sınırlı kalacak.[8]

Bu anlamda Rusya’nın askeri anlamda Suriye’deki faaliyetleri, dört hedefe yönelik olacaktır. Hava operasyonlarının gerçekleştirilmesi, teknik istihbarat sağlanması, Suriye ordusuna yeni Rus silahların kullanması konusunda eğitim sağlamak için askeri danışmanlık yapılması ve Lazkiye’de bulunan askeri üslerinin korunmasıdır.[9]

Rusya’nın hava operasyonları Esad rejiminin yanında yer alarak güç dengesini değiştirmiş, Esad iktidarı ve Suriye ordusu için psikolojik destek sağlamış, IŞİD ve diğer El-Kaide uzantısı terör örgütlerinin kaybetme olasılığını artırmıştır. Rusya bu müdahalesiyle IŞİD ve diğer terör örgütlerinin yanında Suriye muhalif güçlerinin de Esad rejimine karşı olası zaferinin önüne geçmek istemiştir. Suriye ordusunun ayakta kalması Rusya’nın Suriye’de dolayısıyla da Doğu Akdeniz’deki stratejik çıkarlarını korunması anlamına gelmektedir. Bunun Esad rejiminin, yani Suriye ordusunun yıkılması ve Suriye’ye binlerce Rusya vatandaşı Müslüman’ın da içinde bulunduğu IŞİD’in hâkim olması, Rusya’nın bölgedeki çıkarlarına zarar vereceği gibi, Rusya’nın kendisinin de hedef haline gelmesine neden olacaktır.

Şimdiki aşamada IŞİD’in zayıflatılması, ilerleyen yıllarda ise tamamen ortadan kaldırılması öncelikli hedeftir. Daha sonraki aşamada ise hedef, Suriye’de Esad’ın da dâhil olduğu bir yeni Suriye inşa etmek ve Esad’ın ve Suriye’nin geleceğini şekillendirmek olacaktır. Esad iktidarını aşamalı olarak bıraksa bile Rusya, Suriye krizinde oynadığı önemli rolden ötürü, Suriye’deki çıkarlarını korumaya çalışacaktır.

Rusya’nın Küresel Hedefi

Rusya’nın Suriye’de IŞİD’e yönelik operasyonlarının bir diğer nedeni ise, Rusya’nın küresel çıkarlarıyla ilgilidir. Rusya bu hamlesiyle rolünü “bölgesel tepkisel diplomasiden, küresel inisiyatif üstlenen diplomasi” düzeyine çıkartmayı hedeflemiştir. Buna kadar kendisini özellikle de “eski Sovyet coğrafyası üzerinde çıkarlarını savunan bölgesel güç olarak hareket eden, küresel politikasını ABD hegemonyasına karşı çıkma ve çok kutuplu dünya inşası için çağrı” niteliğinde gelişmekte olan Rusya dış politikası, böyle bir küresel sorumluluğa ortak olarak;“dünya gücü statüsünü tekrar kazanmayı, diplomatik ve finansal izolasyondan kurtulmayı amaçlamıştır”. Ancak Rusya, böyle küresel bir sorumluluğun üstesinden gelmekte yetersiz kalırsa, küresel güçlerden biri olma statüsüne gölge düşürecektir.

Rusya'nın Suriye "ılımlı muhaliflerine" karşı operasyonlarıyla, Moskova'nın koalisyon güçlerinin Suriye politikasının başarısız olduğunu göstermeye çalışmaktadır. Rus uçaklarının Türkiye hava sahasını ihlal etmesi, ABD dışında Esad rejiminin gitmesi gerektiğini radikal bir şekilde savunan Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'a  bir mesaj vermeye çalışmakta ve söz konusu ülkelerin Suriye politikalarında değişikliğe gitmelerine zorlama çalışmaktadır. Rusya-Suriye-İran koalisyonunun sıkı işbirliği söz konusuyken, NATO ülkeleriyle Türkiye'nin ve Türkiye-Suudi Arabistan-Katar üçlüsünün ise ABD'yle ayrı düştüğünü göstermeye çalışmaktaadır. Bu sayede söz konusu ülkelerin görüş farklılıklrındaki çatlakları gün yüzüne çıkarmayı hedeflemektedir. 

Moskova, Suriye’de yürüteceği operasyonlarda uluslararası toplumun tepkisini çekmemeyi başarabilirse, Batı’nın Ukrayna üzerindeki dikkatini, daha ciddi ve uluslararası nitelik taşıyan IŞİD gibi bir soruna çekmiş olacaktır. Böylelikle, ortak tehdit olan IŞİD ve diğer uluslararası terör örgütleriyle mücadele üzerinden, AB ve ABD’yle işbirliği yapma olanağı yakalayacaktır.[10]

Sonuç

Rusya’nın Suriye hamlesi öncelikle Suriye’de Şam yönetimi aleyhine değişen güç dengesine müdahale olmuştur. Rusya, hem öncelikli tehdit olarak gördüğü IŞİD’e yönelik, hem de diğer terör örgütlerine karşı gerçekleştireceği operasyonlarla Şam yönetimini ayakta tutarak Suriye’deki çıkarlarını korumayı hedeflemiştir. Suriye sorununda önemli aktör olarak yer alması, ilerleyen yıllarda Orta Doğu sorunlarında da söz sahibi olması anlamına gelecektir. Rusya’nın bu hamlesinin ikinci nedeni ve amacı Rusya’nın tekrar küresel güçlerden biri olduğunu göstermeye çalışmasıdır. Küresel sorunların ortaklaşa çözümü üzerinden Batı güçleriyle tekrar işbirliği sağlamaya çalışan Rusya’nın Suriye politikası, bölgesel ve küresel gelişmelere, işbirliği ve çatışmalara göre değişim gösterecektir.



[2]Petr Akopov, “Voyna v Sirri Dlya Rossii-Uprejdayuşyaya Voyna”, <  http://vz.ru/politics/2015/10/1/769776.html>  (1 Ekim 2015).

[3]“Rossiya, Siriya, İrak i İran Obyavili o Sozdanii Tsentra Po Koordinatsii Bolbı s İG”, <  http://russian.rt.com/article/119183> (2 Ekim 2015).

[4]Viktor Baranets, “Zaçem Ross,, Otkrıvat’ Siriyskiy Front”, < http://www.kp.ru/daily/26439/3310688/> (1 Ekim  2015).

[5]“Posolstvo SŞA o Reşenii Po VVS RF v Sirri: Putin i Obama Dogovorilis”,< http://ria.ru/arab_sy/20150930/1293112360.html> (1 Ekim 2015).

[6]“Vaşington Otkazalsya ot Trebovanya Nemedlennoy Otstavke Asada”, < http://ria.ru/arab_riot/20150930/1292354089.html> (2 Ekim 2015).

[7]Vzglyad, 30 Eylül 2015,  http://vz.ru/news/2015/9/30/769629.html

[8]Petr Akopov, “Voyna v Sirri Dlya Rossii-Uprejdayuşyaya Voyna”, <  http://vz.ru/politics/2015/10/1/769776.html>  (1 Ekim 2015)

[9]“Velkoe Sotrudniçestvo Kontinentov”, İzvestiya, 1 Ekim 2915, < http://izvestia.ru/news/592364>

[10]  “Siriyeskiy Vıhod Moskvy”, < http://expert.ru/2015/09/30/sirijskij-vyihod-moskvyi/> (30 Eylül 2015).

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 23-09-2020

“Alea iacta est”: Ok Yaydan Çıkmıştır

“Alea iacta est” sözünü, bildiğiniz gibi Jul Sezar’ın, Roma ile arasındaki anlaşmayı bozup orduları ile şehrin kuzeyindeki cılız Rubicon (bugünkü adı ile Fiumicino) nehrini geçer geçmez(MÖ 49), artık bir büyük savaşın kaçınılmaz olduğunu anlatmak için söylediği rivayet olunur. ...