×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



AVRO’NUN ŞEYTAN ÜÇGENİ YUNANİSTAN-PORTEKİZ-İSPANYA - Esin ODABAŞI

Yazan  03 Mayıs 2010
26-30 Nisan 2010 haftasına kredi derecelendirme kurulu S&P damgasını vurdu. S&P AB’nin tehlike de olan üç ülkesinin kredi notlarını aşağıya çekti ve Avro piyasası bu hafta tekrar alt seviyeleri gördü.

Avro'nun Kâbusu Yunanistan:

S&P yaptığı açıklamada Yunanistan'ın kısa vadeli kredi notunu A-2' den B seviyesine, uzun vadeli kredi notunu ise 'BBB+' dan üç kademe birden indirerek, yatırım yapılmaz seviye olan 'BB+' ya çektiğini belirtti. S&P not indiriminin, politik ekonomik ve bütçe zorluklarına ilişkin güncellenmiş değerlendirmelerin etkili olduğunu belirtti. Bu açıklamaların ardından piyasalarda düşüşler başladı ve Avro değer kaybetti. AB ise kurtarma operasyonu için AB' de ortak para birimi Avro'yu kullanan 16 ülke ile 10 Mayıs'ta olağanüstü zirvede toplanacak ve Yunanistan' a verilecek yardım paketi kesin olarak netlik kazanacak. Yapılan tahminlere göre Yunanistan'ın kredi notundaki bu düşüşler sebebiyle daha önce 3 yılda 89-90 milyar Avro olarak bahsedilen yardım miktarının 100-120 milyar Avro'ya çıkabileceği düşünülüyor. Yunanistan'ın ise ilk ödemesi 19 Mayıs' ta 9 milyar Avro.[1] Bu sebepten Yunanistan 10 Mayıs' ta yapılacak toplantının sonucunun olumlu olması arzusunda aksi takdirde uluslar arası para piyasalarından kaynak bulamayan Yunanistan yeni bir çıkmaza girecek.

Bu hafta Avro'nun değer kaybetmesinin tek sorumlusu Yunanistan olmadı. S&P' dan Portekiz ve İspanya hakkında da açıklamalar geldi. Yunanistan' dan sonra en riskli ülke gözüken Portekiz' in kısa vadeli borç notu 'A-1' den 'A-2' ye, uzun vadeli notu ise 'A+' dan 'A-' ye düşerek iki kademe indirildi. Bu gelişmeler üzerine Portekiz Başkanı ve muhalefet partisi başkanı ülkeyi mali krizden kurtarmak için kemer sıkma kararnamesini hızlandıracaklarını söyledi. Portekiz, GSYİH'nın %9.4'üne ulaşan kamu açığını azaltmak için ödeme kesintilerini hızla uygulamaya koyması bekleniyor.[1]

S&P haftaya Yunanistan ile başladı, Portekiz ile devam etti ve haftanın bitişini İspanya ile tamamladı. S&P İspanya' nın uzun vadeli notunu 'AA+'dan 'AA'ya düşürerek not görünümünü negatif izlemeye aldı.[1] Bu gelişmelerin ardından yatırımcılar daha güvenli gördükleri dolara yöneldiler ve sonucunda da Avro dolar karşısında değer kaybetmeye devam etti.

Obama' dan Yunanistan' a Yakın Takip:

ABD' den Avro'daki düşüşlerle ilgili açıklamalar geldi. Beyaz Saray sözcüsü Bill Burton, Başkan Obama'nın Yunanistan'ın borç sorunu konusunda kaygı duyduğunu ve ABD Hazine Bakanlığı ile diğer kuruluşların bu konuda Avrupa' da ilgili kuruluşlarla yakın temasta olduğunu ifade etti.[1] ABD Avro için tedirgin sebebi ise yeni yeni toparlanmaya başlayan ABD, doların Avro karşısında değer kazanmasıyla ithalat ve ihracat dengesinin bozulacağı kaygısı içerisinde. Bu sebepten Avro'daki gelişmeler ABD için çok önemli. Diğer bir gelişme ise ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke'nin bir kurulda yapmış oldu konuşma idi. Bernanke 'Beyaz Saray ve Kongre'ni geçen yılki 1.4 trilyon dolarlık ekonomik açığın azaltılması için gerekli planların yapılmasını aksi takdirde ABD ekonomisinin yavaşlayacağını ve işsizliğin artacağını' bildirdi[1].

Fed' den beklenen açıklama geldi ve 16 Aralık 208 tarihinden itibaren 0 ile 0.25 aralığında olan faiz oranları değiştirilmedi. ABD' den toparlanma haberleri 26-30 Nisan haftası devam etti ve işsizlik maaşı başvurularının sayısı 11 bin düşerek 448 bine geriledi.[1]

Dünyanın Yeni Yıldızlarından Biri Türkiye:

Avrupa'nın önde gelen bankalarından biri olan HSBC'nin CEO'su Michael Geoghegan küresel ekonominin yeni bir döneme girdiğini 2010 ile başlayan yeni on yılda batı merkezli ekonominin değişeceğini, bu on yılda G7 ülkelerinin değil E7 ülkelerinin konuşulacağını, E7 grubunda ise Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Meksika, Endonezya ve Türkiye' den oluşacağını bildirdi. [1]

Merkez Bankası'ndan beklenen enflasyon tahminleri açıklandı. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın 2010 yılı ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde yer alan Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla düzenlediği basın toplantısında enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü gelişeceğini bildirdi. Tahminlere göre 2010 yılı enflasyonu %7.2 ile %9.4 aralığında orta noktası %8.4, 2011 yılı enflasyonu %3.6 ile %7.2 aralığında orta noktası %5.4 ve 2012 yılı sonunda enflasyonun %5 olmasını beklediklerini söyledi.[1]

Döviz kurundaki dalgalanmalardan dolayı TL'nin döviz karşısında daha fazla değer kazanmaması için Merkez Bankası elde tutulması gereken döviz karşılıklarının ayrılma oranını arttırdı. Böylece piyasaya daha az döviz sürülerek arzı azaltmayı ve TL'nin yabancı para cinsinden değerini düşürmeyi planlayarak hafta başında uygulamaya koydu. Sonuç ise oldukça olumlu geldi. Merkez Bankası döviz rezervleri 16 Nisan tarihi itibariyle 70 milyar 834 milyon dolar iken 22 Nisan tarihi itibariyle 72 milyar 576 milyon dolara çıktı. Merkez Bankası'nın bu müdahalesinin sebebi ilerde kur dalgalanmalarından dolayı dolar ve Avro'nun daha da değer kaybedeceğini, bu sebepten bizim ihracatımızda düşüşlerin meydana geleceğini mi öngörüyor derken 30 Nisan Cuma günü TÜİK Mart ayı ihracatının geçen yılın aynı ayına göre %22.4 artarak 9 milyar 985 milyon olduğunu, ithalatın ise Mart ayında %42.7 artarak 15 milyar 17 milyon dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. Böylece TÜİK'in açıkladığı dış ticaret verilerine göre Mart'ta dış ticaret açığı %112.5 oranında artarak 2 milyar 367 milyon dolardan 5 milyar 32 milyon dolara ulaştı. Kısacası Merkez Bankası, kurlardaki bu dalgalanmalardan dolayı tedbirler almaya başlıyor diyebiliriz.

Asya Borsaları Yunanistan'daki Gelişmelere Kayıtsız Kalamadı:

S&P'un 27 Nisan Salı günü Yunanistan'ın uzun vadeli kredi notunu 'BBB+'dan üç kademe aşağıya indirerek 'Yatırım Yapılamaz' seviyeye olan 'BB' ye çekmesi Asya piyasalarında düşüşlere neden oldu. Japonya'da Nikkei 225 Endeksi %2.6, Hong Kong'da Hang Seng borsası %1.3 geriledi. Çin ve Hindistan endekslerinde ise %1'lik değer kayıpları yaşandı.[1]

Dünya Bankası Kalkınma Komitesi'nin 2010 Bahar Toplantısı'nda, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere oy hakkı devrine ilişkin reformu kabul etti. Böylece Çin'in oy hakkı %2.77'den %4.42'ye yükselerek en çok oy hakkına sahip üçüncü ülke haline geldi. Brezilya ve Hindistan'ın oy haklarında yükselme olurken, Japonya, Fransa, İngiltere ve Almaya'nın oy haklarındaki yüzdeler düştü. En fazla oy hakkına sahip ABD'nin ki ise %16.85 düzeyinde kaldı.[2]

[1] http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp?bprtme=5339579065

[2] http://www.trt.net.tr/Haber/HaberKategori.aspx?KategoriKodu=ea8cff20-b7b2-421b-a7e4-2e3896fd5242

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 15-11-2019

Türkiye-ABD arasına S-400 girdi

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.