“NET HATA VE NOKSAN KALEMİ” EFSANESİ

Yazan  25 Şubat 2019

Net hata ve noksan kalemini bir efsane olarak adlandırıyorum. Çünkü efsane kelimesi farklı şekillerde tanımlansa da en yaygın kullanışı, “halk arasında nesilden nesile aktarılmış ve doğruluğu tartışılır hikayeler” şeklindedir. Ödemeler bilançosunda yer alan net hata ve noksan kalemi de nasıl oluştuğu konusunda tam fikir birliğine varılsa da tam olarak açıklanamayan ve tartışılan bir efsaneye dönüşmektedir.

Yıllar önce 2011 ve 2014 yıllarında yazdığım yazılarda da bu tartışmaya bende dahil olmuştum. Ve bu dönemlerde net hata ve noksan kalemi hakkında neredeyse yapılan bilimsel çalışma yok denecek kadar azdı. Özellikle 2003 yılından sonra Türkiye ekonomisi içerisinde yoğun bir şekilde kayıt altına alınan bu “efsane sermaye”lerin, günümüzde geldiği nokta korkutucu bir düzeydedir.  Şimdilerde tekrar tartışılmaya başlandı. Bundan dolayı eski yazılarımdan alıntılar yaparak ve son dönem gelişmeleri de ilave ederek,  net hata ve noksan kalemini tekrar sizlerle paylaşmak istedim.

Teorik literatürde ödemeler dengesi tablosu; cari işlemler ve sermaye hareketlerinin toplamı ile varlıklar toplamı eşit olmak zorundadır. Ancak cari işlemler ve sermaye hareketlerinin toplamının sıfırdan farklı olması, varlıklarda değişimle(varlıklarda azalışa veya artışa) eşitlenmektedir. Uygulamada ise, cari işlemler hesabı ile rezerv varlıklar dahil sermaye ve finans hesapları toplamı, çeşitli hata ve noksanlıklardan ötürü sıfırdan farklı sonuç verdiğinden, söz konusu toplam ters işareti ile “net hata ve noksan” kalemine kaydedilerek ödemeler dengesi eşitliği sağlanmaktadır. Aslında ödemeler dengesi tablosu hesaplarında yapılan hata ve noksanlıkların çok büyük olmayacağı düşünüldüğünden, gerek Türkiye’deki gerekse Dünya’daki iktisatçılar tarafından çok fazla ilgi gösterilen bir konu olmamıştır.  Ancak 2003 yılı sonrasında Türkiye’de bu hesabın kendisine yüklenilen değerden daha fazla önemli hale gelmesi, iktisatçıların dikkatini çekmiştir.

Net hata ve noksan ödemeler bilançosunda yer almaktadır. Ödemeler bilançosu iki temel kalemden oluşmaktadır.  Ödemeler dengesinde yer alan cari işlemler ve sermaye hesabı, otonom işlemler olarak adlandırılan çizgi üstü kalemlerdir. Resmi rezerv hesabı ise, denkleştirici işlemleri gösteren çizgi altı kalemidir. Çizgi üstü işlemler ile çizgi altı işlemler tutarlarının (çift kayıtlı sistem nedeniyle) eşit olması gerekmektedir. Ancak uygulamada, bu teorik sonucu elde etmek her zaman mümkün olmamaktadır. Bundan dolayı otonom ve denkleştirici işlemlerin ters yönlü bakiyeleri eşit değilse, aradaki bu fark net hata ve noksan hesabı yada istatistikî farklar adı verilen bir hesap kaleminde düzeltilmektedir. Bu durum net hata-noksan hesabının, ödemeler dengesindeki diğer hesaplar gibi ayrıca hesaplanan bir kalem olmayıp (+) ve (-) kayıtların arasındaki farktan oluşan bir kalıntı hesap olduğunu ortaya koymaktadır.

Çizgi üstü ve altı hesapların birbirlerine eşit olmamasının çeşitli nedenleri bulunmaktadır.  Bunlar arasında; cari ve sermaye hesabı kayıtlarında yapılan hatalar, hizmet sektörü verilerinin anket yöntemi ile derlenmesinde yaşanan zorluklar, gümrük idarelerine teslim edilen ve dış ticaret miktar ve değerlerini içeren bildirim formlarında (bilerek ya da bilmeyerek) yapılan hatalar, özel uzun vadeli portföy akımları ve kısa vadeli sermaye hareketlerini belirlemede yaşanan güçlükler, hesaplamalardaki kur oynaklığı, ithalat ve ihracat işlemlerinin gerçekleşme ve ödemelerinin yapılması arasında yaşanan bilanço zamanı tutarsızlığı ile kaçakçılık, vb.. gösterilebilir.

Net hata ve noksan hesabının ödemeler dengesinde hangi kalemlerden kaynaklandığı net olarak ölçülememekle birlikte, bazı kuvvetli tahminler yapılabilmektedir. Ödemeler dengesi; bankalar, TÜİK ve Merkez Bankası verilerinden oluşmaktadır. Kamu sektörüne ilişkin kalemlerde çoğunlukla hata beklenmediği gibi, bankacılık sektörüne ilişkin verilerin de(kur oynaklığının ortaya çıkardığı hesaplama hataları dışında) veri toplama yöntemindeki iyileşmeler nedeniyle, büyük ölçüde doğru olduğu varsayılmaktadır. Dolayısıyla, bankacılık dışı özel sektörün döviz varlıklarındaki değişimin büyük ölçüde net hata noksana yansıdığı düşünülmektedir. Bu bağlamda, net hata noksan hesabının oluşmasının nedenlerini Blomberg,  Forss ve Karlsson (2003) üç grup altında incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Zamanlama hataları (Dönemlendirme hataları): Dış ticaretteki mal hareketlerine dayanan işlemlerin yanlış bir zaman diliminde rapor edilmesinden kaynaklanmaktadır. Örneğin dış ticarete konu olan mal hareketleri, gümrük kayıtlarından elde edilmesine rağmen mal bedelleri banka kayıtlarından elde edilmektedir. Bu durum mal hareketleri ile mal bedellerinin karşılıklı kayıtlarının aynı değerle kaydedilmesinde uyumsuzlukların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. 2008 yılına kadar ihracatçıların ihraç döviz gelirlerini belli bir süre içerisinde ülkeye getirme zorunluluğunun bulunması nedeniyle, bu çeşit hatalar bir sonraki dönem mutlaka kendini düzeltmiştir. Ancak 2008 Şubat ayından itibaren ihraç döviz gelirlerini ülkeye getirme zorunluluğunun kaldırılması, gümrük kayıtları ile banka kayıtları arasındaki eşitsizliğin artırmıştır.

Kapsam hataları: Ödemeler dengesi istatistikleri içerisinde yer alan “Turizm Gelirleri”, “Turizm Giderleri” ve “Bavul İhraç Gelirleri(Bavul Ticareti)” gibi kalemlerdeki ekonomik hareketler anketler yoluyla elde edilmektedir. Ancak anketler yoluyla elde edilen veriler yurtdışında gerçekleştirilen işlemlerin tamamını kapsamamaktadır. Diğer taraftan yurtiçinde gerçekleştirilen işlemler de tahmini olarak kaydedilmektedir.  Örneğin,  anketler sonucunda ortaya çıkan 5000 birimlik(karşılık değeri)  turizm/bavul ticaret gelir veya gideri, yurtiçindeki yerleşik banka varlıklarına 5000 birimlik(karşılık değeri) artış veya azalış olarak yansımamışsa ortaya çıkan fark, net hata-noksan hesabında düzeltilerek görülecektir. Özellikle pek çok ülkede net hata noksan hesabının büyümesinin temel nedeni, anketler yoluyla elde edilen verilerin gerçeklikten uzak veya bunların banka kayıtlarına tam olarak yansıtılmamasından kaynaklanmaktadır. 

Ölçüm hataları (Değerlendirme hataları): Tanımlamalarda, raporlama organlarından gelen bilgilerde ve yanlış olarak dönüştürülen para birimlerinden kaynaklı olarak yapılan hatalar nedeniyle kaydedilmiş değerler doğru olmamaktadır. Örneğin; ödemeler dengesine konu olan işlemler Türk Lirası cinsinden gerçekleştirildiğinde bankaların bu işlemlerdeki değişimleri gecikmeli olarak takip etmesi, döviz kurundaki devrevi dalgalanmalar nedeniyle hatalar oluşturabilmektedir.

Bu üç gruplamaya ilave olarak, yerli veya yabancı gerçek veya tüzel ekonomik unsurların yurtdışında tuttukları veya yurt içinde yastık altında muhafaza ettikleri kayıt dışı ve vergilendirilmemiş yabancı varlıklarını, ihtiyaç halinde ekonomi içerisinde kullanmalarından kaynaklanmaktadır.Bu yabancı varlıkların kimler tarafından, nasıl, hangi miktarda ve tam olarak cari dönem içerisinde ne zaman getirdikleri bilinememektedir. Hatta bahse konu olan yabancı paraların, Türk veya yabancı vatandaşlar mı getiriyor bu da bilinmemektedir. Kimin getirdiği bilinemeyen bu yabancı paraların, ne zaman ve ne miktarda ülkeden çıkacağı da resmi olarak tahmin edilememektedir.

Bundan dolayı bu şekilde ülkemize giren ve net hata noksan kaleminde gösterilen bu yabancı paraları “efsane” olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır.  Belirsizliğini koruması ve 2003 yılından itibaren ödemeler bilançosunda kalıntı hesap görünümünden uzaklaşıp, cari açığı bile artık tek başına kapayıcı bir unsur haline gelmesi “efsane” lakabını hak etmesine yol açmıştır.

 

YIL

Büyüme Oranı

 

Dış Ticaret Açığı (Milyon $)

Dış Ticaret Açığı/ GSYH

Cari İşlemler Açığı

(Milyon $)

Cari Açık/ GSYH

 

Net Hata ve Noksan Hesabı Milyon $)

1996

-

-10264

-4,2

-2497

-1,0

1499

2000

6,6

-21959

-8,3

-9920

-3,7

-2661

2001

-6

-3282

-1,7

3760

1,9

-2127

2002

6,4

-6404

-2,7

-636

-0,3

-758

2003

5,6

-13411

-4,3

-7554

-2,4

4489

2004

9,6

-22438

-5,6

-14198

-3,5

838

2005

9

-32936

-6,6

-20980

-4,2

1495

2006

7,1

-40894

-7,5

-31168

-5,7

-896

2007

5

-46831

-6,9

-36949

-5,5

-315

2008

0,8

-52917

-6,8

-39425

-5,1

1966

2009

-4,7

-24762

-3,8

-11358

-1,8

2314

2010

8,5

-56325

-7,3

-44616

-5,8

-464

2011

11,1

-89160

-10,7

-74402

-8,9

8295

2012

4,8

-65367

-7,5

47963

-5,5

-1824

2013

8,5

-79917

-8,4

-63642

-6,7

1041

2014

5,2

-63593

-6,8

-43610

-4,7

1119

2015

6,1

-48128

-5,6

-32109

-3,7

9756

2016

3,2

-40892

-4,7

-33137

-3,8

10969

2017

7,4

-58636

-6,9

-47100

-5,5

614

2018

5.2

-41585

-

-27633

-

21173

Kaynak: TUİK

2003 yılından sonra ülkeye cari işlemler ya da sermaye dengelerinde kapsanmayan bir işlemden veya zamanlama, kapsam, ölçüm hatalarından kaynaklanan bir düzeltme veya ülke dışından resmi olmayan yollardan veya ülke içinde olan ama kayıtlı olmayan kaynakların ekonomide kayıt altına alınması sonucunda bir sermaye girişinin yaşandığının göstergesidir. 2003 yılından bu yana ödemeler bilançosunda net hata noksan kalemi yoluyla kayıt altında alınmış yaklaşık olarak 64 milyar dolar gözükmektedir. Türkiye ekonomisine son 15 yılda giren bu yabancı paraların nereden, nasıl, kim/kimlerin veya ne için getirildiği bilinmemektedir. Bu net hata noksan kalemindeki bu toplam miktar, son 15 yılda yapılan veya yapılmaya devam eden köprüler, havaalanları, Marmaray, şehir hastaneleri, pek çok otoyol, vb. yatırımların toplam maliyetinden daha büyüktür. Genel itibariyle bunun nedenleri arasında öncelikle kapsam hatalarının, takiben de zamanlama ve az da olsa ölçüm hatalarının etkin olduğu tahmin edilmektedir. Ancak özellikle 2015 yılından itibaren bu kalemdeki sermaye girişlerinin çok yüksek boyutlara ulaşması yani yaklaşık 42 milyar dolarlık girişin yaşanması, bunun bir zamanlama, kapsam veya ölçüm hatasının olamayacağını ortaya koymaktadır. Bu son dört yıldır yerli veya yabancı gerçek veya tüzel ekonomik unsurların yurtdışında tuttukları veya yurt içinde yastık altında muhafaza ettikleri kayıt dışı ve vergilendirilmemiş yabancı varlıklarını ülkeye getirdikleri varsayılmaktadır.

Ancak yine de hala cevabı bilinemeyen pek çok soru bulunmaktadır. Bu paralar yurt içindeki vatandaşlarımızın kayıt dışı elde ettikleri ve yastık altında tuttukları yabancı paraların ekonomiye kazandırılması mıdır?. Yoksa vatandaşlarımızın yurt dışında tuttukları ancak yine kayıt altına alınmamış ve vergilendirilmemiş yabancı paraları mıdır?. Yoksa yabancı vatandaşların yurt dışından kayıt dışı şekilde ülkeye getirdikleri paralar mıdır?. Bu tip soruları daha da çoğaltabiliriz.  Ancak buna benzer hangi soruyu sorarsak soralım, bunun resmi bir cevabı şuana kadar yoktur. Bu yüzden 2003-2018 yılları arasında net hata noksan kaleminde gösterilmiş toplam 64 milyar dolar “efsane” olarak yorumlanması kaçınılmazdır. Çünkü dünyanın nerdeyse hiçbir gelişmiş ülkesinin ödemeler bilançosunda bu kadar büyük miktarlarda bir net hata ve noksan bulunmamaktadır. Özellikle 2015 ve 2016 yıllarında cari açığının yaklaşık %30’unu, 2018 yılında cari açığın %76’sını tek başına kapatan bir net hata noksan kalemi bulunmamaktadır. Bu hesap daha öncede bahsettiğimiz gibi kalıntı hesaptır. Ödemeler bilançosundaki zaman, kapsam ve ölçümleme hatalarının düzeltilmesine imkan vermektedir. Ancak özellikle son dört yıldır(42 milyar dolar) kendisine yüklenilen değeri çoktan aşmıştır. Çünkü bu parayı kim getiriyor, Türkiye’nin iyiliğine mi getiriyor, Bu para ülkeden tekrar çıkacak mı, Bu paranın karşılığı ne verilmiş, gibi farklı soruların farklı cevapları tartışıla gelmektedir. Bundan dolayı sadece Türkiye ekonomisinde net hata noksan kalemi bir efsaneye dönüşmüştür. 2003 yılı öncesinde çoğunlukla ülke ekonomisinden kayıt dışı kaçışların gösterildiği net hata noksan kalemi, 2003 yılından sonra ekonominin ihtiyaç duyduğu dönemlerde sürekli olarak artan ve hatta 2015 yılından sonra ekonominin yüksek miktarlı döviz ihtiyacını bile tek başına karşılayan bir unsur haline dönüşmüştür. Bu anlamda da  efsaneliği derinleşmiştir. Bu yüzden net hata noksan kaleminde gösterilen bu yabancı paralar hakkında doğruluğu tartışılır hikayeler söylenmektedir. Kimilerine göre Türkiye’yi seven ülkeler göndermekte, kimilerine göre yurtdışından bir şekilde getirilmekte, kimilerine göre yurt içinde kayıt dışı ve vergilendirilmeyen paralar ekonomiye kazandırılmakta, kimilerine göre yastık altındaki kefen paraları ekonomide kayıt altına alınmaktadır. Net hatave noksan kalemi hakkındaki doğruluğu tartışılır hikayeler, bu kalemi efsaneleştirilmesine katkı yapmaktadır. Hatta bu genel eğilim devam ederse, gelecekte ülkenin en önemli makro ekonomik göstergeleri arasında yerini alacaktır. 

           

 

 

 

 

 

Kaynakça:

ALAGÖZ MEHMET,ERDOĞAN SAVAŞ (2011).  Net Hata Noksan Hesabının Anlamı ve Cari İşlemler İlişkisi: Türkiye Üzerine Ekonometrik Bir Uygulama.  İktisat İşletme ve Finans, 26(306), 69-94.

ALAGÖZ MEHMET (2014).  Ekonomik Büyüme ve Net Hata Noksan İlişkisi: Türkiye Üzerine Ekonometrik Bir Uygulama.  Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 13(4), 881-888.

Prof. Dr. Mehmet Alagöz

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Ekonomi Araştırmaları Merkezi Başkanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 12-12-2019

Libya'da savaşa girmek ve ABD'den YPG'ye açık çek

Libya ile imzalanan deniz sınırını belirleyen bir mutabakata ilişkin medyada yer alan  yorumların abartılı olduğunu düşünenlerdenim.