ABD’nin Suni Ordusu!

Yazan  11 Eylül 2019

ABD, Suriye Kuzeyinde Yeni Bir Modellemenin Peşinde

ABD-Irak Körfez Savaşı sonrasında; bugünlerde Suriye’de yaşanan sürecin benzeri oyalama taktikleriyle, ABD’nin iki yüzlü politikalarıyla ve yerel iş birlikçilerin de desteğiyle bugünkü Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tesis edilmiştir. Bu yönetim modeli, feodal kültüre dayalı ve aşiret-şeyh-seyid-ağa sistemine özgü bir ailenin tekelinde oluşturulmuştur.

Geldiğimiz bu günlerde ise, Suriye’nin kuzey ve doğusunda, yine ABD’nin başını çektiği bir devletçik modeli oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu defa model, Kuzey Irak yönetiminin aksine; feodal yapıyı reddeden, komünal sistemi içeren, PKK’nın sözde kendi ideolojisini sahaya yansıtan bir çerçevede ve yeni bir modelleme şeklinde idari-siyasi düzen kurulmak istenmektedir.

YPG/PKK, Sözde Düzenli Ordu Olma Yolunda

ABD tarafından, 50 bin civarında tırla [[i]] Suriye’de YPG/PKK terör örgütüne; silah, mühimmat, teçhizat ile barınma ve tahkimat imkânı sağlayan malzeme-sistemleri verilmiş, örgüt donatılmıştır. Terör örgütü, kazandığı bu imkân ve kabiliyetleri vasıtasıyla, adeta düzenli ordu olma yolunda önemli mesafe kat etmiştir.

Örgüt, işte elde ettiği bu tehdit kapasitesi üzerinden varlığını sürdürürken, Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendiren en önemli hususlardan biri olmaya devam etmektedir. Öte yandan, terör örgütü bu gücünü dış destek ile elde etmiş olması ve tarihsel, sosyo-kültürel birikimin yarattığı bir olgu olmaması nedenleriyle, herhangi bir harekât karşısında örgütün direnme kapasitesi mümkün olamayacaktır.

YPG/PKK, ABD’nin Suni Ordusu

Terör örgütü, Fırat Kalkanı ve Afrin Harekâtında ABD’nin desteğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) karşı direniş göstermeye çalışmış ise de suni gücüne dayalı direnişleri TSK tarafından rahatlıkla ezilmek suretiyle sonlandırılmıştır. Çünkü örgüt, küresel çıkar odaklarının hamiliğinde oluşturulan suni bir ordu niteliğinden başka bir şey değildir.

Terör örgütü, ABD tarafından sözde ordu teşkilatı ve hiyerarşik bir sistematiğin içerisinde eğitilmiş ve donatılmış olmakla birlikte, yukarıda da vurgulandığı gibi, bu yapı dışarıdan dayatma ve destekle oluşan bir güç olduğundan, uzun ömürlü ve kurumsal kalıcılığa sahip olamayacaktır. Çünkü ordu olabilmek kolay değil, tarihsel bir birikim ve derinlik ister.

Örgüt ve ABD, tüm bu zafiyetleri ve eksiklikleri üzerinden, Türkiye’nin güvenli bölgeye tek taraflı yapabileceği harekâta karşı, bu defa; Afrin ve El Bab’da aldıkları tecrübeyle TSK karşısında dayanabilmenin hesaplarını yaparak, YPG’nin gerek silahlandırılmasında ve eğitilmesinde gerekse tahkimatında daha profesyonel bir çaba içerisine girdikleri düşünülmektedir. Nitekim, bölgeye nakledilen teçhizat ve malzemeler bu durumu doğrular niteliktedir.

Terör örgütünün ulaştığı silah, teçhizat ve mühimmat ile alt yapı imkanlarına bakıldığında, Suriye’nin kuzeyinde ciddi anlamda yol kat ettiklerini, idari-siyasi ve askeri anlamda sözde devletleşme yolunda önemli mesafeler aldıklarını da söylemek mümkündür.

ABD’li yetkililerce, terör örgütünün Suriye’deki gücü 60-70 bin arasında değişen rakamlarla telaffuz edilmekte ve bu sayının önümüzdeki dönemde 110 bin seviyesine çıkarılacağı belirtilmektedir. [[ii]] Eğer silahlı bir örgüt, 100 binler seviyesine çıkartıldığı takdirde, askeri teşkilatlanma mantığına göre, asgari 3 kolordudan müteşekkil, düzenli ordu seviyesinde bir birlik anlamına gelmektedir.

Mücadele için, Terör Örgütünü Yakından Tanımak Bir Zorunluluk

Terör örgütü, kurulduğu günden beri, değişen ve gelişen şartlara, günün koşullarına göre gerek ideolojik yapısında gerekse teşkilatlanma yapısında sürekli değişim ve yenilenmeyi prensip edinmiştir.

Bu kapsamda, ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG), geçtiğimiz ay içerisinde yaptıkları bir toplantıda aldıkları kararlar gereği; SDG çatısı altında, kentlerin savunması ve sınır güvenliğinden sorumlu 4 Bölge ve 12/15 Yerel Askeri Meclisler ile askeri meclislerin bağlı olduğu Genel Askeri Meclis’in kurulduğu bir düzenlemeye gitmişlerdir. [[iii]]

Önümüzdeki süreçte, bölgesel askeri meclislerin Tugay-Tümen-Kolordu gibi teşkillere, genel meclisin ise federasyon meclisine dönüştürüleceğinden şüphe yoktur.

Şu husus asla unutulmamalıdır, mücadele edilecek kim ve ne olursa olsun, onu çok iyi tanımak mücadelenin olmazsa olmaz koşullarındandır. İstihbarat unsurlarımız, bölgedeki terörist durumunu, bölge içerisindeki hazırlık ve tahkimatını yakından takip ettikleri ve analizini yaptıkları muhakkaktır.

Bununla birlikte, sahayı yakından takip eden bir göz olarak, terör örgütünün Suriye sahasındaki faaliyetlerine ilişkin medya istihbaratı (SOCMINT) üzerinden yapılan tespit ve analizlere dayanılarak terörist durumunun ve örgütün yapısının şu şekilde olduğu değerlendirilmektedir.

73 Bin Silahlı Terörist Yaratıldı!

Halk Koruma Birlikleri (YPG/PKK):

Sözde siyasal parti konumunda olan PYD’nin silahlı bir gücüdür. ABD’nin içli dışlı olduğu, sık sık yan yana geldiği ve IŞİD ile mücadelede yerel ortaklar olarak tanıttığı ve örgütün de sözde “Profesyonel Gerilla Kadrosu” dediği unsurlardır.

52 alaydan oluştuğu ve 12.500-13 bin civarında mevcuda sahip olduğu değerlendirilmektedir. ABD, bu teröristlere 285 dolar maaş vermektedir.

Bu mevcudun; 9.000-9.500’ü güvenli bölgede, 1.000’i Menbiç bölgesinde, 1.500-2 bini Tel Rıfat’da, 1.000’inin ise Deyrizor’da olduğu mütalaa edilmektedir.

Önümüzdeki süreçte YPG’nin mevcudunun 30 bine çıkarılacağı belirtilmiştir.

Öz Savunma Güçleri:

ABD’nin, sınır muhafızları / iç güvenlik güçleri / “Bölgesel Esnek Güvenlik Gücü” adı altında eğitip donattıkları sözde düzenli ordudur.

Yaklaşık 70-75 birimden teşkil edildiği ve 15.400-16 bin civarında silahlı teröristten oluştuğu değerlendirilmiştir. ABD, bu teröristlere de 285 dolar maaş vermektedir.

Bölge askeri meclislerine bağlıdırlar (Rakka, Menbiç, Deyrizor). Önümüzdeki süreçte 30 bine çıkarılacağı vurgulanmıştır.

Sivil Savunma Güçleri:

ABD’nin, yerel iç güvenlik güçleri / “Köy ve İlçe Güvenlik Gücü” adı altında eğitip donattıkları sözde asayişe bağlı milis güçleridir. Kentlerde mahalle ve köy sisteminde gönüllü görev yaparlar. Kent meclislerine bağlıdırlar.

Yaklaşık mevcutları, 25.800-26 bin civarında olduğu kıymetlendirilmektedir. Önümüzdeki süreçte 45 bine çıkarılacağı ifade edilmiştir.

Özel Kuvvetler (HT):

Sözde düzenli ordu teşkili içerisinde ayrı bir birim olarak bulunmaktadır. Gayri nizami harp eğitimi uygulayan, görünen üniformalıların yanı sıra sivil birimleriyle yöredeki aşiret vb yapıları örgütleyen bir unsur.

Mevcutları 1.300-1.500 civarında olduğu mütalaa edilmiştir. 5 bine çıkarılması planlanmıştır.

Özel Harekât Timleri (YAT):

Jandarma özel harekât benzeri bir yapılanmaya sahip olup, örgütün acil müdahale timi olarak adlandırdığı bir asayiş gücüdür. Mevcudu 1.100-1.250 civarında olduğu düşünülmektedir.

Anti Terör Timleri (HAT):

Polis özel harekât unsurlarına benzer yapıda terörle mücadele kuvvetleri olarak teşkil edilmiş, örgütün sözde anti terör timidir. Mevcudu 3.100-3.500 civarında olduğu değerlendirilmiştir.

Aşiret Güçleri:

YPG’nin kontrolünde ve zaman zaman ayrılsalar da birlikte hareket ettikleri aşiretlerden teşkil edilen (Kürt, Arap, Asuri, Süryani) 12 bin civarında silahlı güçlerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Sonuç olarak;

12.500-13 bin YPG/PKK’lı, 15.400-16 bin teröristten teşkil edilmiş sınır muhafızları / bölgesel esnek güvenlik gücü maskesi altındaki düzenli ordu, 25.800-26 bin teröristten oluşan yerel iç güvenlik güçleri, 5.500-6 bin teröristi içeren özel kuvvetler ve sözde jandarma/polis özel harekât grupları, ayrıca aşiretlerden oluşan 12 bin civarında silahlı güç olmak üzere toplamda; 71.200-73 bin silahlı teröristin bulunduğu değerlendirilmektedir. Önümüzdeki süreçte bu sayının 110 bine çıkarılacağı ABD tarafından resmen duyurulmuştur.

                                                                                    

 

[[i]] YPG Tehdit Unsuru Olmaktan Çıkarılmalı, https://www.star.com.tr., 10 Eylül 2019.

[[ii]] ABD, Diğer ortaklarını Büyütüyor, https://www.aa.com.tr., 07 Ağustoa 2019.

[[iii]] Terör Örgütü YPG, Silahlı Grupları Artırdı, https://www.akşam.com.tr., 05 Eylül 2019.

Son Düzenlenme Çarşamba, 11 Eylül 2019 11:26
Ünal Atabay

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Şule Çakır Türel   - 22-10-2019

Köylünün Fakirleşmesindeki Stratejik Kaygılar: "Kılıç ve Saban"

Toprak, nasıl ki uğrunda ölen varsa vatansa; vatan da toprağın her karışında çalışan üreten işleyen sahiplenen varsa vatan olmaya devam edecektir.   Birinci Dünya Savaşı sonunda işgal edilmiş, yanmış yıkılmış aç sefil bir ülkeyi zaferle taçlandırıp yeniden ayağa kaldırarak kısa zamanda kendin...