Şok Teröre Karşı Alınması Gereken Şok Önlemler

PKK terörü tırmanıyor ve bu tırmanmaya devam edecek. Terör örgütü, AKP Hükümetinin Kürt Açılımını A. Öcalan’ı muhatap alarak devam ettirmesi amacı ile Türkiye’yi “şok terör süreci” içinde kana bulamaya hazırlanmaktadır.

Şok terör süreci ile kastedilen beklenmedik, çok kanlı, toplumsal sonuçlar doğurma potansiyeline sahip eylemlerdir.

2005 senesinde örgütün Trabzon'da Avni Aker Stadını havaya uçurmayı planladığı unutulmamalıdır. Mavi Çarşı yangını, Ankara'da otoparkta bulunan yüzlerce kiloluk patlayıcı eylemleri şok terör sürecinde gerçekleştirilmesi hedeflenen eylemlere örnek teşkil edebilir.

A. Öcalan'ın tehditlerinden, PKK ve siyasi uzantısının temsilcilerinin yaptığı Türkiye Cumhuriyeti'nin diz çökertileceği açıklamalarından, kentlerde savaş çığlıklarına kadar her şey terörün yeni bir sürece hazırlandığını göstermektedir.

Türkiye'nin uluslararası ilişkiler sürecinde içine girmiş olduğu bir yanda ABD-İran-Türkiye üçgenindeki sıkıntılar öte yandan Türkiye ile İsrail arasında yaşanan kriz PKK terörünün tırmanmasına doğrudan katkıda bulunmasa da teröre karşı Türkiye'nin sürdürdüğü savaşı kolaylaştırmayacaktır.

Türkiye'nin PKK terörüne karşı iyice hassaslaştığı bir dönemde PKK terörü İstanbul, Ankara, İzmir ve Muğla gibi normal şartlarda PKK'nın terör gündeminde olmayan diğer kentlerde gerçekleşebilir. Bu çerçevede öncelikle Adana, Mersin gibi terör örgütünün kentsel altyapısının güçlü olduğu büyük kentler özel bir tehdit altındadır. Örgüt muhtemelen Karadeniz bölgesinde de vur-kaç eylemleri ile sinirleri germeye devam edecektir.

PKK'nın terör eylemleri Türkiye'de ağır bir psikolojik kırılma yaratacaktır. Terör örgütü belki de ilk kez çok ağır bir iç çatışma stratejisini 2010 yazı boyunca kademeli olarak yürürlüğe koyma hazırlıkları içindedir.

Türk toplumunun içine sürüklenebileceği ağır kırılma ve travmanın engellenmesi amacıyla AKP Hükümetinin derhal bazı acil önlemler alması gerekmektedir. Bu önlemlerin başında Abdullah Öcalan'ın dış dünya ile temasının kesilmesi gelmektedir. A. Öcalan'ın avukatları aracılığı ile terör örgütünü yönetme imkanı kesin şekilde elinden alınmalıdır.

Alınması gereken ikinci önlem Kuzey Irak'taki PKK kamplarına yönelik karadan ve havadan bombardımanların sistemli ve şiddetli hale getirilmesidir. PKK'nın Türkiye'deki terörü besleyen her hareketinin bedelini Kuzey Irak'ta ağır şekilde ödeyeceği gösterilmelidir.

Üçüncü önlem olarak Barzani yönetiminin de önümüzdeki aylarda PKK'nın Kuzey Irak'taki eylemlerine karşı daha etkili önlemler alması istenmelidir. Türkiye bu konuda Barzani yönetimini harekete geçirmek için her türlü baskıyı uygulamalıdır. Gerekir ise Kuzey Irak'a ekonomik ambargo uygulanarak Türkiye'nin bu konuda ne kadar ciddi olduğu gösterilmelidir.

Dördüncü önlem olarak PKK'nın büyük illerdeki olası eylem kadro ve zeminlerine yönelik olarak sürekli bir baskı, istihbarat ve etki politikası uygulanarak örgütün hareket imkanları daraltılmalıdır.

Şok teröre karşı ancak şok önlemler Türkiye'nin içine sürüklendiği sıcak yazdan çıkması için gereken zemini hazırlayabilir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 26-02-2021

Ay Vergisi

“Allah vergisi” der gibi güzel duyuluyor değil mi? Öyle şey olur mu demeyin. Büyük projeler büyük maliyetlere katlanmayı gerektirir. Tabii bir anda ortaya atılan projelerin niteliği, faydası ve amaçları tartışılabilir.