Hem Afrika’nın Hem Ortadoğu’nun Parçası olmak: Bir Üçüncü Dünya Ülkesi olan Mısır

Yazan  17 Temmuz 2013

Çatışma denildiğinde ilk akla gelen “Ortadoğu” ikinci akla gelen ise kabile çatışmalarıyla “Afrika’dır. Mısır’ın makus kaderi ise bu her iki bölgede de yer alıyor olmasıdır. “Darbeler, çatışmalar, dış güçlerin destekleri ve köstekleri…” Mısır’ın son dönemde yaşadığı sıkıntıları özetler niteliktedir.

Mısır, Arap Baharı’nı gerçekten yaşadı mı yoksa sahte bir baharın rehavetine kapılan yöneticileri tarafından sürekli el mi değiştirmektedir? Diğer bir deyişle demokrasi hatta ileri demokrasi Mısır’a bir gün de mi gelmiştir? Bu ve benzeri sorular günümüzde hem akademik camiada hem de siyasi platformlarda tartışılmaya devam etmektedir.

Bu bağlamda Mısır’da gerçekleştirilen darbe için olumlu veya olumsuz bir söylem geliştirmek yerine darbelerin demokrasilere zarar verdiğini fakat Mısır'daki bir günde gerçekleşmeyen ileri demokrasiye de zarar veremeyeceğini söylemek gerekmektedir. 1922-1953 Vafd Partisi dönemi, 1953-1958 Mısır Cumhuriyeti dönemi, 1958-1960 Arap Cumhuriyeti dönemi ve Yasemin Devrimi öncesindeki 1961-2011 Mısır Arap Cumhuriyeti dönemi boyunca Mısır halkı demokratik kültürden yoksun kalmıştır. Bu nedenle Mısır'da asla "consolidated" dediğimiz “ileri demokrasi” yaşanmamıştır. Dolayısıyla gerçekleşen darbe zaten var olmamış böyle bir demokrasiye zarar veremez niteliktedir. Bunun diğer örneklerini yine Afrika ülkelerinden vermek gerekirse; 2003'teki Orta Afrika Cumhuriyeti, 2011'deki Burkina Faso, 2012'deki Gine Bissau darbelerine[1] bu halkların kayıtsız kalması ülkelerinde böyle bir demokrasinin olmadığını bildikleri içindir. Dolayısıyla var olmayan ileri demokrasinin standartlarını da tartışmak oldukça anlamsız olacaktır.

Diğer yandan darbeyi yapan Mısır ordusu, 1960 yılından beri Mısır ekonomisinin büyük bir bölümünü elinde tutmaktadır. Böyle bir güç, ekonomi darboğaza girdiğinde Mübarek ya da Mursi ayrımı gözetmez ve direkt yönetimi ele alır. Çünkü aslında iktidarı kaybetme ve iflas korkusu yaşamaktadır. Yerel dengeler olarak Mürsi yandaşı Müslüman Kardeşler’in de geriye itilme endişesi gibi dini örgütlenmelerin yaşamış olduğu sıkıntılar[2] da mevcut duruma eklemlendiğinde kaosun boyutları daha da büyümektedir.

Yerel ve uluslararası camianın baskıları arasında sıkışıp kalan Mısır’a bir diğer darbe de Afrika Birliği’nden gelmiştir. Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi, 5 Temmuz'da Mısır Ordusu’nun yönetime el koymasının ardından Mısır'ın üyeliğini askıya almış ve onun Birlik’te yapılacak her türlü aktiviteden alıkonulması hususunda 54 üyesiyle birlikte karara varmıştır. Bunun nedeni Muhammed Mürsi’nin darbeyle devrilerek yerine meşru olmayan asker yönetiminin gelmesidir. Anayasal düzenin yeniden gelebilmesi için gerçekleştirildiği ifade edilen bu tavır, Mısır’ın içinde bulunduğu kaosu daha da büyük çıkmaza itmiştir.[3]

Bu durum Afrika Birliği’nde ilk kez gerçekleşmemekle birlikte Mısır, geçtiğimiz dört yılda üyeliği askıya alınan Madagaskar, Orta Afrika Cumhuriyeti, Guinea-Bissau ve Mali’den sonra dördüncü ülke olmuştur.[4] Dolayısıyla Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi’nin işleyişi gereği Mısır’ın da üyeliği askıya alınmıştır.

Fakat Mısır’ın Birlik’teki durumu diğer üç Afrikalı devletten çok daha farklıdır. Çünkü bu durum, “büyük beşli” (Cezayir, Mısır, Libya, Nijerya ve Güney Afrika)[5] olarak adlandırılan Afrika Birliği’ndeki finansal açıdan beş büyük ekonomisinden biri olan Mısır’ın Afrika’daki var olan tüm prestijini de büyük oranda sarsmış, kıtasal hakimiyetini ve ilişkilerini zedelemiştir.

Afrika Birliği bağlamında ilginç olan bir diğer değerlendirme de örgütün, Mısır’ı cezalandıran tek uluslararası yapı olmasıyla birlikte, mevcut durumu “darbe” olarak değil, Tunus ve Türkiye hariç diğer uluslararası devletler ve örgütler gibi “anayasal olmayan hükümet değişikliği” olarak nitelendirmesidir.[6] Bu ikilem, zihinleri meşgul eden bir diğer unsurdur. Bir yandan Afrika’da güvenlik ve barış adına harekete geçmeyi görev edinmiş bir Afrika Birliği, diğer yanda kendi içinde ikilemler yaşayan bir Afrika Birliği… Bu durumda sorulacak diğer bir soru da Afrika Birliği Kıta ülkelerinin görüşleri doğrultusunda mı yoksa büyük güçler doğrultusunda mı kararlar almakta ya da uygulamaktadır?

Gelişmeler ışığında bir değerlendirmeye varılacak olunursa Afrika Birliği, çalışmaları doğrultusunda arabuluculuk yapma kararını Mısır’ın üyeliğini askıya alma kararı sonrasında alarak kendi içinde de bir istikrar yakalamıştır. Bu bağlamda Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Dlamini Zuma, Mısır'da taraflar arasında Eski Afrika Birliği Komisyon Başkanı Alpha Oumar Konare'nin başkanlık edeceği ve ara buluculuk yapacak bir komisyon kurulacağı belirtilmiştir. Bu komisyon, Mısır'da yönetim ve ilgili taraflar arasındaki iletişimi ve diyalog yolunu canlandırmanın yanı sıra demokratik geçişin hızlandırılması için adımlar atılmasını da teşvik edecektir.[7]

Mısır’ın diğer bir çıkmazı da var olan kaosa eklemlenecek olan “Golan Tepeleri” sorunsalı olacaktır. İsrail ile tarih boyunca yaşanmış olan sıkıntı, son dönem olumsuz gelişmeleriyle birlikte gün yüzüne çıkarak uluslararası ortamın gerilmesine de neden olabilecektir. Böylece Mısır’ın iç sorunu sadece Mısır’da kalmayacak uluslararasılaşarak daha da büyüyebilecektir.

Özetle, hem Ortadoğu’nun hem de Afrika’nın önemli bir parçası olan Mısır, yakın gelecekte çatışmaların önlenmeye çalışılacağı kaosun anti-demokratik eylemlerin hakim olacağı bir ülke konumuna gelecektir. Bunun nedenleri yerel dinamikler ve bu dinamikleri tetikleyen uluslararası camia (AB, BM, Afrika Birliği, ABD ve diğer büyük güçler) olacaktır. Demokrasi kültürünün hakim olmadığı bir ülkede demokrasiden söz etmek nasıl mümkün değilse Mısır’da da yakın gelecekte barıştan ve barış kültüründen bahsetmek o kadar mümkün olabilir.

 

 


[1] Jacey Fortin, “African Union Suspends Egypt Amid Turmoil: When Can Cairo Regain Membership?”, International Business Time, July 08 2013

[2] JohnThomas Didymus, “African Union suspends Egypt, Nigeria rejects overthrow of Morsi”, Digital Journal, Jul 5, 2013

[3] Azad Essa, “Q&A: What does AU suspension mean for Egypt?”, Aljazeera, 06 Jul 2013

[4] Fortin, a.g.m.

[5] Solomon Ayele Dersso, “Egypt: The AU's Suspension of Egypt Is Defensible, but Presents Several Challenges”, allAfrica, 10 July 2013

[6] Derso, a.g.m.

[7] “T.C. Dışişleri Bakanlığı Mısır Açıklaması”,  AA, 13 Temmuz 2013

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 30-10-2020

Savaşın Mağlubu, Barışın Galibi Olmak

Libya’da ilan edilen çok taraflı ve kapsamlı ateşkes önemli. Sonunda kalıcı bir uzlaşmaya ulaşıldıysa, bu dış aktörlerin bastırması kadar, Tobruk yönetiminin daha fazla toprak kazanmak yerine ateşkesin ve nihai barışın Libya için yararlı olacağına ikna olmasının sonucu. Bu nedenle yazının başlığı be...