ABD, Irak'ta Ne Peşinde?

Yazan  19 Ocak 2021

Her gün ABD'nin Irak'taki faaliyetlerinin bir köşesi haber ajanslarına yansıtılıyor.Örnekler arasında Başkan Trump için tutuklama kararı ve ABD birliklerinin Irak'tan ihraç edilmesi vb. yer alıyor.

Öyleyse ABD'nin bu tür eylemleri geri çevirme planı nedir?

El Meyadin haber kanalının haberine göre, Suriye’de yerel kaynaklar, Amerika ordusu tutuklu IŞİD teröristlerini askeri helikopterlerle Irak ve Suriye’nin ortak sınırına götürdüğünü duyurdu.

Söz konusu IŞİD teröristleri Irak uyruklu oldukları ve ilk önce bir spor kompleksine getirildiği ve ardından Amerika’nın askeri helikopterleri ile sınır bölgesine götürüldüğü belirtildi.

IŞİD teröristleri daha sonra Suriye ordusu ve müttefiklerine Suriye ve Irak çöllerinde saldırmak üzere silahlandırıldığı kaydedildi.

Söz konusu kaynaklar, Amerika ordusu geçen yılın son üç ayında onlarca IŞİD teröristini Şedadi ve Haseke bölgelerinden Tenef’in 55. bölgesine getirdiklerini ve Suriye ordusuna saldırılarda kullandıklarını belirtti.

Bundan önce de Suriye haber ajansı SANA bir haberinde, Amerikalı askerlerin IŞİD teröristlerini Suriye ve Ürdün’ün ortak sınırında kurdukları illegal Tenef üssüne getirdiklerini duyurmuştu.

Öte yandan Iraklı bir kaynak 16 Ocak cumartesi günü, ABD'nin el-Anbar ve el Cezire çöllerinde IŞİD’i yeniden konuşlandırma ve bu terörist grubun yapısını yeniden kurma planı olduğunu açıkladı ve ABD'nin Irak ile Suriye arasındaki sınıra yönelik son saldırılarının IŞİD unsurlarının hareketini kolaylaştırmak amacıyla gerçekleştiğini söyledi.

Bu kaynak el-Malume haber ajansına verdiği röportajda şu ifadelerde bulundu: “Amerikan ve İsrail uçakları, geçtiğimiz günlerde Suriye güçlerine ve destek güçlerine, sınır kontrol komuta merkezlerini ve bu bölgelerdeki Suriye komuta güvenlik merkezini hedef aldığı çeşitli saldırılar düzenledi. Bu saldırıların amacı, bu güçleri söz konusu bölgelerden çekilmeye zorlamak ve sınır şeridini Suriye tarafından boşaltmaktı.”

ABD askeri komutanlığı, Haşdi Şabi'ye yönelik saldırıları artırmaya çalışıyor ve bu saldırılar, bu teşkilatın sınır şeridinde bulunan tugaylıklarına yapılacaktır. Bu saldırıların gerçekleşmesi halinde, bir güvenlik açığı ve IŞİD unsurlarının taşınması ve onların el-Anbar ve el-Cezire çölünden el-Sarsar bölgesine yeniden konuşlandırılması için büyük bir fırsat ve güvenlik açığı oluşacak ve Amerikalılar IŞİD'e, yapısını yeniden inşa etme ve Irak'taki nüfuzunu artırma şansı vererek bu örgüte büyük bir hizmet sunacaktır, ama hal böyle iken Irak'ı da yeni bir güvenlik krizine sürükleyeceklerdir.

İsrail'in Suriye'deki saldırılarıyla eşzamanlı olarak Amerika da, Haşdi Şabi'yi hedef aldı. Kuruluşun lideri Falih el Feyyaz terör örgütleri listesine alındı. Ayrıca Suriye sınırındaki Haşdi Şabi birlikleri de Amerikan uçaklarının hedefi oldu. Amerika ve İsrail'in bu saldırılarla uyuyan terör hücrelerinin canlanması için fırsat oluşturmaya çalıştığı kaydedildi. 

İstihbarat raporları, Suriye'de El-Hol kampından, Amerika'nın gözetiminde 12 binden fazla terör örgütü IŞİD üyesinin kaçtığını gösteriyor. Bu teröristlerin Irak'ta saklandığı iddiaları var. Örgüt zaman zaman Irak'ta küçük çaplı saldırı girişimlerinde de bulunuyor.

Irak'taki El-Fetih koalisyonunun parlamentodaki temsilcisi Fazıl Cabir, El Anbar ve El Cezire çöllerindeki güvenliği zayıflatmak ve IŞİD'in Irak'a geri dönmesi için, Suriye-Irak sınırına yönelik hava saldırılarının devam ettiğini doğruladı. Iraklı milletvekili, hükümete ve silahlı kuvvetlere, bu bölgedeki güvenlik güçlerinin askeri varlığını güçlendirme çağrısı yaptı. 
Fazıl Cabir, el-Malume Haber Ajansına verdiği röportajda şu ifadelerde bulundu:

“Herhangi bir gözlemci, İsrail ve ABD’nin insansız hava araçları ve diğer uçaklarla, Suriye sınırındaki Irak bölgelerine ve Suriye-Irak ortak sınır bölgelerine yaptığı saldırıların devam etmesinin bariz amacının, ABD-İsrail iradesiyle bu bölgelerde IŞİD'i yeniden harekete geçirmek olduğunun farkındadır. Eğer ABD ve İsrail’in bu planı ile güçlü bir şekilde mücadele edilmezse, IŞİD'in askeri yenilgisine rağmen bölge bir kez daha güvensizleşecek ve Irak'ın güvenliği tehlikeye girecektir.”

Irak'ın IŞİD'e karşı kazandığı zaferin açıklanmasından bu yana Amerikalılar, el-Anbar'ın savaş alanının kontrolünü ele geçirmek için çaba gösteriyor. Ancak, bu güçler sadece bu eyaletteki Aynel-Esed üssünde odaklanmış ve konuşlanmış durumadır. Bu nedenle, aslında bu eyaleti, Haşdi Şabi güçleri, ordu, sınır muhafızları, yerel polis ve Haşdi el-Aşairi kontrol ediyor ve Washington'un Haşdi Şabi'yi Batı Irak'tan ve ve Golan’dan çıkarma yönündeki baskı ve çabalarına rağmen, Irak-Suriye sınırının ve özellikle el-Anbar eyaletinin kontrolü hâlâ Haşdi Şabi ve diğer Irak güvenlik güçlerinin elindedir.

Amerika, bölgenin kontrolünün Irak güvenlik güçleri ve Haşdi Şabi'de olmasından rahatsız. Bu nedenle Amerika, Irak Haşdi Şabi aleyhindeki girişimlerinin devamında Haşdi Şabi başkan vekili Ebu Fedek El Muhammedavi'ye yaptırım uygularken birçok alanda Haşdi Şabi'ye karşı adım atmaya devam ediyor. Ayrıca Amerika daha önce de Kays Hazali ve Asaib Ehli Hak gibi grupları da terör listesine aldı.

Burada önemli soru ise Amerika'nın neden Irak direniş grupları ve komutanlarına karşı bu üst seviye düşmanlığa varmasıdır. En önemli neden, Irak'ta 6 yıllık ömründe Haşdi Şabi'nin Amerikan isteklerini engellemesidir. Amerika Birleşik Devletleri, IŞİD terörizmini bir araç olarak kullanarak terörle mücadele bahanesiyle Irak'taki varlığını ve etkisini güçlendirmeye çalıştı, ancak Haşdi Şabi'nin oluşumu ve örgütün terörle mücadelede oynadığı önemli rol, Washington'u bu bahaneden yoksun bıraktı.

Şimdi de Amerika Irak'tan ayrılmak için yaygın bir taleple karşı karşıya kaldı. Ancak ABD, örgütün Irak'taki başarısına ve Washington'a karşı olan komutanlara karşı harekete geçerek tepki gösteriyor. Irak'taki El Sadıkun hareketinin siyasi bürosu sözcüsü Mahmud el-Rabii , "Ebu Fedek ve Haşdi Şabi'nin diğer komutanları ABD hükümetini rahatsız edip aşağıladılar ve tüm paralı askerlerini ayakları altına aldılar" dedi.

Ketaib Ehli Hak da bir bildiri yayımlayarak Amerika'nın Haşdi Şabi makamlarını boykot etmesinin Amerika'nın direnişe karşı aldığı yenilgiye karşı gösterdiği alelacele tepki olarak değerlendirdiler.

Bu arada, Haşdi Şabi Irak yetkililerin desteğine sahip, öyle ki Irak Başbakanı Mustafa el Kazımi bile dün ABD'nin eylemlerine yanıt olarak Haşdi Şabi merkezine gitti.

ABD'nin Irak'taki Haşdi Şabi'ya karşı bitmek bilmeyen düşmanlığının bir diğer sebebi de Washington'un Irak için pasif ve zayıf bir ordu ve askeri bir güç istemesidir. Amerika, temelde bölge ülkelerinin güçlü ve uyumlu bir orduya sahip olmasını istemiyor.Buna bir örnek, ABD'nin Türkiye'nin Rus sistemini satın almasına karşı çıkmasıydı. Haşdi Şabi'nin performansı ve Irak'ın resmi yapısına dahil edilmesi, bu örgütün ve komutanlarının Irak'ın güçlü bir orduya ve silahlı kuvvetlere sahip olmasına yol açmıştır.

Washington'un düşüncesi, Haşdi Şabi'yi zayıflatarak Irak içindeki siyasi gruplar arasında bir denge kurabileceği yönündedir.

Köksal Taşkent

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
İran Araştırmaları Uzmanı