İsrail ikinci F-35 filosunu kurdu

Yazan  30 Nisan 2019

İsrail’in önde gelen gazetelerinden biri olan The Jerusalem Post’un haberine göre İsrail Hava Kuvvetleri ikinci F-35 filosunu kurdu. Filo ‘’Güney’in Savunucuları’’ olarak adlandırılacak.

Gazetede yer alan haberde özellikle Suriye’de konuşlu S-300 ve S-400 füze savunma sistemlerinden düşük radar izi özelliği ile kaçma özelliğine sahip uçaklar, yakın hava destek yetenekleri ve çok sayıda sensör sayesinde pilotların havadayken eşsiz bir erişime sahip olduğu vurgulandı.

Şu anda 14 adet F-35’e sahip olan İsrail Hava Kuvvetlerinin 2024 yılına kadar 50 uçağa sahip olması hedefleniyor. Ayrıca Orta Doğu’daki tehditlerin artması yüzünden, İsrail Hava Kuvvetleri için yaşlanmakta olan özellikle F-15 uçaklarının yerine 25 adet yeni F-35 siparişi verilmesi bekleniyor. Böylece İsrail 75 adet F-35 uçağına sahip olacak.

Gazete, F-35’in istihbarat toplama gibi avantajı olsa da İsrail envanterindeki F-15’lerin özellikle terör hedefleri ve füze sistemlerine karşı savunma olmak üzere birçok farklı misyona sahip olduğuna, oysa F-35’lerin düşük radar izi sağlamak için mühimmatını gövdesinde saklamak zorunda kalması yüzünden taşıyacakları silah ve mühimmatın sınırlı olduğuna dikkat çekti. 

İsrail F-15’lerinin çoğu 1977 yılından sonra envantere katıldı ve ihtiyaç dâhilinde 1990’lı yıllarda çeşitli versiyonlarda F-15 alımı yapıldı. Günümüzün gelişen teknolojik şartları karşısında pek çok modernize programının uygulandığı bu uçakların en yenisi 20 yıllık operasyon geçmişine sahip. 

Yetkililer, F-35 ile F-15 filolarının başta İsrail sınırlarının savunması olmak üzere İran ile olası çatışmaların da dâhil olduğu bir takım karmaşık operasyonların yürütmesine karşı kullanılacağına inanıyor.

 

 

KAYNAK

 

https://www.jpost.com/Israel-News/Israel-Air-Force-opens-second-F-35-squadron-587891

 

 

Ozan Akarsu

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 12-11-2019

Yeni Dünya Düzeni, Terör ve Türkiye

Cumhuriyet, Osmanlı, Atatürk ve Türk devrimleri tartışmaları Türkiye'yi oyun dışına itiyor. Bu da yeni dünya düzeninde Türkiye'yi söz sahibi değil dizayn edilenler arasına sokuyor.