Şuşa'nın Ermenilerce işgali

Yazan  08 Mayıs 2013

8 Mayıs 1992’de tarihi bir Azerbaycan kenti olan Şuşa, Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Ermenistan 20. yüzyılın sonlarında Azerbaycan topraklarını işgal etmek üzere saldırılarına başladığında Şuşa en öncelikli hedefleri arasında yer almıştır. Çünkü çok yüksekte bulunan Şuşa’yı işgal etmeden Ermenistan’ın, işgal ettiği diğer bölgeleri kontrol altında tutması çok zordur. Düzenli orduya sahip ve Rusya tarafından askeri, teknik, istihbarat ve diğer konularda her türlü destek verilen Ermenistan, düzenli orduya sahip olmayan ve sadece basit silahlarla silahlanmış gönüllü vatanseverlerin savunduğu Şuşa’yı uzun süre işgal edememiştir. Çünkü hem sergilenen inanılmaz direnç, hem de Şuşa’nın stratejik konumu buna müsaade etmemiştir. Fakat Hankendi’ndeki eski SSCB’den kalan 366 sayılı zırhlı alayı devreye sokulmuştur. Ermenistan’a tank, zırhlı araçlar, füze ve top desteği verilmiştir. Bu sıralarda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de iç siyasal karışıklıklar da artmaya başlamıştır. Rusya Ermenistan’ı silahlandırmakla kalmamıştır. Rus istihbaratı; Bakü’de siyasal belirsizliğin, Şuşa’daysa gönüllü birlikler arasında koordinasyonsuzluğun artması için gerekli çalışmaları yapmıştır. Ermenistan’ın “büyümek” için her şeyi yapmaya hazır olma hırsıyla Rus yardımları birleşince Şuşa’nın kaderi şekillenmiştir. Saldırılar sırasında Azerbaycan 500’e yakın şehit vermiş, 1000’in üzerinde asker ve sivil yaralanmış, esir alınan 68 kişiden ise halen bir haber alınamamış ve 22 bin kişi mülteci durumuna düşürülmüştür. 279 dini, tarihi ve kültürel anıtın, okul ve kütüphanelerin, resim galerilerinin, müzelerin (beş bine yakın eserin sergilendiği Şuşa Devlet Müzesi ve Karabağ Müzesi dahil), mezarlıkların, kültür evlerinin çoğu imha edilmiş, çok az bir kısmının niteliği değiştirilmiştir. (örneğin kentteki Cami ahır olarak kullanılmıştır). Aslında Şuşa’nın kaderi genel olarak Ermenistan işgalinin sonuçlarının bir parçasından öte bir şey değildir. Zaten Karabağ sorunu denince genelde akla işgal, mülteciler, katliamlar, trajediler, insanlık suçları, uluslararası hukukun ayaklar altına alınması gelmiyor mu? Genel olarak göz atılacak olursa Ateşkes Anlaşması’nın imzalandığı tarih itibariyle Ermenistan Azerbaycan topraklarının %17’sini işgal etmiştir. Azerbaycan 20 bin şehit vermiş, 50 binin üzerinde insan yaralanmıştır. 51’i çocuk olmak üzere 5 bine yakın Azerbaycan vatandaşı Ermenistan tarafından esir alınmış ve onların büyük çoğunluğundan halen haber alınamamaktadır. Esirlerden 86’sı kadın olmak üzere 451’inin Ermenistan tarafından katledildiği (bazılarının organ kaçakçılığı amacıyla) tespit edilmiştir. 1 milyona yakın Azerbaycan Türk’ü halen mülteci durumundadır. İşgal sırasında ve sonrasında 900’ün üzerinde yerleşim birimi yıkılmış, 4366 okul, kütüphane, müze, hastane, sağlık ocağı, kültür merkezi, anıt, tiyatro, sinema ve benzeri yer yıkılmış ve yakılmıştır. İşgalin Azerbaycan’a maliyeti yaklaşık olarak 60 milyar ABD dolarına denk gelmektedir. Müzelerde sergilenen 40 binin üzerinde eser çalınmıştır. İşgalden önce, işgal sırasında ve sonrasında çok sayıda ormanlık alan kesilmiş veya yakılmıştır (konu Avrupa Konseyi ve BM kararlarına da yansımıştır). Ermenistan’ın işgalinden zarar gören sadece toprakları işgal altında kalan Azerbaycan değildir. Ermenistan’ın işgalleri kendi vatandaşları ve işgal altında tuttuğu bölgelerde yaşayan Ermeni kökenli Azerbaycan vatandaşları da dahil olmak üzere bölgenin tamamını olumsuz etkilemektedir. Ermenistan işgali altındaki Azerbaycan topraklarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, yasadışı yapılanmalar, terörist faaliyetler için kullanıldığı konusu sıkça gündeme gelmiştir. Ermenistan işgali altındaki topraklarda adeta yapay bir yaşam sürdüğü, insanların orada zorla tutuldukları Ermenistan basınında bile gündeme gelmektedir. Diasporadan toplanan paralarla gerçekleştirilen onca teşviklere rağmen yine işgal altındaki bölgelerde kimse yaşamak istememiştir. Ermenistan yönetiminin mahkumları bölgeye taşıma politikası uygulamaya çalışması da yine Ermenistan iç politikasında tartışma konusu olmuştur. Ermenistan ordusunun askerlerini yasadışı bir biçimde bölgeye yerleştirmiş olmaları da kendi askerlerine uyguladıkları işkence olayları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava konusu olarak taşınınca kamuoyuna yansımıştır. İşgalin sürmesi bölgede askeri düzenin hakim kılınmasına neden olarak; temel insan hak ve özgürlüklerini önemsizleştirmekte, ekonomik gelişim olanaklarını sınırlandırmakta, eğitim, sağlık, çevresel faktörler açısından felakete neden olmaktadır. Bundan etnik kökeni fark etmeksizin herkes zarar görümektedir. Savaşın ilk aşamasının sonucu bazıları için yanıltıcı olabilir. Ama insanlık ve uluslararası hukuk adına geride sadece acı ve üzüntü vardır. Geleceğin farklı yaşanması için ise işgalin bir an evvel ve kayıtsız şartsız olarak sona erdirilmesi gerekir. Sonrasının nasıl inşa edileceği ise yine bölge insanlarının iradesine bırakılmalıdır. (Kaynak: Araz Aslanlı, erişim: http://www.1news.com.tr/yazarlar/20130508103520226.html)

Son Düzenlenme Cumartesi, 13 Temmuz 2019 16:09
Ahmet Turan Esen

İlk ve orta öğrenimini Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde tamamlamıştır. Lisans eğitimini (2006-2010 dönemi) Kırıkkale Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde başarıyla tamamlamıştır. Daha sonra Yalova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Uluslararası İlişkiler anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimine başlamıştır. Halen Yalova Üniversitesi’nde Yüksek Lisans öğrencisi olan Ahmet Turan Esen, “Türkiye-Azerbaycan İlişkileri ve Türkiye’nin Güney Kafkasya Politikasına Yansımaları” başlıklı yüksek lisans tezini hazırlamaktadır.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’ndeki görevine Nisan-2012’de başlamıştır.

 

Yabancı Diller

İngilizce

 

Makaleleri

Ahmet Turan Esen, Hakan Boz, Turgay Düğen, Alper Özcan, “Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devletleri”, 21. Yüzyıl Dergisi, Temmuz - 2012.

Ahmet Turan Esen, “Davutoğlu Bakü’yü Nasıl Küstürdü?” 21. Yüzyıl Türkiye Dergisi, Ekim - 2012.

Ahmet Turan Esen, “Türk Konseyi, Türk Birliği’nin Anahtarı Olur Mu?”, 21. Yüzyıl Türkiye Dergisi, Kasım - 2012.

Ahmet Turan Esen, “Yeni Gürcistan: Batı Ekseninde Rusya’yla Dost”, 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık-2012.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Nuray Bilgili   - 19-09-2019

Türk Kültüründe Kozmik At Mitolojisi

 Türk söylencelerinde Atın yaratılışı çok özeldir. Seçkin cins atlar Hz. Hızır eliyle gökyüzünde yaratılmıştır. Özellikle “Alacalı Atların” Türk kültüründe ayrı bir yeri vardır.