AB İnovasyon Raporu’nda Türkiye’nin Yeri

Yazan  20 Mart 2010
AB Komisyonu tarafından yayınlanan "Avrupa İnovasyon Puan Tablosu 2009" başlıklı rapora göre, Türkiye inovasyonda Avrupa'nın en alt sıralarında yer almaktadır.

Maastricht Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (MERIT) tarafından hazırlanan "Avrupa İnovasyon Puan Tablosu 2009" başlıklı rapor geçtiğimiz günlerde yayımlanmıştır[1]. Raporda, inovasyon "yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal ya da hizmet) veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin; ya da iş uygulamalarında, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin ortaya konulması" şeklinde tanımlanmaktadır. AB üyesi ülkelerle Hırvatistan, Sırbistan, Türkiye, İzlanda, Norveç ve İsviçre'nin içinde bulundukları durum inovasyon açısından incelenip buna gore bir sıralama yapılmaktadır[2].

Genel olarak bakıldığında, AB'nin inovasyonda ABD'yi, inovasyon performansında ise diğer ülkeleri yakalamakta güçlükle karşı karşıya bulunduğu bir kez daha teyit edilmektedir. Rapor Avrupa'da daha fazla inovasyona gereksinim duyulduğunu belirtirken, "2008'den bu yana birçok Avrupa Birliğine üye 27 ülkesinin (AB 27) inovasyon performanslarını düzenli bir şekilde iyileştirdiğini, ancak ekonomik krizin bu süreci engellediği vurgulanmaktadır. Rapordan birkaç dikkat çekici husus şöyle özetlenebilir:

-İnovasyon performansları açısından Danimarka, Finlandiya, Almanya, İsveç, İsviçre ve İngiltere bu alanda lider olarak gösterilmektedir.

-İnovasyon lideri ülkeleri izleyen Avusturya, Belçika, Kıbrıs Rum Kesimi, Estonya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda ve Slovenya'nın performansları liderlerin altında ama AB 27 ortalamasının üzerinde ya da ona yakın bulunmaktadır.

-Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Litvanya, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya ve İspanya ortalama seviyedeki inovasyoncular, performansları AB'nin altında yer almaktadır.

- Türkiye inovasyonda Bulgaristan, Hırvatistan, Latvia, Romanya ve Sırbistan ile yukarıdaki ülkeleri yakalama (catching-up) grubundaki ülkeler arasındadır. İnovasyon performansları AB 27 ortalamasının bir hayli altında olsa da bu performansların AB 27 ülkelerinin ortalaması karşısında zaman içinde artacağına dikkat çekilmektedir.

"Avrupa'nın inovasyon liderlerini "yakalamak' için çalışan' grupta bulunan Türkiye'de inovasyon performansı, AB ülkeleri ortalamasının oldukça altında, iyileşme hızı ise AB 27 ülkelerinden üç kat daha fazladır. Ülkenin ortalama performansıyla kıyaslandığında göreceli güçlü yönleri "Finans ve Destek', "İnovasyoncular' ve "Ekonomik etkiler', göreceli zayıflıkları ise "İnsan kaynakları', "Firma yatırımları' ve "Üretilen iş' alanları olarak belirlenmektedir" [3].

AB inovasyon raporunda ölçülen yukarıdaki alanlar aslında toplam 29 göstergeden oluşmakta ve bu göstergeler 3 ana başlık altında toplanmaktadır:

1. Kolaylaştırıcılar-enablers (insan kaynakları, finans ve destek)

2. Firma hareketleri (firma yatırımları bağlantılar ve girişimcilik, üretilen işler)

3. Çıktılar (inovasyoncular, ekonomik etkiler)

Rapora göre Türkiye'de son 5 yılda bilim ve mühendislik mezunlarıyla sosyal ve insani bilimler mezunlarının sayısı yüzde 17,2, yaşam boyu eğitimden faydalananların sayısı yüzde 13,1, bireysel krediler yüzde 17,3, Ar-Ge harcamaları yüzde 28,5 ve Avrupa Patent Ofisi patenleri yüzde 15 artmıştır. Bu artışların sonucu olarak inovasyon performansında iyileşmenin ana sürükleyicileri olarak gösterilmektedir.

Ne yazık ki yukarıdaki göstergeler 2008 yılında başlayan ekonomik ve finansal krizin etkilerini tam anlamıyla yansıtmamakta (bu noktaya raporda da vurgu yapılmaktadır). Ayrıca da ana sürükleyiciler olarak gösterilen verilerde artış olmasının genel olarak beklenen sonuçlarının ülkemizdeki pozitif yansımaları görülmemektedir (ekonomik büyüme-istihdam vs.). Ayrıca da Türkiye'nin "bu alanda lider durumdaki ülkelere yetişme hızında ise umut vermesi" bulgusu kuşku yaratmaktadır. Her ne kadar bu rapor bölgesel açıdan inovasyonun ölçülmesi ve kıyaslanmasında faydalı bir çalışma olsada yapılması gerekenler açısından sadece bir durum tespiti olarak kalmaktadır. Sonuç olarak ise Ar ge, mezun sayısı, patent sayısına vb. bakıp Türkiye'deki büyüme ve işsizlik rakamlarına bakıldığında bir çelişki bulunmakta ve bir kez daha sosyal ve siyasi etkilerin değerlendirmelerde yer almasının gerekliliği karşımıza çıkmaktadır.



[1] Rapor için: http://www.proinno-europe.eu/node/24173

[2] 03 Aralık 2009 tarihli "Küresel İnovasyonun Değişen Yüzü Ve Rekabet" başlıklı yazımda hem Dünya Ekonomik Forumu (WEF) yapılan sıralamaya hem de Atlantik Yüzyılı: Avrupa ve ABD İnovasyonu ve Rekabetinin Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi" başlıklı rapordaki sıralamalar yeralmakta ve Türkiye'nin yeri değerlendirilmektedir. http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3121&kat=15

[3] Bu kavramlar şöyle tanımlanmaktadır:

insan kaynakları: yüksek vasıflı ve eğitimli kişilerin iş alanında bulunabilirliği.

finans ve destek: hükümetlerin inovasyon etkinlikleri için desteklerini ve inovasyon projeleri için finasman bulunabilmesi durumu.

firma yatırımları: inovasyon üretmek için firmaların yaptığı değişik yatırımların sahası.

bağlantılar ve girişimcilik: girişim ve işbirliğinde, inovasyon firmaları arasında ve kamu sektörü ile yapılan girişim ve işbirliği çabaları.

üretilen işler: inovasyon sürecinde üretilen fikri mülkiyet haklarının düzeyi.

inovasyoncular: piyasaya inovasyonların sunan firmaların sayısı.

ekonomik etkiler: inovasyonun istihdam, ihracat ve inovasyon etkinliklerine bağlı satışlarda elde ettiği başarı.

Ekin KESKİN

1974 yılında Balıkesir'de doğmuştur. Lise eğitimini ABD'de Falls Church High School ve Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde tamamlamıştır. 1995 yılında Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olmuştur. 2001 yılında ODTü Bilim ve Teknoloji Politikaları çalışmaları Bölümünde  Yüksek lisans eğitimine başlayan Keskin, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra 2003 yılında Birleşmiş Milletler üniversitesi- UNU MERIT'te doktora çalışmalarına başlamıştır.

TüRKÇE MAKALELER

Irak Ekonomisinde Savaşın Etkileri ve Petrolün Rolü (Aziz Koluman ile birlikte)  Jeo Ekonomi Dergisi Sayı : 1 2000.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 15-11-2019

Türkiye-ABD arasına S-400 girdi

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.