ERMENİSTAN’IN “TÜRKİYE AÇILIMI” 2005’te BAŞLATILDI VE BUGÜN DE DEVAM ETMEKTEDİR

Yazan  11 Temmuz 2010
Ermenistan-NATO ilişkileri, H.Clinton’un Kafkasya ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar Türkiye-Ermenistan sınırının açılacağı konusundaki söylentileri de beraberinde getirmektedir. Türkiye’nin çıkarlarının önemli ölçüde zedelendiği bu süreç için ac

Ermenistan-NATO İşbirliği

2000 yılına dek Ermenistan ve NATO arasındaki ilişkiler düşük düzeyde idi. Bunun birçok objektif ve sübjektif nedenlerinin olduğu bilinmektedir. Uzun yıllar boyunca Ermenistan yönetimi ve siyasi elitleri NATO'ya güvenmemiş, onu neredeyse Türkiye ile eşdeğer olarak görmüşlerdir. Türkiye'nin Ermenistan'la ilişkilerindeki kırmızı çizgiler (Karabağ sorunu, soykırım iddiaları vs.) aynı zamanda NATO'nun tutumu olarak algılanmıştır. Diğer bir önemli neden ise 1990'lı yılların ortalarında NATO'nun doğuya doğru genişlemesiyle NATO-Rusya gerginliğinin artması olmuştur. Bu yüzden Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonraki süreçte birçok ülke Batı'yla entegrasyonu kendi bağımsızlıklarını pekiştirecek bir süreç olarak algılarken Ermenistan Rusya'dan uzaklaşmama yolunu tercih etmiştir. [1]

1992 yılında BDT sınırlarının ortak savunmasına ilişkin Ermenistan-Rusya Anlaşması imzalanmıştır.

1995 yılında Rusya'nın Gümrü askeri üssüyle ilgili 25 yıllık süreyi öngören anlaşma imzalanmıştır.

1997 yılında Rusya ve Ermenistan arasında imzalanmış "Dostluk, İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşması"na göre Ermenistan Rusya'nın stratejik partneri olarak belirlenmiştir.

2000 yılından sonra Ermenistan'ın NATO'yla ilişkilerinde bir yakınlaşma süreci söz konusudur. Bu dönemde Ermenistan yönetimi çok vektörlü dış ilişkilere dayalı complementarism politikasını uygulamaya koymuştur. Bu politika gereği Ermenistan ve NATO arasında Bireysel Partnerlik Eylem Planı Aralık 2005'te imzalanmıştır.[2] Ermenistan yönetimine göre bir taraftan Rusya ve KGAÖ ile ilişkilerin geliştirilmesi, diğer taraftan NATO ile işbirliği Ermenistan'ın ulusal çıkarlarına uygun gelmektedir. "Ermenistan'ın KGAÖ ve NATO çerçevesindeki uluslararası yükümlülükleri çatışmadığı sürece" Ermenistan-ANTO işbirliğinin geliştirilmesinden yanadır. Yani Ermenistan'ın NATO ve KGAÖ ile ilgili tutumu çatışmacı değil, tamamlayıcı bir politikadır. Bu anlamda NATO-Ermenistan işbirliği Ermenistan'ın ulusal çıkarlarına uygun gelen, jeopolitik durumu rasyonel şekilde değerlendiren bir denge politikası olarak görülmektedir.[3] Ne hikmetse Batı'da hala Ermenistan'la işbirliğinin geliştirilmesi sonucunda onu Rusya'nın kucağından çekip almanın mümkün olacağına dair bir yanılgı hakimdir. Bu yanılgı Türkiye'deki birçok resmi ve gayri resmi kurumların da görüşünü etkilemiş durumdadır. Gerçekten de ilk bakışta Ermenistan yönetiminin NATO'yla ilgili yaptığı açıklamalar, yapılan üst düzey temaslar, Erivan'ın "Avrupa entegrasyonu" kavramını sıkça tekrarlaması bir statüko değişimi olarak algılanabilir. Peki Rusya-Batı rekabeti doğrultusunda Ermenistan'ın "Avrupa entegrasyonu" vurgusu ne kadar gerçekçidir?

 

KGAÖ Lokomotifi NATO Trenine Uymaz

Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü Genel Sekreteri General Nikolay Bordüce Ermenistan'ın bu örgütteki başkanlık dönemini değerlendirirken gazetelere manşet olacak bir ifade kullanmıştır: "Ermenistan KGAÖ'nün lokomotifi olmuştur."[4] Bu açıklamanın ardından bir yıl bile geçmeden Ermenistan yönetiminin NATO'yla ilgili açıklamaları Rus ve Ermeni basınında değişik tartışmaları beraberinde getirmiştir.

25-27 Mayıs 2010'da Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın Brüksel'deki temasları sırasında bazı önemli açıklamalar yapılmıştır. Anders Fogh Rasmussen ve S.Sarkisyan'ın ortak basın toplantısında (26.05.2010) NATO Genel Sekreteri bu örgütün, muhtemel bir Azerbaycan-Ermenistan savaşında Dağlık Karabağ olaylarına müdahil olmayacağını açıklamıştır. Rasmussen NATO'nun Karabağ sorunun çözümünde yer almadığını, fakat örgütün Minsk Barış Sürecinin desteklediğini açıklamıştır. Sarkisyan ise Ermenistan'ın NATO üyeliğine girmek gibi bir düşüncesinin olmadığını söylerken çelişkili bir açıklamada bulunmuştur: "Ben ne bugün ne de daha önce NATO'nun Dağlık Karabağ çatışmasının çözümü sürecinde, özellikle durumun gerginleşeceği ve savaş aşamasına geçeceği takdirde her hangi bir rol almayacağını duydum. Bilindiği üzere Karabağ sorunuyla AGİT Minsk Grubu uğraşmaktadır. Ermenistan ve Azerbaycan Avrupa Konseyi üyeleridir ve Avrupa kurumları gerek sorunun çözümünde gerekse ilişkilerimizin normalleşmesi sürecinde yer almaktadırlar." Sarkisyan NATO'nun aynı zamanda Avrupa'da güvenlik meselelerinden de sorumlu olduğunu vurgulamış, ardından da "Benim söylediklerimi, eğer yarın bölgede çatışma çıkarsa NATO'nun doğrudan bölgeye gireceği şeklinde algılanmamalı" demiştir.[5]

Aslında bu çelişkili açıklamanın amacı Ermenistan'ın NATO ile sıkı ilişkilerden yana olduğu mesajını vermektir. Bu açıklama değişik yorumları da beraberinde getirmiştir.

Bazıları bunu muhtemel Azerbaycan-Ermenistan çatışmasında Erivan'ın güvenlik kaygılarının olması ile ilişkilendirmişlerdir.

Ayrıca 2008'de Gürcistan-Rusya çatışmasında, 2010'da Kırgızistan olayları sırasında KGAÖ'nün pasif tutumu Erivan yönetimini bu türden bir açıklama yapmaya zorlamış olabilir. Muhtemel bir çatışmada KGAÖ'nün duruma müdahalesi zaten zor olsa gerek. Örgütte yer alan Orta Asya ülkelerinin, ayrıca Belarus'un böyle bir karara onay vermesi neredeyse imkansızdır.

Bugün Ermenistan, Azerbaycan topraklarının işgal faktörünü "Karabağ-Azerbaycan" çatışmasının sonucu olarak sunmaktadır. Bu durumda Erivan ve Moskova arasında imzalanmış anlaşmalara dayanarak Rusya'yı doğrudan askeri müdahale sürecine çekmek o kadar da kolay olmayacaktır.

Bilindiği üzere AGİT Minsk Grubu Madrid ilkeleri üzerinden gizliliği kaldırmış ve Azerbaycan tarafı bu ilkeleri kabul ettiğini resmen açıklamıştır. Bu ilkeler doğrultusunda çatışma bölgesinde barış güçlerinin bulundurulması da söz konusudur. [6] Eğer bu süreç çalışırsa NATO güçlerinin zaten bölgeye gelebilme ihtimali artmaktadır.

Tüm bunları göz önünde bulunduran Ermenistan yönetimi 9 Haziran 2010'da Ermenistan Cumhuriyeti-NATO Bireysel Partnerlik Eylem Programı (IPAP - Individual Partnership Action Plan) üzerindeki gizliliği de kaldırmıştır. Bu karar diğer bakanlıkların da mutabakatıyla, uluslararası siyasi-stratejik işbirliğinde saydamlığı temin ve kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla alınmıştır. Programın metni Ermenistan Dışişleri Bakanlığı'nın resmi web sitesinde yayınlanmıştır. Ermenistan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Program siyasal ve savunma güvenliği konularının yanısıra, kamuoynun bilgilendirilmesi, acil durumların planlanması vd. konulara değinmektedir.[7] Programın 1.2 (Komşularla İlişkiler) başlığını taşıyan maddesinde "Ermenistan bölgesel istikrarın sağlanmasına çalışacağı, NATO üyesi olan Türkiye'yle yapıcı bir diyalogu geliştireceği" öngörülmüştür. Böylece Ermenistan ve NATO 2005 yılından itibaren Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesine start vermişlerdir.

Bazı uzmanlar Ermeni hükümetinin IPAR belgesini açıklamasının nedenini bölgedeki statükonun kırılması ve Erivan'ın siyasi manevra alanının daralması olarak görmektedirler.[8]

Fakat yapılan yorumların neredeyse tümünde Ermenistan için NATO'yla işbirliği KGAÖ'nün önemini hiçbir şekilde azaltmayacağı vurgulanmaktadır.

KGAÖ üyeliği Ermenistan dış politikasının anahtar maddelerinden biridir. Ermenistan Silahlı Kuvvetleri Rus askeri doktrini esas alınarak kurulmuş, Rus silahlarıyla silahlanmıştır. Ermenistan Ordusunun modernizasyonu sorunu Erivan'a her türlü siyasi, ekonomik ve askeri yardım yapan Rusya'ya bağlıdır. Kısacası bugün ortada Moskova ve Erivan ilişkilerini tehdit edecek her hangi bir gelişme yaşanmamaktadır.[9]

Rusya'nın Güney Kafkasya politikasında Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan konusundaki yaklaşımının ortak paydası Rusya'nın Kafkaslardaki varlığının korunması ve devam ettirilmesidir. Bu ülkelerin Batı'yla ilişkilerinin geliştirilmesi "Avro-Atlantik" senaryosu olarak görülmektedir. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi Rusya'nın Kafkaslardaki çıkarlarına ters düşmektedir.[10] Rusya Ermenistan'ın Batı'yla ve Türkiye ile yakınlaşmasına belli ölçüde müsaade etmektedir. Bu yüzden Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin gelişmesine Rusya'nın verdiği desteği samimi olarak algılamak çok safça bir yaklaşım olsa gerek. Rusya bu süreci en iyi değerlendiren ülkedir. Bu yakınlaşmadan Azerbaycan'ın duyduğu rahatsızlık, Bakü ve Ankara arasında yaşanmış gerginlik, netice itibariyle Ermenistan-Türkiye yakınlaşmasının sekteye uğraması – tüm bunlar Rusya'nın Kafkaslardaki manevra alanını daha da genişletmiştir. KGAÖ'nün lokomotifi olarak adlandırılmış Ermenistan NATO trenine bağlanmak[11] istese bile Rusya hiçbir zaman buna müsaade etmeyecektir. Ermenistan'ın complemantarist politikası hiçbir zaman Ermenistan-Rusya ilişkilerinin önemini azaltmayacaktır. Rusya'nın Ermenistan'a sırtını çevirmesi Erivan yönetimi için bir felaket anlamına gelmektedir.

 

Türkiye Bu Sürece Alet Edilmemeli!

ABD Dışişleri Bakanı H.Clinton'un 4-5 Haziran Güney Kafkasya seyahati sırasında yaptığı açıklamalar Türkiye-Ermenistan ilişkileri ve Türkiye-Ermenistan sınırının açılması konusunun gündeme gelmesine neden oluyor. Basında yer alan haberlere Türkiye Dışişleri Bakanlığı 5 Temmuz tarihinde Kars Valiliği'ne bir yazı göndererek Türkiye ile Ermenistan arasındaki tek geçiş olan Doğukapı'nın durumu ile ilgili bilgi istemiştir. Dışişleri Bakanlığı'nın yazısında, iki ülke arasında imzalanmış protokollere atıfta bulunularak öngörülen sürecin detayları hatırlatılmıştır. Söz konusu protokollerin iki ülkenin Meclisleri'nden geçmesi halinde yürürlüğe gireceği, ancak Meclisler'den ne zaman geçeceğinin bilinmediği vurgulanarak, sınırın açılması gündeme geldiği takdirde, sınırın hazır hale getirilmesinin ne kadar süre alacağı sorulmuştur. Kars valiliğinden bu soruya "en fazla 1- 1,5 ay içerisinde bütün hazırlıklar bitirebilir" yanıtı gelmiştir.[12]

Eğer gerçekten sınırın açılmasına dair bir niyet belirlenmişse bunun gerekçesi nasıl açıklanacaktır? Çünkü ortada başarısız ve acı bir tecrübe mevcut. 2009 yılında Ankara'nın Türkiye açısından hiçbir anlam ifade etmeyen "Ermeni açılımına" itilmesi, diplomatik alanda yaşanan kayıplardan ders çıkarılması gerekmez mi? Ermeni açılımı süreci Türkiye'nin çıkarları göz ardı edilerek, muhtemel muhasebesi yapılmadan başlatılmış, Ermenistan tarafından sekteye uğratılılmış, faturası ise Türkiye'ye çıkarılmıştır. ABD Dışişleri Bakanı H.Clinton'un 4 Haziran 2010'da Erivan'da yaptığı açıklama bu tespitimizi tam olarak doğrulamaktadır: "Biz Türkiye'yle ilişkilerin tesisi konusunda Ermenistan Cumhurbaşkanı'nın siyasetine hayranlık duyuyoruz ve karşı tarafın teşebbüs ettiği pürüzlere rağmen Ermeni tarafının imzasını geri çekmemesine ilişkin Erivan'ın Nisan ayındaki kararından etkilendik."[13]

Türk dış politikasının "Ermeni açılımı" sürecinden aldığı yaralar henüz iyileşmemişken tekrar böyle bir sürece devam etmesi ne kadar akılcıdır? Bu süreç bölge aktörlerinin ve büyük devletlerin çıkarları üzerinde geliştirilmiştir.

ABD yönetimi en azından Ermeni seçmenlerinin ve diasporasının desteğini kazanacaktır.

Rusya Kafkasya'daki denge değişimini lehine yönetecektir.

Ermenistan Karabağ konusunda taviz vermeden sınırın aşılmasıyla kazanım edinecektir.

Süreçten kötü etkilenen ise iki devlet olacak: Türkiye ve Azerbaycan.

 


 

[1] Нора Геворкян, Политика НАТО в регионе Южного Кавказа,http://ap.rau.am/?page=statja&st_id=53

[2] Ermenistan'ın IPAP'a katılım isteği 2004 yılında açıklamış ve. Mayıs 2005'de Brüksel'e sunmuştur. Aralık 2005'de Ermenistan hükümeti ve NATO arasında ilgili anlaşma imzalanmıştır.

[3] Нора Геворкян, Политика НАТО в регионе Южного Кавказа,http://ap.rau.am/?page=statja&st_id=53

[4] Армения выступила локомотивом развития ОДКБ – Бордюжа, http://www.regnum.ru/news/1193698.html.

[5] "Локомотив ОДКБ" Армения хочет прицепиться к натовскому поезду , http://salamnews.org/news/13215, 10.07.2010.

[6] "Локомотив ОДКБ" Армения хочет прицепиться к натовскому поезду , http://salamnews.org/news/13215, 10.07.2010.

[7] Armenia declassifies Armenia-NATO individual partnership action plan, http://news.am/tur/news/24531.html. Programın tam metni için bkz: Individual Partnership Action Plan 2009 Armenia, http://www.mil.am/eng/?page=50.

[8] Азербайджан и армянская диаспора остановили НАТО на Кавказе, http://www.regnum.ru/news/polit/1303120.html

[9] Э.Велиев, НАТО и Армения сближаются?, http://www.zerkalo.az/2009-10-15/politics/3653-rossiya-kavkaz-armeniya

[10] Александр Крылов, Непредсказуемый Южный Кавказ, http://www.stoletie.ru/rossiya_i_mir/nepredskazujemyj_juzhnyj_kavkaz_2010-07-06.htm

06.07.2010.

[11] "Локомотив ОДКБ" Армения хочет прицепиться к натовскому поезду , http://salamnews.org/news/13215, 10.07.2010

[12] Sınırda son dakika, Hürriyet, 10 Temmuz 2010.

[13] Хиллари Клинтон: В армяно-турецких отношениях мяч на стороне противника, http://news.am/rus/news/24138.html

Ali Asker

İlk Öğretim-Lise:: Alpan Köy-Azerbaycan

Üniversite: Azerbaycan Teknik Üniversitesi- Bakü Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2 Üniversite)

Yüksek Lisans: Marmara Üniversitesi SBE Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Genel Kamu Hukuku

Doktora: Ankara Ü. SBE Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Genel Kamu Hukuku

 

Uzmanlık Alanı: Rusya, Orta Asya, Kafkaslar. Demokratikleşme ve Rejim Değişimleri. Türk Dünyası çalışmaları.

 

Bildiği Diller:

Rusça

Azerbaycanca

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

1993-1996 İmpuls LTD Şirketi, Genel Müdür danışmanı

1998-2000 Millet gezetesi (Azerbaycan, temsilci muhabir)

2007-2010 (Ayna ve Zerkalo gazeteleri Türkiye temsilcisi)

2009 – ASAM

2009- 21. Yüzyıl T.E.

 

Bilimsel Çalışmalar
Kitaplar
a) Telif Eserler
Azərbaycan hüquq tarixi:cinayət hüququ (qədim zamanlardan 1920-ci ilədək), Azərnəşr, Bakı, 1999, (Mehman Dəmirli ilə birlikdə), 200 s.
Kaymakam Adaylığı Sınavına Hazırlık (Editörler: Tezel Öçal ve Zehra Odyakmaz), Savaş Yayınları, Ankara 2004, 1159 sayfa
Konu Anlatımlı –Testli Anayasa Hukuku, İdare Hukuku ve İdari Yargı (Zehra Odyakmaz ve Ümit Kaymakla birlikte), 1. baskı (448 sayfa), 2. baskı (522 sayfa). 2004 (1. baskı), Ankara 2004 (2. baskı)
Soykırımdan fazlası (Kafkaslarda Ermenilerin yaptıkları mezalim ve Hocalı soykırımı üzerine)- belgesel senaryosu, 43 dak. (tamamlanma aşamasında)
 
b) Çeviri, Aktarma, Derleme, Düzenleme ve Editörlük
Yeni Anayasalar: BDT ve Baltık Ülkeleri, (Dr. Abdurrahman Eren’le birlikte), TİKA Yayınları, Ankara 2005, (Rusça, Ukraynaca, Türkmence, Özbekçe ve Azerbaycan Türkçesinden aktarma ve çeviri, düzenleme, açıklama ve Giriş Makalesi)
Mirza Bala Mehmetzade, Azerbaycan Misak-i Millisi, (Elşad Mahmudov’la birlikte), Azerbaycan Kültür Derneği Yayınları, Ankara 2002, , 87 s., (Osmanlıcadan aktarma ve şerhler)
 
Şahidin Xatirələri, AHC maliyyə naziri Əbdüləli Əmircanın xatirələri Ayna gazetesi, 1, 8, 15, 29, aprel 2006. (Türkiye Türkçesinden Azerbaycan Türkçesine aktarma, kitap olarak yayın aşamasında)
Hüseyin İsmayılov, Azerbaycan’da Aşık Sanatı, Alpan Yayınları, Ankara, 2008, (Azerbaycan Türkçesinden Aktarma, Mahire Gayıbova ile birlikde).
Cemil Hasanlı, Soğuk Savaşın Sınav Meydanı: Türkiye-SSCB İlişkileri, Bilgi Yayınları, Ankara, 2010 (Baskı aşamasında)
 
Tezler:
Doktora: Eski Sosyalist Ülkelerde Siyasi Rejim Değişmeleri, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı/Genel Kamu Hukuku, (Dnş. Prof.Dr.Anıl Çeçen) Ankara 2007, 391 s.
Yüksek Lisans: Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasında Devlet Sistemi ve Temel Öğeleri, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı/Genel Kamu Hukuku,  (Dnş.: Prof.Dr. Mehmed Akad İstanbul,, 2000, s.137.
 
Makaleler
-       Telif
Auen Kilsə Qanunnaməsində cinayət hüququ normaları (Mehman Demirli ile Birlikte), Qanun, Bakı 1996.
Mədinə şəhər dövlətinin təşəkkülü və konstitusiyasının əsas cəhətləri, Qanun No:8, Bakı 1997.
Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasına Göre Devlet Organlarının Yapısı ve İşleyişi, Yeni Türkiye Dergisi (Türkoloji ve Türk Tarihi Araştırmaları Özel Sayısı), Ankara 2003, s. 207,
Azerbaycan Cumhuriyetinde Kadın Hakları ve Günümüz Sorunları, Yıl: 1, Sayı: 1, s. 21-23. Türk Dünyası İnsan Hakları Bülteni, Ankara, Eylül 2004.
Erivan’a Yılbaşı Hediyesi: Rusya Ermenistan’ı Saldırı Amaçlı Silahlarla Donatıyor, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:107, Mart 2009, s. 18-20.
Gürcistan ve Azerbaycan Askeri İşbirliğinde, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:108, Nisan 2009, s. 15-17.
Ermenilerin Azerbaycan’da Yaptıkları Soykırımlar ve Devam Eden Çözümsüzlük, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:108, Nisan 2009, s. 28-38.
Gergin Gündem: Türkiye-Ermenistan Sınır Kapısı SorunuStratejik Analiz,Cilt: 10, Sayı 109, Mayıs 2009, s.30-36.
Gürcistan'da Sıcak gelişmeler:  Tamamlan(ma)mış Devrim, Paylaşılamayan Bölge,Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:110, Haziran 2009, s. 30-36.
ABD-Rusya Rekabeti Bağlamında Manas Üssü Sorunu, Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:111, Temmuz 2009, s. 20-23.
Azerbaycan’da Demografik Gelişmeler Işığında Bazı Tespit ve Tahminler, Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:111, Temmuz 2009, s. 64-72.
İç Savaş Eşiğindeki Kuzey Kafkasya, 21.Yüzyıl Dergisi, Ekim 2009, Sayı:10, s.43-52
Rusya’nın Modernizasyonu Mümkün mü? , 21.Yüzyıl Dergisi, Kasım 2009, Sayı:11, s.69-74
Kafkaslarda Barışa Giden Yol Savaştan mı Geçmeli? , 21.Yüzyıl Dergisi, Aralık 2009, Sayı:12, s.65-74
Türkiye Azerbaycan İlişkilerinin Çok Boyutlu Temelleri, 21.Yüzyıl Dergisi, Ocak 2010, Sayı:13, s.37-54 (Arif Keskin ve Kamil Ağacan’la birlikte)
Bakü'de Kuzey’den Esen Rüzgarlar, 21.yüzyıl Dergisi, Şubat 2010, Sayı:14, s.7-10
 ‘’Ermeni Açılımı’’ Sonrası Türkiye-Azerbaycan İlişkileri, 21.Yüzyıl Dergisi, Mart 2010, Sayı:15, s.45-56
Kırgızistan’da Bitmeyen Devrim mi, Fillerin Tepişmesi mi? , 21.Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2010, Sayı:17, s.33-40
Ankara’dan Medvedev Geçti: İlişkilerin Değerlendirilmesi, 21.Yüzyıl Dergisi, Haziran 2010, Sayı:18, s.49-56.
Sırat Köprüsü Kadar Zorlu Geçiş, 21.Yüzyıl Dergisi, Temmuz 2010, s. 65-72.
Rusya Federasyonu’nun Yeni Askeri Doktrini Bir Tepki Belgesi mi?MSI, Sayı: 054, Nisan 2010, s. 48-54.
Protokoller, “Soykırım Tasarısı” ve Türkiye-Ermenistan İlişkileri, Türk Yurdu Dergisi,
Kırgızistan Yol Ayrımında: Demokrasiye mi, Otoriterizme mi? 2023 Dergisi, Yıl:9 Sayı:109.
Herkesin Sınıfta Kaldığı Ders: Kırgızistan Olaylarında Okunması Gerekenler, 2023 Dergisi, Temmuz 2010, Sayı: 111, s. 54-58.
Medvedev’in “Eksen Kayması”: Ne Kadar Kayabilir ki? 21.Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2010, Sayı:20, s. 39-48.
Rusya’nın Balkanlar Politikasının Bazı Hususları, 2023 Dergisi, Ağustos 2010, Sayı:112, s. 54-59.
Kilise Savaşları: Moskova-Kiev-İstanbul, 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2010, Sayı: 21, s. 31-38.
Kafkasya’daki Silahlanma Rusya-Türkiye İlişkilerinin Neresinde? 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı: 22, s. 21-28.
Kırgızistan Seçimleri Demokratikleşmeye Vesile Olabilir mi? 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2010, Sayı: 23, s. 8-10.
Ermenistan'da Anayasal Dönüşüm Süreci ve Anayasanın Temel Özellikleri, Ermeni Araştırmaları Dergisi, Sayı: 36, Terazi Yayıncılık, Ankara Kasım 2010, s. 191-218. 
Qırğızıstanda demokratik transformasiya cəhdi, Analitik Baxış, Say:4, SAM,  s. 22-28.
Rusya'nın Afganistan Politikasında Belirsizlik, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2011, Sayı: 25, s. 39-45.
Gözetlemeye Devam: Gebele Radar Üssü’nün Modernizasyon, EkoAvrasya, Yıl:4, Sayı: 14, Bahar 2011, s.36-37.
Türkiye-Ermenistan İlişkileri ve Rusya’nın Tutumu, 21. Yüzyıl Dergisi, Şubat 2011, Sayı: 26, s. 15-21.
Rusya: Olgular ve Tahminler Işığında, Mart 2011, Sayı: 27, s. 45-51.
Mağrip’ten Esen Rüzgarın Rusya’da ve Güney Kafkasya’da Etkileri, 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2011, Sayı: 28,  s.39-46.
 
 
 -       Aktarma ve Çeviri
Sergey Yatsenko, Vusunlar, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:1, Ankara 2002, s. 776-781. (Rusçadan çeviri)
 Nikolay Bokovenko, Tagar Kültürü, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:1., Ankara 2002,s. 518-525. (Rusçadan çeviri)
Sergey G.Skobelev, Vladimir N.Nechiporenko, Stepan V.Pankin, Arkeolojik Kaynaklara Göre Orta Yenisey Kırgızları, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 391-396. (Rusçadan çeviri)
Boris İ.Marşak, Türkler ve Soğdlular, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 170-178. (Rusçadan çeviri)
İrina F.Popova, Orta Asya Türkleri ve Erken Tang Çin Devleti, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 127-132. (Rusçadan çeviri)
Yuriy F.Buryakov, Eski ve Orta Çağ Dönemlerinde Büyük İpek Yolu Üzerinde Orta Asya Türkleri, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:3., Ankara 2002, s. 234-242. (Rusçadan çeviri)
Yunus Nesibli, Orta Çağ Gürcü Kaynaklarında Türkler, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:4., Ankara 2002, s. 722-730. (Rusçadan çeviri)
Svetlana İ. Valiulina, İdil Bulgarlarında Cam Sanatı, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:6., Ankara 2002, s.55-62. (Rusçadan çeviri)
Yuriy F. Buryakov, Timur, Timurlular ve Bozkırın Türk Göçebeleri, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:8., Ankara 2002, s. 534-539. (Rusçadan çeviri)
Talaybek Koyçumanov, Temirbek Bobuşev, Sovyet Sonrası Orta Asya Geçiş Ekonomilerinin Sorunları ve Entegrasyonun Geleceği, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.15-23. (Rusçadan çeviri)
Kamil Veli Nerimanoğlu, Azerbaycan’ın Devlet Dili Siyaseti, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.244-251. (Azerbaycan Türkçesinden aktarma)
Aman Hanberdiyev, Türkmenistan’da Eğitim ve Bilgisayar, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s. 815-827. (Rusçadan çeviri)
Ovez Gündogdiyev, Türkmenlerde Savaş Sanatı ve Silahlar (VI-XVI. yy.), Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.828-833. (Rusçadan çeviri)
Rafael Muhammetdinov, Boşevizm, “Milli” Komünizm ve M.Sultan Galiyev Fenomeni, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:18., Ankara 2002, s.843-853. (Rusçadan çeviri)
Djenish Djunushaliev, Kırgızistan’da 1916 İsyanı, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:18., Ankara 2002, s.627-630. (Rusçadan çeviri)
S.Oboznov, Rusya ve Latin Amerika BM`de: İşbirliği Sorunları ve Geleceği, Avrasya Dosyası, BM Özel, İlkbahar 2002, Cilt:8, Sayı:1, s. 225-237. (Rusçadan ceviri, A.İsayev ile birlikte).
Nursultan Nazarbayev, Krizin Anahtarları, Stratejik Analiz, Cilt:10, Sayı:110 Haziran 2009, s. 89-95.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 20-11-2019

Kara Bahar Operasyonunu başladı

Küresel güçler kendi çıkarlarına uygun bir dünya düzeni yaratmak ve hazırladıkları senaryoyu hayata geçirebilmek için önce bir tehdit yaratmak sonra da o tehdidi bertaraf etmek üzere yerelden küresel ölçeğe değişen ortaklıklar ve ittifaklar teşkil ettiler.