KISA VADELİ DURAKSAMA, UZUN VADELİ POTANSİYEL: KAZAKİSTAN’DA YABANCI SERMAYE

Yazan  06 Kasım 2009
Dünyaca ünlü The Economist dergisinin düzenlediği Economist Konferanslarından birisinin de 24 Eylül tarihinde Astana’da yapılacağının reklâmı bazı batı ve Kazakistan web sayfalarında duyurulmuştur.

Resmi adıyla Kazakistan Hükümeti ile Üçüncü İş Dünyası Yuvarlak Masası olarak bilinen bu organizasyon 'Kısa vadede duraksama, uzun vadede potansiyel?' başlığı altında düzenlendi. Kazakistan'ın Başbakanı Karim Masimov'un da katılacağı bu toplantının amacı, küresel krizden etkilenen ülkeler arasında ilk sırada olan Kazakistan için bir nevi durum değerlendirmesi ve ileriye dönük yatırım imkânlarının ve potansiyelinin tespit edilmesi olmuştur.

Durum değerlendirmesini biz de yapmaya çalışalım. İlk bakışta Kazakistan'ın halihazırdaki durumunu ana hatlarla şu şekilde özetleyebiliriz:

Doğal kaynaklar – Kazakistan'ın en güçlü yönü;

Beşeri kaynaklar (insan kaynakları) – kalifiye eleman (mesleki ve sayısal) yeterliliği açısından pek çok ülkeye nazaran sınıfta kalmaktadır;

Finans kaynakları (yabancı sermaye) – bu alanda da durum yeterince iyi değil, yabancı sermaye genelde hammadde sektöründe mevcut;

Küresel mal ve hizmet piyasası – bu sektörde de dünya genelinde geride kalmaktadır.

Görüldüğü gibi durum pek içler açıcı değil, ama yine de yukarıda sıralanan kıstasların birincisine göre potansiyelimizin güçlü olması bir umut kaynağı olmaktadır. Çünkü her şeyden önce Kazakistan topraklarının bir 'kimyasal elementler tablosu' olduğu göz önünde bulundurulursa bu ülkenin geleceğinin parlak olması gerektiği düşünülür. Kazakistan'ın doğal kaynaklarının sadece petrol ve gazla sınırlı olmayıp, buna eklenebileceklerin listesi epey uzatılabilir: altın, demir, kömür, uranyum, osmiyum, vesaire. Bunlarla birlikte Kazakistan'ın dünyada en büyük üç buğday ihracatçısından biri ve topraklarının genişliği açısından dünyanın 9. ülkesi olduğunu da unutmayalım. Hal böyleyken diğer üç kıstasa göre 'zayıf' notun geçici bir durum olduğu umulmaktadır. Özellikle yabancı sermaye konusu küresel kriz ortamında büyük önem kazanmaktadır. Diğer iki hususta ilerlemek ise, Kazakistan'ın kendi insan kaynaklarını yetiştirmesi ve uluslararası piyasaya mal ve hizmet sunması her ne kadar zor olacaksa da zaman meselesidir.

Yabancı sermayenin ülkeye girişinin Kazakistan'ın içinde bulunduğu duraksama döneminden çıkmasına yardımcı olacağı beklenmektedir. Sektöre göre değerlendirirsek, maalesef, günümüz Kazakistan'da bulunan yabancı sermaye çoğunlukla (tüm yatırımların 2/3) ülkenin hammadde rezervleri yüzünden mevcuttur. Bu durumun da doğal kaynakların var olduğu sürece devam edeceği malumdur. Nitekim Kazakistan'daki Amerikan Ticaret Odası Başkanı Kenneth Mack'ın görüşüne göre Çin, ABD ve Avrupa şirketleri Kazakistan piyasasını petrolün tükendiği gün terk edecektir. Böyle bir durumu önlemek için Kazakistan'da başka sektörlerde uygun şartlar ve kolaylıklar uygulayarak imkânlar oluşturmak gerekir ki hammaddeye bağımlılığımızdan kurtulalım.

Resmi kurumlara göre ise, 2009 yılında Kazakistan ekonomisine doğrudan yabancı yatırımların seviyesi yükselecek, düşüşten ziyade bir duraksama yaşansa da uzun vadede kar elde etmek isteyenler yine de yatırım yapacaktır. Örneğin, Merkez Bankası'nın verilerine göre 2008 krizinde Kazakistan'a net yatırımlar 12,4 milyar doları bulmuştu.

Petrol ve doğal kaynak sektörleri dışında tarım sektörü de yatırımcıların ilgisini çekmektedir. Özellikle yaşanan gıda krizinden kaynaklanan önceliklerin yeniden değerlendirilmesi sonucunda tarım ve gıda sektörü devletin öncelik verdiği alanlar haline gelmiştir. Bu doğrultuda Kazakistan devletinin yeni ortaklıklar kurarak yeni projelerin hayata geçirilmesi beklenmektedir.

Bu istikamette Kazakistan Avrupa ve Asya ülkeleriyle ikili iş forumları düzenlenmektedir. Onlardan biri eylül ayında Akmola ilinde düzenlenen "Akmola İnvest – 2009" 1. Uluslararası Forumu olmuştur. Avusturya, Belarus, Almanya, İsrail, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Ukrayna şirketleri katılmış, tarım ve hayvancılık sektöründeki projeler tartışılmıştır. www.kazakh-zerno.kz sitesinin haberine göre Forum sonucunda bazı somut projeler hayata geçirilmek üzere anlaşmalar yapılmıştır. Örneğin, et ürünleri üretimi için iklim ve hayvan besicilik şartlarının çok uygun olduğu Akmola ilinde ABD'li bir şirket 8 milyon Avro tutarında yatırım yapmayı ve fabrika kurmayı planlamaktadır. Bununla birlikte süt üretim tesisleri için de anlaşmalar yapılmış, projelerin tamamlanmasının 1–2 seneyi bulması beklenmektedir.

Bu tür atılımlar başka illerde değişik sektörlerde de yer almaktadır. Bu yılın başında Pavlodar ilinde açılan ve faaliyete geçen yabancı sermayeli bir deri fabrikası da en canlı örneklerden biridir. Fabrikayı kuran İtalyan şirketi uluslararası standartlarda ayakkabı üretimi için yüksek kalitede deriyi pazarlamayı düşünmektedir. (Burada bir parantez açıp, yıllarca, özellikle 1990'lı yılların başlarında Kazakistan'la dericilik sektöründe alışveriş hacmi ve potansiyeli göz ardı edilemeyecek kadar büyük olan, dericilik sektöründe engin birikime ve kalifiyeli elemanlara sahip olan Türkiye'nin bu adımı atması daha doğal olacaktı demekten kendimi alıkoyamıyorum!)

Bununla birlikte General Motors'un Chevrolet montaj fabrikası geçen yaz Kazakistan'da faaliyete geçmiş, üretime başlamıştır. Amerikalıların kriz ortamına rağmen böyle bir işe girişmesinin de bir nedeni olmalı ki bu yatırımı yapsın. Yeni pazarlar arayışında olan Batılı şirketler gözlerini Asya'ya çevirmiş, Kazakistan'ın nüfusunun azlığına rağmen Çin ve Rusya gibi ülkelere yakınlığını iyi değerlendirmiş durumdadırlar.

Kazakistan da bu gelişmeleri destekliyor, kendisinin Avrasya'nın ulaşım koridorlarının merkezi haline dönüşmesi için çaba gösteriyor. Bu bağlamda devlet daha aktif çalışmalara başlamış, yatırımcılara özel devlet desteğini içerecek paketlerin geliştirilmesini öngörülmüştür. Artık öncelik yatırımların hacmi veya sayısı değil, kalitesi olacak, yatırımcılara ona göre destek verilecekmiş. Her şeyden önce en önemli kıstas hammadde ve doğal kaynaklar dışındaki sektörler desteklenecektir. Bu amaçla "JE Austin" uluslararası danışmanlık şirketi ile rekabet teorisinin fikir sahibi Harvard Üniversitesi profesörü Michael Porter'in katılımıyla gerçekleştirilen araştırma sonucunda 23 sektör seçilmiş, bu sektörlerde yatırımcılara cazibeli şartlar ve imkânlar sunulacaktır. Onların bazıları şöyledir: inşaat, gıda, tarım, turizm, kimya, eczacılık, ulaşım ve lojistik.

Ülkeler arasında Kazakistan'a yatırım açısından lider ABD (1993–2008 yılları arasında ülkeye gelen doğrudan yatırımlar - 16,8 milyar ABD doları) olup onu Britanya, İtalya, Hollanda, Almanya, Rusya ve Çin izlemektedir. İsviçre'nin ve Fransa'nın yatırımları da yükselmekte, Arapların ve Çinlilerin de bölgeye ilgisi artmakta, büyük projelere imza atılmaktadır. Bu tabloda Türkiye'den gelen yatırımlar (1993–2008 yılları arasında ülkeye gelen doğrudan yatırımlar - 1,3 milyar ABD doları) mütevazı kalmaktadır.

Özetle "Made in Kazakhstan" ürünlerinin üretimi için devlet kurumları kollarını sıvamış, şuanda duraksamış gibi görünen Kazakistan ekonomisi uzun vadede potansiyelini yükseltmek için imkânları mevcut, tek problem bu imkânların zamanında ve etkili bir şekilde değerlendirilmesidir.

*21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Türk Dünyası Araştırmaları Bilimsel Danışmanı

Aygerim Şilibekova

4 Ocak 1980 tarihinde Kazakistan'ın Jambıl ilinde dünyaya gelmiştir. 1996'da Jambıl lisesini birincilikle bitirerek Lisans eğitimini Taraz Devlet üniversitesi, Ekonomi Bölümünde üstten dersler alarak 1999'da üstün başarıyla tamamlamışır. T.C. M.E.B. burslusu olarak gittiği Türkiye'de Ankara üniversitesi TöMER'de Türkçe eğitim almış, 2004 yılında İstanbul üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslar arası İlişkiler anabilim dalında Yüksek Lisans programını başarı ile bitirmiştir. “Orta Asya güvenlik sistemi bağlamında Kazakistan-Türkiye ilişkileri” adlı doktora tezi ile Astana'da bulunan L.N.Gumilev Avrasya Ulusal üniversitesi, Uluslar arası İlişkiler Bölümünden Doktor ünvanını almıştır (2009).

2007 yılında TüBİTAK'ın Yabancı Araştırmacılar bursunu kazanmış, Türkiye'de tezinin kapsamına giren araştırmalar için 6 ay bulunmuştur. Avrasya Ulusal üniversitesi'nde 2008-2009 eğitim-öğretim yılının genç araştırmacısı seçilen Dr. Şilibekova, Tokio Boeki şirketinin “Yetenekli Genç Araştırmacı” ödülünü kazanmıştır.

Ocak 2009'dan itibaren Avrasya Ulusal üniversitesi Uluslararası ve Bölgesel Araştırmalar Merkezi'nin müdürü olarak görev yapan Dr. Şilibekova aynı zamanda Bölgesel çalışmalar Bölümünde Yrd. Doç. olarak Yüksek Lisans derslerini vermektedir. Uzmanlık alanları uluslararası örgütler, kalkınma ve güvenlik olup, bölge olarak Orta Asya (Kazakistan merkezli) ve Orta Doğu (Türkiye merkezli) üzerinde çalışmaktadır.

Ana dili Kazakça'nın dışında Rusça, Türkçe, İngilizce, Almanca ve Fransızca bilmektedir. çalışmaları Kazakistan başta olmak üzere Türkiye, Rusya, İngiltere, Bulgaristan, Hollanda, Amerika, Güney Kore gibi ülkelerde yayınlanmıştır. (2009 yılı itibariyle 40 makale, 3 kitabın editörlüğü, 16 uluslararası konferans ve sempozyum bildirisi)  

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları
KORONAVİRÜS SALGINININ KÜRESEL ve  TÜRK EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Köksal Taşkent   - 01-04-2020

İran ve Korona Salgınının Etkileri

İran hükümetinin Korona salgının yayılmasında, ilk günlerdeki ihmali, ülkedeki yapısal değişim arzusunu güçlendirdi. Bu şok edici olay, sistemi ampirik olarak halkın önünde durma noktasına getirdi. İran'daki karar vericiler, bir diğer değişle siyasi erk, virüsü hükümet için bir siyasi propaganda mal...