"ABD, Türkiye ve İran arasındaki ilişkinin beklenmedik sonuçları olabilir."
Dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığı kadar çelişkili görüşleri besleyen bir tarihi derinliğe sahip olan Ortadoğu’da, Türkiye’nin izlediği politikalar, genel olarak Türk-Arap ilişkileri çerçevesinde şekillenmiştir.
İran’ın ekonomik ve siyasi hayatında petrolün önemini vurgulamaya gerek yoktur. İran ekonomisi uzun zaman petrole dayalı bir ekonomiyken, son zamanlarda özellikle de doğal gaz ekonomide önemli yer tutmaya başlamıştır.
İran seçimleri ve arkasındaki gelişmelere yönelik yorumlara bakıldığında birbirine zıt ve çelişkili analizler görmekteyiz. Temel eksikliği bütüncül bir bakış açısının ortaya çıkarılamaması oluşturulmaktadır.
Türkiye ve Suriye, sadece on yıl öncesine kadar çatışmanın hatta savaşın eşiğinde olan iki ülkeydi. İkili ilişkileri en iyi tanımlayan ifade hiç şüphe yok ki “çatışmalar bileşkesi”ydi.
Hamas ve El Fetih arasında Haziran 2007’den beri süregelen kavga hem toplumsal hem de siyasal anlamda Filistin’i parçalara ayırmış durumda.
Doğu toplumlarının çoğunda, hatta hemen hemen hepsinde bulunan karakteristik özelliklerden biri olan “duygusal karar verme” Arap toplumunda da baskın bir şekilde kendini gösterir.
Son günlerde Türkiye’de en fazla konuşulan konu hiç şüphe yok ki pek çok değişik sıfatlar ve isimler ile tamlanabilen “açılımlar”.
ABD Başkanı Obama, diplomasi ve diyalog yoluyla bölgedeki gerilimi düşürmeye çalışıyor.
Türk milleti, Filistin/İsrail sorununun başladığı andan bugüne canla başla Filistin halkının yanında yer almıştır. Filistin halkının uğradığı haksızlıkların, baskı ve zulmün ortadan kaldırılması için Türkiye devleti, halkıyla birlikte elinden her gel
Türkmen kenti Telafer’de bugün patlayan bombalardan sonra gözler yine Irak’ın kuzeyine çevrildi. Ancak bölgede 3 gündür basının görmediği ve Türkiye’ye duyurmadığı bir takım gelişmeler yaşanıyor.
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Füsun Sarp Nebil   - 03-07-2020

Erdoğan'ın İnternet ile İmtihanı

2023 seçimlerinde 7 milyona yakın "Z nesli" dediğimiz 1995 sonrası doğan genç ilk defa oy kullanacak. Yani tüm seçmenin % 10'undan fazla bir kitle. Bu rakam tüm partileri korkutuyor.