Kendi Petrolümüzü Çıkaramıyoruz

Yazan  28 Ağustos 2012
Türkiye’deki petrol üretim çalışmalarının teknik ve mali nedenlerden yapılamadığı zaten biliniyordu. Buna şimdi “Hükümetsel” nedenlerde eklenmiş oldu.

Yıllardır Türkiye'nin petrolü olup olmadığına dair halk arasında dolaşmakta olan bir efsane vardır. Kimlerine göre Türkiye aslında petrol zengini ama çıkartılmasına izin verilmiyor, kimilerine göre ise Türkiye'de petrol bulunmuyor. Günümüz teknolojisi ve akademik yayınları ise bu sorunun cevabını kısmen vermektedir. Eğer TPAO (Türkiye Petrol Anonim Ortaklığı) web sitesine bakılacak olursa, Türkiye haritası üzerinde potansiyel petrol sahalarının yeri verilmektedir. Bununla birlikte hiçbir ülke yer altı kaynaklarının tam olarak ayrıntılı haritasını yayınlamamaktadır. Yine de bazı yabancı jeoloji makalelerinde Türkiye'de ki petrol alanları ile ilgili ayrıntılara da rastlanmaktadır. Petrol ve doğal gaz gibi sektörlerde ise akademik çalışmalar uzun bir sürecin sadece başlangıcını oluşturmaktadır. Esas olan petrol veya doğalgaz olduğu düşünülen alanlarda arama çalışmaları başlatmak ya da ev sahibi devlet eper kendi şirketleri ile arama yapamıyorsa, yabancı enerji şirketlerini yatırım yapmaya ikna etmektir. Çünkü ne kadar çok kuyu açma çalışma yapılırsa, petrol ya da gaz bulma ihtimali o kadar artmaktadır. Dolayısıyla Türkiye'nin kapsamlı bir petrol üretimi için binlerce kuyu açma denemesi gerçekleştirmesi gerekmektedir.

TPAO'nun haritasına bakıldığında beş havza da petrol olma olasılığı olduğu sunulmaktadır. Birinci bölge Güney Doğu Anadolu havzasıdır. Türkiye'nin en çok petrol bulunma ihtimali olan bölge İskenderun körfezinden Van Gölü'nün altına kadar olan bir bölgeyi kapamaktadır. İkinci bölge ise Trakya havzasıdır. Marmara bölgesinin içindeki Trakya bölgesi ve sahil şeridinde petrol ve doğal gaz olduğu tahmin edilmektedir. Üçüncü önemli bölge ise Doğu Anadolu havzasıdır. Bu alan da çoğunlukla Kömürlü bölgesi hakkına çalışmalar yapılmaktadır. Dördüncü bölge ise meşhur Karadeniz sahilidir. Türkiye'nin Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar olan bölgesinde zengin petrol kaynakları olduğu tahmin edilmektedir. Son olarak İç Anadolu bölgesinde ise Tuz Gölü çevresinde de hidrokarbon rezervleri olduğu tahmin edilmektedir. Harita da gözükse de çok fazla değinilmeyen bir bölge ise Ege bölgesidir. Yunan adalarının tam karşısındaki Edremit Körfezinde de kaynaklar olabileceği tahmin edilmektedir. Yunanistan kaynaklı haritalar baktığımızda da Ege de petrol bölgelerinin olduğu görülmekte, özellikle Türkiye'ye yakın adaların çevrelerinin altı çizilmektedir. Bu durumda Türkiye'nin son günlerde pek de önemsemediği Ege de ki küçücük kaynaklarının üzerine Yunanistan'ın bayrak dikmesinin önemini anlatmaktadır. Yunanistan'ın buradaki hedefi Yunan bayrağını her yerde dalgalandırmaktan çok adaların kıta sahanlığını elde etmek ve böylece yer alı ve yer üstü kaynaklarında söz sahibi olmaktır.

Öncelikle pek çok araştırmaya göre Türkiye'nin sahip olduğu düşünülen hidrokarbon rezervlerinin özellikle Karadeniz bölgesinde üretiminin çok pahalı olacağı ve karlılık oranının düşük olacağı nedeniyle Türkiye bölgeye yatırım çekememekte, Türkiye'nin de elinde bu petrolü çıkaracak yeterli mali kaynak ve teknoloji bulunmamaktadır. Bu durum nispeten anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü Türkiye daha önce Karadeniz sahilini Bloklara ayırdı ve araştırma yapmak üzere yabancı şirketleri davet etmiştir. Gelen şirketlerden bazıları da araştırmalarını tamamladıktan sonra yatırım yapmaktan çekinmiş ve ekiplerini çekmişlerdir. Fakat son olarak Enerji Bakanı Yıldız'ın "Hakkâri'ye güvenlik nedeniyle yabancı yatırımcıyı çekemiyoruz ve araştırma yapamıyoruz" açıklaması ise teknik bir meseleden çok "Hükümetsel" bir meseledir. Bakan Yıldız her şeye rağmen bölgeye yatırım yapmaya çalışacaklarını ama çalıştıracak insan bulmakta zorlandıklarını da sözlerine eklemiştir.

İnternette çok kısa bir araştırma yapılacak olursa, Türkiye'nin Güney Doğu Anadolu bölgesinin petrol olma olasılığının en yüksek bölgesi olduğunu hatta Hakkâri ilinin adına da bizzat rastlanılabilir. Türkiye'nin bu zengin bölgesinin haritası, terör örgütünün de haritasında olup, son günlerde Hakkâri'de olan acı olaylarda herkesçe malumdur. Sokakta çelik yeleksiz bir hükümet bakanının gezemediği bir bölge de, pek tabi ki TPAO'da petrol arama çalışmaları da, üretim de gerçekleştiremez. Muhtemeldir ki Türkiye'nin bu bölgede petrol bulup üretmesi de istenmemektedir. Buna ilave olarak ülkenin baştanbaşa her metre karesine "Hükmetmesi" gereken bir hükümetin bir bakanının Hakkâri'de güvenlik nedeniyle enerji yatırımını yaptıramadıklarını açıklaması adeta bir itiraf niteliğindedir. Böylelikle Türkiye'nin teknik ve mail nedenlerden petrol ve doğal gaz arama faaliyeti gerçekleştiremediğinin yanında resmi ağızdan "Hükümetsel" nedenden çalışmalar yapamadığı da öğrenmiş olduk.

Dr. Tuğçe Varol

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Amerika Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 04-12-2019

Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Fransa ve NATO

Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, 28 Şubat 2011'de ''NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu?