S-400 kullanımı F-35 Teknolojisini Tehlikeye Sokar Mı? Sorun Nasıl Aşılabilir?

Yazan  14 Mayıs 2019
Türkiye F-35 uçaklarını envanterine sokmak üzere yıllar önce karar vermiş, 2002 yılında projeye dahil olmuştur ve ortaklığı bulunmaktadır. F-35 uçakları özellikleri açısından Türk Hava Kuvvetlerine büyük güç katacaktır. 

Diğer taraftan Türkiye'nin satın almaya karar verdiği S-400 sistemleri ise bir tasarım harikası olarak görünmektedir. Henüz sahadaki başarısı tam olarak görülmemekle birlikte, marketing kapsamında sunulan özellikleri oldukça dikkat çekicidir. S-400 sistemlerinin tam fonksiyonları ile kullanılması ve doğru noktalara konuşlandırılması durumunda Türkiye için önemli oranda caydırıcılık sağlayacağını düşünüyorum.

Gelin açık kaynaklardan edinilen bilgi doğrultusunda; Türkiye'nin F-35 uçaklarını S-400 Sistemi ile birlikte kullanılması durumunda F-35 teknolojisinin tehlikeye girip girmeyeceğini inceleyelim.

ABD'li yetkililerin endişeleri;

Türkiye'nin; S-400'lere NATO standartlarında IFF Sorgulayıcısı (Interrogator) ile bir Taktik Veri Aktarma Sistemi olan ve tüm NATO ülkelerinde yaygın olarak kullanılan Link-16 Sistem Terminali entegre edebileceği,

Böylece  IFF sensörü ve "Stealth Teknoloji" ile ilgili bazı taktik verilerin de aktarıldığı  Link 16 sistemine,  RUS teknisyenler tarafından sızılarak teknolojinin ve çalışma sisteminin elde edilebileceği,

Rusların Link-16 Kripto detayları ve dalga formunun elde edilerek "spoofing" yöntemi ile sahte hedefler oluşturulabileceği,

Rus teknisyenlerin elde ettikleri bulguları anlık olarak Rusya'ya aktarabileceği,

S-400 sistemlerine yakın bölgelerde uçan F-35 uçağı "Stealth Teknolojisi" nin Ruslar tarafından çeşitli yöntemlerle ele geçirilebileceği,olarak özetlenebilir.

Bu endişeleri sırasıyla inceleyelim;

S-400 Sistemine entegre edilmesi durumunda, Evet IFF ve Link-16 sistemi ile ilgili endişelerin doğru tarafları bulunmaktadır. Günümüz teknolojisi ile bu tip entegrasyonlarda sistemlerin etkileşimi esnasında bilgi sızdırılması mümkündür.

Rusların da bu konuda iyi seviyede olduğu göz önüne alındığında bu endişenin yerinde olduğu söylenebilir.

Rus teknisyenlerin sistem teslimi sonrasında hiç bir şekilde Türkiye'de konuşlu sistemlere yönelik lojistik ve bakım faaliyetinde bulunmayacaksa sızma ihtimalinin düşük olabileceği düşünülebilir, ancak bu noktada da Türkiye'de konuşlu S-400 siteminin pasif olarak elde ettiği bilgileri uydu üzerinden otomatik olarak Rusya ya aktarabileceği endişesi bulunmaktadır.

ABD'liler Rusların Uydu üzerinden çok güçlü bir veri aktarma sistemi olduğuna inandıkları görülmektedir.

S-400 sistemlerine yakın bölgelerde uçan F 35 uçağı "Stealth Teknolojisi" Ruslar tarafından çeşitli yöntemlerle ele geçirilebilir mi?

ABD, Türkiye'ye F-35 uçakları S-400 sistemi ile birlikte kullanılmasının sakıncalı olduğunu söylerken, çok sayıda RUS Sitemlerinin (Radar,Uçak ve ELINT) konuşlu olduğu Suriye'ye sınırı bulunan İsrail F-35 uçakları için sınırlama getirmiyor.İsrail bugün sahip olduğu F-35 uçaklarını askeri harekatlarda kullanan ilk ülke olarak övünmekte ve F-35 uçuşlarını gerçekleştirmektedir. Üstelik Rusların Suriye'deki mevcut Elektronik Konuşlanması ile İsrail üslerinden kalkan F-35 uçaklarını gerçek zamanlı olarak tespit ederken belirli dalga boylarında teknik özelliklerini tespit etme faaliyeti içinde olmasına rağmen. 

Bu noktada kısa bir açıklama yapalım. Stealth kabiliyetli F-35 uçağı; F-22 Raptor'da olduğu gibi Luneberg Lensi (Radar Reflektör) ile donatılmışlardır. Radar Reflektörü, düşük görünürlük özelliği olan uçakların radarlara görünür hale gelmesi için kullanılır.

Bu sistemler uçakların radarlardan kaçma ihtiyacı olmadığı zamanlarda takılır; özelikle "stealth teknoloji" ihtiyacı gerektirmeyen eğitim veya operasyonel uçuşlar ile  düşman yer ve hava radarları ile istihbarat platformlarına  yakın bölgelerde uçuş yapılması ihtiyacı olduğunda kullanılır.

Biraz teknolojik ifadelerle konuya devam edersek;  Taktik savaş uçağı büyüklüğündeki bir stealth uçak; C, X, Ku and S band  gibi bandlarda  görev yapan radarlara karşı kendisini koruyacak bir yapıya sahip olduğu belirtilmektedir.  Yani bu bandlarda görev yapan Radarlar "stealth teknoloji" ye sahip F-35 uçağını tespit etmede yetersiz kalmaktadırlar.

S-400 sistemi kapsamında kullanılabilecek radarlardan;  Acquisition (EW) ve Angajman radarları incelendiğinde, bu radarların I,J,X ve Ku/K/KA bandlarında  çalışması nedeniyle "stealth teknoloji" kabiliyetli F-35 uçağını tespit edemeyeceği düşünülmektedir. 

Öte yandan,bir kere frekans dalga boyu belli bir threshold'u geçer ve rezonans etkisine sebep olursa, "Düşük Görünürlüklü-Low Observable" uçakların radarlar tarafından tespit edilme olasılığı artmaktadır. Örneğin, düşük frekans bandında çalışan ATC Radarının, "stealth" özellikli bir uçağı teorik olarak tespit edilebilme kabiliyeti bulunmaktadır.  Burada ifade edelim, 300 MHz altındaki frekanslarda çalışan UHF,VHF ve HF Radarlarının "stealth" uçaklar için tehlike arz eden sistemler olduğu uzmanlar tarafından belirtilmektedir.  

Bu güne kadar, F-35 uçakları ABD dışına uçak gövdesine takılan 4 adet radar reflektör ile intikal etmiştir. Bu reflektörlerin kullanım amacı, F-35'lerin RCS (Radar Cross Section)'lerini abartarak, bilgi toplamaya çalışan düşman unsurlarının çalışmalarını boşa çıkartmaktır. Internet bilgilerinden elde edilen bilgiye göre; Estonya ve Bulgaristan'a yapılan intikallerde F-35 uçaklarına radar reflektörler takılmıştır.  F-35 uçaklarında Stealth kabiliyetlerinin kullanılıp kullanılmayacağı harekat ihtiyaçlarına göre belirlenmektedir.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda şunu söyleyebiliriz. F-35 uçakları, düşman radarlarını yanıltmak amacıyla kullanılan Radar Reflektörleri ile uçtuğu taktirde önemli oranda bir aldatma sağlamakta olup, sahip olduğu RCS hakkında doğru bilgilerin düşman tarafına geçmesine engel olabilmektedir.

Buradan şöyle bir sonuca ulaşabilir; F-35 Uçakları S-400 Sistemlerine yakın uçsalar dahi yukarıda anlatılan sebepler nedeniyle F-35 Stealth kabiliyetinin Ruslar tarafından elde edilmesi olası görünmemektedir.

Sorun Nasıl Aşılabilir?

Öncelikle Türkiye;

  • Link 16 sisteminin S-400'e entegre edilmeyeceğini ,
  • IFF sistemi olarak MİLLİ imkanlarla geliştirilecek bir sistemin S-400'lere entegre edileceğini,
  • S-400 Sistemlerinin F-35 uçaklarının iniş kalkış yapacağı meydanlara yakın bölgelerde konuşlandırılmayacağını,
  • S-400 sistemlerinin Türkiye'de konuşlu  NATO Altyapısı ve sistemleri kullanan hiç bir platformla entegre edilmeyeceği ve etkileşim içinde olmayacağı, tamamen kapalı bir network olarak çalıştırılacağı,
  • Radar Reflektör gerçeği ortada iken,F-35 uçaklarının S-400 sistemlerine yakın uçuşlarının F-35 aleyhine herhangi bir bilgi sızmasına neden olmayacağını,muhatabına açıklıkla belirtmelidir.

Suriye'de, Rus ELINT, SIGINT ve Radar sistemlerinin  konuşlandığı bir ortamda,  İsrail'in F-35 uçaklarını Suriye ve çevre ülkelerdeki hava operasyonlarında kullanmasına rağmen,  ABD'lilerin İsrail F-35'leri için endişe duymaması, fakat Türkiye'nin F-35 uçaklarına sahip olması konusunda endişe duyuyor olması bir çelişkidir.

Diğer taraftan Rusya'nın bir NATO üyesi olan Türkiye'ye S-400 sistemini satarken sisteme yönelik teknolojinin ve radar teknik karakteristik bilgilerinin NATO ülkeleri tarafından ele geçirilebileceği endişesi taşımaması dikkate değer bir durumdur. 

Sonuç olarak; Türkiye'nin muhatabına yukarıdaki değerlendirmeleri açıklıkla izah etmesi durumunda sorunun çözülmesi yönünde önemli bir adım atılabileceğini düşünüyorum.

Sorunun çözülmesi durumunda; S-400 sistemlerinin kapalı bir network olarak nasıl kullanılabileceği, neler yapılması gerektiği ayrı bir konu olarak incelenmelidir. Belki daha sonra bu konuya değinebiliriz.

 

 

 

KAYNAK:

https://youtu.be/UAV8dMtc1A8 " Here's How F-35 Technology Would Be Compromised If Turkey Also Had the S-400 Anti-Aircraft System" 

https://theaviationist.com/2018/05/24/image-of-israeli-f-35-flying-off-beirut-with-radar-reflectors-as-well-as-more-details-about-the-adirs-first-strikes-emerge/ 

http://www.ausairpower.net/APA-Acquisition-GCI.html

http://www.radartutorial.eu/19.kartei/06.missile/karte006.en.html

 

Son Düzenlenme Salı, 21 Mayıs 2019 18:42
Bircihan D. Dilek

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mete Han Kutlusan   - 15-07-2019

FETÖ Kalkışmasının Üçüncü Yılına Girerken

Meşhur bir deyiş vardır: “Cehalet hazinedir”. Bilgi felsefesine bu açıdan yaklaşmaktansa çivisi çıkmış bu dünyada hâlâ bir şeylerin başarılabileceği inancıyla tıpkı Adorno’nun da dediği gibi “Bilmek lanetlenmektir.” diyenlerdeniz.