Tahran, K. Irak’ta Kürt Devletini Destekliyor

Ankara’da Genelkurmay Başkanlığı ve Dış İşleri Bakanlığı’ndaki hakim hava İran’ın da Irak’ın bölünmesine karşı olduğu doğrultusundaydı.

Ankara'da bu görüşü güçlendiren nedenlerden birisi de Tahran'nın ABD tarafından desteklenen PKK'nın İran kolu PJAK'a karşı verdiği mücadele ve terör konusunda Türkiye ile işbirliğine yatkın olmasıydı.

Ayrıca Ankara, Irak'ın parçalanmasının İran'a da zarar vereceği varsayımından hareket ettiği için Tahran'ın böyle bir parçalanmaya karşı çıkacağına inanıyordu. Tahran'ın Kerkük konusunda izlediği politikalar Ankara'da bazı şüphelerin uyanmasına neden oldu. Tahran, Kerkük'ün Kürtleştirilmesi sürecinde Şii Arapların Barzani ve Talabani'yi desteklenmesine hiç ses çıkarmadı.

Böyle stratejik bir konuda Şii Arapların Tahran'dan onay ve destek almadan hareket etmeleri mümkün değildi. Ancak son dönemde gerçekleşen bazı gelişmeler, Ankara'da Tahran'a karşı şüpheleri daha da güçlendirdi. Tahran, uzun bir süreden buyana Şii Türkmenlerin Sunni Türkmenlerden ayrı bir politika izlemesi için kapsamlı bir çalışma içinde. Tahran'ın bu politikası Ankara'da devletin stratejik derinliklerinde akla 1996'da gerçekleşen ve Türkiye, ABD, İngiltere ve KDP ile KYB'yi kapsayan Dublin Sürecinden sonra Irak Türkmen Cephesi'nin karşısında Şii Türkmenleri destekleyerek, Türkmen İslam Birliği hareketini çıkardığını getiriyor.

Üstelik bu konuda Tahran ile Barzani arasında sanki gizli bir işbirliği var. Mesut Barzani ile Tahran arasında tarihsel olarak köklü bir ilişki var. 1980'de Irak-İran savaşı başladıktan sonra Mesut Barzani Tahran'ın yanında yer almış hem Irak birliklerine karşı hem de İran Kürdistanı Demokrat Partisi ile savaştı. Barzani bu dönemde İran'da yaşayan Kürtlere ve İran KDP'sine karşı o kadar sert çarpıştı ki, partisinin bazı ileri gelenleri KDP'den istifa ettiler.

Tahran ile tarihsel derinliği olan ilişkilerini, Tahran'ın 1990'larda KYB'yi şiddetle desteklemesine rağmen köklü bir şekilde bozmayan Barzani'de özellikle Telafer'de Sunni Türkmenlerle Şii Türkmenleri birbirine düşürmek ve Şii Türkmenleri yanına çekmek için çok bilinçli bir politika izliyor. Türkiye'nin Habur sınır kapısında önlemler alacağını açıklamasından hemen sonra, KDP Tahran'da Kuzey Irak ile İran arasında üç yeni sınır kapısının açılması için başvurması Ankara'da dikkatlerden kaçmadı ve Tahran-KDP gizli ittifakının bir başka kanıtı olarak yorumlandı.

Bu süreçte, Tahran'ın denetimindeki Şii Arap partilerinin Şii Türkmenleri, Barzani ile işbirliğine teşvik ettikleri de gözlemleniyor. Kuzey Irak'ta Kürdistan'ın ve daha sonra Büyük Kürdistan'ın kurulmasını engelleyecek en önemli engellerden birisi de Telafer kentidir.

Telafer, coğrafi konumu ile Suriye ve Irak Kürtlerini birbirinden ayıran bir Türkmen kentidir. 350 bin civarında nüfusu olan bu büyük ilçeye Amerikan işgalinden sonra peşmerge-Amerikan işbirliği ile Irak'ta yapılan en sert saldırılar yapılmış, Telafer'e "Kuzeyin Fellucesi" adı takılmıştır. Telafer'i her şeye rağmen çökertemeyen Amerikan-Barzani ittifakı şimdi, Türkmenleri Şii-Sunni diye ayırmaya çalışmaktadır.

Bu operasyonda Tahran'a kilit bir görev düşmektedir. Tahran, Şii Türkmenleri denetimindeki Şii Arap partileri aracığı ile Barzani ile ortak hareket etmeye sevk etmektedir. Bu çerçevede, Musul Vilayeti'nin bir parçası olan Telafer, ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra güvenlik açısından doğrudan Barzani'nin başkenti olan Erbil'e bağlanmıştır.

Son aylarda Telafer'in Erbil'e idari olarak da bağlanması düşünüldü ise de bunun coğrafi olarak mümkün olmadığı kararı verildi ve sonra Telafer Barzani'nin denetimindeki Dohuk'a bağlanmasına karar verildi. İkinci aşamada Telafer'deki Sunni Türkmenlerin kenti boşaltarak Musul'a gitmesi sağlanacak. Üçüncü aşamada Şii Türkmenlerde Telafer'den uzaklaştırılacaklar.

Tahran'ın bu politikasının arkasındaki neden olarak, Irak'ın bölünmesi durumunda Güney ve orta Irak'ta daha kolay denetiminde tutacağı Şii hakimiyetindeki Irak'ı tercih ettiği gerçeği yatmaktadır. Ankara'da Ortadoğu uzmanları arasında Tahran'ın izlediği örtülü politikalardan dolayı, "Irak'ın bölünmesini destekleyen bir İran Türkiye'nin dostu olamaz" görüşü yaygınlık kazanmaktadır.

Ankara'da diplomatik ve güvenlik çevrelerinde, Tahran'ın Kerkük'te referandumun ertelenmesi konusunda Türk tezlerini somut olarak desteklemesinin ve Telafer'de ve diğer bölgelerde Şii Türkmenleri yanılmaktan vazgeçmesini beklediği konuşulmaktadır.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

İsmail Hakkı Yücel   - 04-07-2020

Bilgi Çağında Rekabet Mücadeleye mi Evriliyor?

Kalkınma ve gelişme çabaları insanlığın var olduğundan beri devam etmektedir. Bu sürecin devam etmesi beklenir. Kalkınma ve gelişme süreçleri beraberinde rekabeti de getirmiştir.