Kuzey yarıküre, yazın en sıcak günlerini ve süresi uzatılan ateşkese rağmen ABD-İran savaşının en belirsiz dönemini yaşıyor. Trump’ın günü gününe uymayan açıklamaları sonunda Hürmüz Boğazı üzerinde Amerikan egemenlik iddiasına varırken, İran Boğazın anahtarının Tahran’da olduğu ısrarını sürdürüyor. Ama eğer Boğaz deniz trafiğine iki yönlü kapalıysa, küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20 sinin geçtiği suyolunun fiyatlar üzerindeki etkisi bu kadar sınırlı olur muydu sorusu şimdi akıllara seza. Evet, Batı Avrupa enerji ihtiyacını büyük ölçüde ABD den gelen LNG ye ve yenilenebilir enerji kaynaklarına kaydırmış olabilir. ABD kendi yağıyla kavrulabildiği gibi Venezuela’nın petrolüne de şimdi tamamen hükmetmekte. Türkiye’nin büyük ölçüde Azerbaycan, Kuzey Afrika ve Irak’a kayan doğal gaz ve petrol talebi zaten Hürmüz petrol trafiğinden bağımsızdı. Asıl soru Çin başta olmak üzere Uzak Doğu’nun aldığı önlemlerle ilgili olmalı. Eğer Çin, Hindistan ve Japonya petrol taleplerini Hürmüz’den başka alternatif üretim kaynaklarına kaydırırsa petrol fiyatlarındaki artış, daha fazla olmaz mı?
Danışıklı Döğüş Buna mı deniyor?
Petrol şoklarına şerbetli dünya yenilerine hazırlıklı. Alternatif enerji kaynakları ve alternatif üretim merkezleri devrede. Afrika’da, Güney Amerika’da, Sibirya’da, denizlerin altından petrol çıkıyor. Ama her petrolün kalitesi farklı. Makbul olan, olmayan; Kükürtlü veya hafif (tatlı) denilen cins var. Bu miktar ve kalite farklarına göre oluşturulmuş derecelendirme ve fiyatlama çeşitler var. Vadesiz veya vadeli piyasa fiyatları var. En pahalı petrol, artık rezerv karşılığı hemen hiç kalmadığı halde, hala kalite ölçüsü olarak korunan(benchmarking) Brent petrolü. Ama satha çok yakın olduğu için yerin altından çok kolay çıkarılan Körfez ve iyi kalite İran petrolünü yabana atmak söz konusu bile değil. Tabii şimdi asıl konu Hürmüz Boğazı kapalıyken 10 Ağustos ve sonrasında hala ayın 16 sına kadar bir haftalık ortalama 9 milyon varil petrol akışının nasıl sağlanabildiği. Halen Körfez'den ne kadar ve nasıl petrol çıktığının bilinmesi giderek zorlaştıkça, ABD'li ve İranlı yetkililerin çelişkili iddialarının ardındaki gerçekle, beklenenden daha düşük fiyat sorgulanıyor. Fiyatlar oynak. Ama fahiş artış yok.
Hürmüz Boğazı’nda Bekleyen Tankerler
Petrol akışına ilişkin tahminde bulunmak için gemi takip hizmetlerine başvurulduğu biliniyor[1]. Bunlara göre, tankerler Körfez'den günde yaklaşık 4 milyon varil petrol çıkarıyor. Bölge ülkelerinin boru hatları ve diğer yöntemlerle boğaz dışına aktardıkları günlük yaklaşık 7 milyon varille birlikte, toplam 11 ila 12 milyon varil petrolün, 88-90 Dolar fiyat aralığını aşmayan varil fiyatlarının nedeni olması makul[2]. Bu miktar, savaştan önce bölgenin ihraç ettiği günlük 20 milyon varilden az olsa bile mevsim faktörü ve Trump’ın tutarsız açıklamaları karşısında itidalini korumayı başaran piyasalara doğal fiyat freni. İzlenebilen gemiler dışında, Hint Okyanusunda, Afrika Boynuzunda ve Bab-ül Mendep boğazında dolaşan IMO[3] numaraları belirsiz gölge filolarla körfez dışına çıkan petrolün de fiyat etkisi unutulmamalı.
Gemilere Güvenli Seyir Garantisi
Genel kanı, hala Hürmüz Boğazı’nın petrol tankeri trafiğine kapalı olduğu. İran’ın sürekli olarak açtığı ateş Boğaz’da seyretmeye çalışan gemi sayısında önemli bir düşüş yarattığından küresel petrol stoklarının azalması kaçınılmaz. O halde fiyat nasıl yükselmiyor? Bu noktada ABD Enerji Bakanlığının açıklamalarına dikkat önemli. Boğaz’ın açık olduğu, petrolün, küresel piyasaların beklentisinden çok daha hızlı aktığını açıklayan ABD kaynakları, ABD donanmasının Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresinde devriye gezdiğini, gemilere boğaza giriş ve çıkışlarında eşlik ederek, ateşten koruduğunu duyurunca, sadece spot değil, vadeli petrol fiyatları da istikrar buluyor. Ayrıca ABD donanmasının, hangi gemilerin ne zaman geçtiğine dair bilgileri sürekli Enerji Bakanlığı'na iletmesi, küresel olarak petrol arz güvencesini sağlıyor. Kasım 2026 seçimleri öncesinde Trump yönetimi petrol fiyatlarının yükselmesini engellemeye uğraşıyor. Bu çabanın bir kısmı donanmanın sorumluluğunda. Trump’sa ABD’nin Hürmüz Boğazı'nı kontrol ettiğini ve sık sık İran'la bir anlaşmanın yakın olduğunu iddia ederek, fiyatları istikrarlı tutmaya çabalıyor. “Lafla peynir gemisi yürümez” denir. Ama demek ki petrol tankerleri ilerleyebiliyor.
Son Durum En Son Durum Değil
ABD Donanması destekli Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi, 16 Ağustos itibarıyla son 72 saat içinde Hürmüz bölgesinde üç gemi saldırısı gerçekleştiğini duyurdu. Bunun sonucunda. S&P Global Commodities at Sea'nin 17 Ağustos tarihli raporuna göre, 15 Ağustos'ta sekiz olan Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı, 16 Ağustos'ta bire düşerek, rekor seviyeye gerilerken, aynı dönemde Babülmendep Boğazı'ndaki trafik de 40 gemiden 37 gemiye iniverdi[4]. Bugün yani 18.08.26 itibarıyla petrol, Brent gösterge fiyatı üzerinden varil başına 92,42 Dolar’dan işlem görmekte. Bu, dün yani 17.08.26 sabahı değeri olan 91.53 Dolar’ın 89 cent, bir yıl önceki fiyat olan 66.74 Dolar’ın 25,68 Dolar üstünde. Bir ay önce yani Temmuz 26’daysa 88.54 Dolar’dı. Üç günlük dalgalanma, petrol fiyatlarının bundan sonra gideceği yönün kestirilemeyeceğini düşündürse bile piyasayı şekillendiren pek çok etken yanında işin özünün yine arz ve talebe göre belirleneceğine işaret ediyor. İnişli çıkışlı savaş konjonktüründen ziyade olası bir durgunluk, fiyatlara hızla yön değiştirtebilir.
[1] Kpler ve Windward Intelligence bunlardan ikisi
[2] David Goldman (10 August 2026), “Wait… how much oil is actually leaving the Persian Gulf?” https://edition.cnn.com/2026/08/17/business/oil-market-strait-of-hormuz-trump
[3] IMO numarası; Uluslararası Denizcilik Örgütü sistemi aracılığıyla yönetilen, "IMO" harfleriyle başlayan (örneğin, IMO 1234567) yedi haneli ve kalıcı bir kod.
[4] Claudia Carpenter, “Strait of Hormuz traffic hits record low of one ship on Aug. 16”( August 17, 2026), S&P Global, https://www.spglobal.com/energy/en/news-research/latest-news/crude-oil/081726-strait-of-hormuz-traffic-hits-record-low-of-one-ship-on-aug-16