Suriye’de Şii-Sünni Ve Devletler Arası Savaş

Yazan  25 Aralık 2018

Cumartesi günkü yazımda Suriye’de planlanan senaryoyu bir sonraki yazımda yazacağımı ifade etmiş, Trump’ın kararının ve sonrasındaki gelişmelerin Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna operasyonunun önünü kapattığını belirterek bitirmiştim.

Yazımı yazı işlerine gönderdikten sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın operasyonu beklemeye aldık açıklaması gelmişti. Açıklamalar ve sahadaki gelişmeler de öngördüğümüz senaryoyu teyit eder yönde.

Trump’ın Suriye’den çekilme kararının yarattığı tektonik sarsıntının artçı dalgaları devam ediyor. Ama bu hiç de düz mantıkla ele alınıp herkesin beklediği şekilde gelişmeyecek gibi gözüküyor. Yani ABD mağlup oldu, elini ayağını Suriye’den çekecek, sahayı Türkiye ve Rusya’ya bırakıyor gibi bir beklenti gerçekleşmeyecek.

Çünkü;

Rusya kararı olumlu gördü ama çekilmenin gerçekleşeceğine inanmadığını söyledi.

PYD/YPG paniğe kapıldı ve hemen başka bir manda arayışına girişti. Fransa’nın şimdilik askerlerini çekmeyeceğiz açıklamasına sarılarak soluğu Paris’te aldı, Macron’un yanında temsilcilerini gönderdi.

Bunun yanında PKK/PYD Esad yönetimiyle müzakerelere başladı. Aranan orta yol önce Menbic ve bilahare Fırat doğusunda sınır hattının korunmasının Suriye ordusuna devri karşılığında PYD/YPG’ye özerklik tanınması.

Ama sahada başka gelimeler oluyor.

Önceki yazımızda biz zaten söylemiştik. Az sayıda standart görevleri bitenlerin evlerine dönmesi haricinde ABD çekilmiyor. Tabir yerindeyse yeniden konuşlanma yapıyor. Bazı noktaları/üsleri boşaltıp ağırlıklı olarak Suriye-Irak sınır bölgesinde büyük ihtimalle Irak tarafında üsleniyor. Boşaltılan noktaları Fransızlar devralabilir.

Suriye ordusu Menbic güneyinde yığınak yapmış durumda. Eğer ABD terk ederse oluşacak boşluğu doldurmak, Menbic’e girmek üzere hazırlık yapıyor.

PYD/YPG kendisine karşıt olan Kürt ulusla konseyi adı altındaki Suriyeli Peşmergelerin Barzani bölgesinden gelip Fırat’ın doğusunda Türkiye sınırına yerleşmesini de müzakere ediyor ama henüz anlama sağlanamadı. Bu çerçevede Arap aşiretlerin oluşturacağı silahlı grupların Türkiye sınırında özellikle Tel Abyad bölgesinde konuşlanması da pazarlık yapılıyor. 

Bunları aslında ABD istiyor. Türkiye’nin de Suriyeli Peşmergelerin yerleşmesine sıcak baktığı, Arap aşiret gruplarının da Tel Abyad’a konuşlanmasına sıcak batığı, hatta bizzat müzakerelerin içinde olduğu yerel medyada dillendiriliyor.

PKK Esad yönetimiyle de görüşüyor. Görüşmede yine özerklik güvencesi altında Türkiye sınır hattına Suriye ordusunun konuşlanması. Böylece Suriyeli Peşmergeler artı Arap aşiretlerin, bu olmazsa Suriye ordusunun Türkiye sınırına konuşlandırmanın tek hedefi Türkiye’nin operasyonunu önlemek. Türkiye ilk seçeneğe sıcak bakıyor ama anlaşılmaz şekilde Suriye ordusunun gelmesini istemiyor.

Hem Menbic hem de Fırat doğusunda Suriye ordusunun konuşlanmasın karşı durmak, önlemeye çalışmak Türkiye ile Suriye’yi karşı karşıya getirir.Bunun işaretlerini Menbic bölgesinde görüyoruz.

Bunun sonu Suriye’de genişleyen devletler arası savaş hatta Şii-Sünni savaşıdır.

Benzer bir patlamaya hazır noktanın İdlib’te pimi çekilmiş halde durduğunu unutmayalım.

Şam yönetiminin ülkesinin her tarafına hakim olmasını sağlamak Türkiye’nin menfaatinedir.

Türkiye-Suriye çatışması çekildim deyip aslında çekilmeyen ABD’nin daha büyük kuvvetlerle, muhtemelen NATO’yu da getirerek, Türkiye’yi desteklemek adına önü açık şekilde Türkiye’de konuşlanmasıyla sonuçlanacaktır.

ABD’nin planı Türkiye’nin sıcak bakabileceği güçlerin (Suriye Peşmergeleri, Arap aşiret güçleri) sınır hattında konuşlanarak Fırat’ın doğusu boyunca 15-20 km.lik sözde bir tampon bölge kurulmasıdır. Böylece Türkiye içeri girmeyecektir. Bu PYD/YPG’yi ortadan kaldırmayacağı gibi Fırat doğusunda 6-6 kantonun oluşmasını, mevcut konjonktür nedeniyle de genel kontrolün de  PYD’de kalmasını engellemeyecektir.

Fırat doğusunda oluşacak kantonlar birliğine Fırat batısındaki Afrin, Cerablus, Bab, İdlib’in katılmasıyla Kuzey Suriye Federasyonuna dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır. PYD’nin bu maksatla 2016’da bu federasyonu ilan ettiklerini unutmayın.

Sınır hattından YPG uzaklaştı diye PKK/YPG terör yapısının ortadan kalktığı algısına da kapılmayın.

Türkiye’nin Suriye politikasında esas aldığı yanlışlardan birisi buradan kaynaklanan tehdidin sadece terör tehdidi olarak girmesi.Halbuki ABD’nin el altından dikte ettiği Türkiye’nin de sıcak baktığı yukarıda ifade etiğimiz senaryo Suriye’de özerk yapılanmanın temelini atıyor, önünü açıyor.Trump’la fikirlerimiz büyük ölçüde örtüşüyor, güveniyoruz demek hatalar zincirinin son halkasıdır.

Hep söyledik Irak ve Suriye bölünürse Türkiye bölünür. ABD çekiliyor bu Türkiye’nin gücünü gösteriyor, bize rağmen bölgede yaprak kıpırdamaz sanal zafer sarhoşluğundan hemen uyanın. ABD’nin emperyalist planları tıkır tıkır işliyor. Trump savaş bitti dese de aslında yeni başlıyor.

 

 

Son Düzenlenme Salı, 25 Aralık 2018 14:14
Yorum yapmak için oturum açın

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Ergun Mengi   - 18-01-2019

Yakın Tarihimizin Ses Getiren Yürüyüşleri

Ülkemizde hak arama yürüyüşleri genellikle başka illerden Ankara’ya doğru yapılır. Ankara’nın derde deva olacağı düşünülür. Yakın tarihimizde bir çok yürüyüş yapılmıştır. Bu yürüyüşleri yapan kişiler seslerini Hükümete duyurabilmek için bir hedef, bir amaç u...