Pandeminin dünya ekonomisine, siyasetine, dengelerine, gidişatına ciddi etkileri olacak. Aslında zaten Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar gibi bölgelerde belirgin bir dönüşüm süreci vardı, taşlar hareket hâlindeydi.

Temelleri 1933’te atılan, Almanya’nın bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Deutsche Lufthansa AG, halihazırda iştirakleri ile birlikte Avrupa’nın en büyük havayolu şirketi konumunda, şirket 1997’de kamuya ait son hisselerini satılması ile tamamen özelleşmiş hale geldi.

İnternet ve sosyal medya, büyük çoğunluğumuzun hayatının ayrılmaz bir parçası oldu. Sanal dünyayla gerçek hayatın birbirine karıştığı bu ortamlar, maalesef, bilgi kirliliğinin de önemli bir kaynağı haline geldi.

Mart ayı ortalarına kadar dünya koronavirüs pandemisi ile mücadele ederken Orta Asya ülkelerinde COVİD-19 vakası tespit edilmemiştir. Bölgenin Çin ve İran olmak üzere iki büyük enfeksiyon merkezine sınır olmasını dikkate alınırsa bu özelliklerin olması şaşırtıcıydı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI ile “Koronavirüs Pandemisinin küresel sistem üzerine siyasi, ekonomik ve jeostratejik etkileri” konusu üzerine merak edilen hususlarda güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

2020 yılının ilk ayları itibariyle gerek salgından etkilenmiş gerekse etkilenmemiş olsun, dünya gündemini meşgul eden coronavirüs salgını bu denli etkiye sahip olmadan hemen önce bildiğiniz gibi 9 yıldır Suriye’de devam eden iç savaş nedeniyle meydana gelen sığınmacı krizi gündemi meşgul etmekteydi.

Kosova’da Albin Kurti hükümeti, kurulduktan 51 gün sonra koalisyon ortağının verdiği gensoru önergesiyle düşürüldü.

Koronavirüs, tüm dünyada olduğu gibi ABD’de de böylesi büyük bir krizi yönetmek konusunda devletin gücünü ve otoritesini hem uygulama teknikleriyle hem de sınırlarıyla tartışmaya açtı. Virüs, ABD’nin New York eyaletini çok sert bir şekilde vururken, beklenmedik şekilde 2020 Başkanlık seçimleri için New York Valisi Andrew Cuomo’nun adı geçmeye başladı.

Köksal Taşkent -Mete Han Kutlusan

"Ne çok yakın, ne çok uzak" deyişi, Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkileri için kullanılmaktaydı. Coğrafi olarak Avrupa’nın Doğu sınırında yer alan ve kuruluşundan bu yana inişli-çıkışlı bir seyir izlese de Batı dünyasına entegre olmayı hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliği için siyasal, ekonomik ve toplumsal açılardan çok da uzak bir ülke değildir.

Ortadoğu’da dikta rejimlerine karşı 2011 senesinde başlayan Arap Baharı olarak adlandırılan süreçte, Libya önce iç savaşla, daha sonra da dış müdahalelerle karşı karşıya kalmıştır.

İdlib’in Kara Kedileri

İdlib’i elde bulundurmanın veya kaybetmenin;Suriye’nin geleceğine dair söz sahibi olmaya fırsat yaratan yada Suriye sahasında daha önce elde bulundurulan alanların kaybedilmesi olarak bakılmaktadır. Ayrıca Türkiye; İdlib sahasından çıkmanın bedelinin, savaşın/çatışmanın yurt içerisine aktarılmasına kadar giden bir seyir izleyebileceği endişesini taşımaktadır.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 25-05-2020

Balkanlarda AB-D ile Bilek Güreşi

Pandeminin dünya ekonomisine, siyasetine, dengelerine, gidişatına ciddi etkileri olacak. Aslında zaten Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar gibi bölgelerde belirgin bir dönüşüm süreci vardı, taşlar hareket hâlindeydi.