El Kaide'nin 11 Eylül saldırıları terörle mücadele algısını değiştirdi. ABD ve Batı terörle mücadeleyi en önemli dış politika manivelası haline getirdi. Terör örgütleri de yeni bir terör doktriniyle saldırılarını küresel boyuta taşıdırlar.

Türkiye'nin içinde ve çevresinde olup bitenlere bakıldığında tam bir kuşatılmış ülke resmi görülüyor. İçeride devletin kurumlarının tüm yetkileri tek bir kişiye bağlandı, karar mekanizmaları, süreçleri Türk devletinin yönetim mekanizmasından kaldırıldı, kurumlar dışlandı.

08 Ekim 1997 tarihinde DHKP-C terör örgütü ile birlikte PKK terör örgütünü “Belirlenmiş Yabancı Terör Örgütleri Listesine”[1] alan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bu tarihten yaklaşık 21 yıl sonra, 06 Kasım 2018’de, terör örgütü PKK’nın üç elebaşısı; Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Duran Kalkan’ın yer tespitini mümkün kılacak bilgiler karşılığında para ödülü verileceğini açıkladı.[2]

2016 yılı Kasım ayında Trump’ın yeni ABD Başkanı seçildiğinde AKP yönetimi ve onlara bağlı gazeteciler ile uzmanlarda müthiş bir sevinç yaşanmıştı.

Türkiye kendisine katma değer yaratmayan aksine enerjisinin boşa harcanmasına neden olan, ana tehdit ve sorunlara odaklanmasını engelleyen, kendi kontrolünde olmayan gündemle meşgul ediliyor.

Dünya ticaretinin karayolundan denizlere kaymasından sonra, denizlerde ve özellikle önemli ulaşım boğaz/kanallarında denizlerin serbestiyeti ilkesi uluslararası ilişkilerde en önemli ilke haline gelmiştir.

Suriye meselesi Dünya kamuoyunu derinden meşgul ederken, ABD’nin Irak’taki faaliyetleri uzun bir süre gözden kaçırılmıştır. 

İdlib ana gündemiyle toplanan Astana garantörleri liderlerinin Tahran zirvesi bitti ancak İdlib'de her şey yeni başlıyor.

ABD'li papaz Brunson'ın serbest bırakılmasına yönelik ABD talepleri Trump'ın önce iki Türk Bakana yaptırım uygulanması kararı, sonra da Türkiye'den çelik ve alüminyum ithalinde vergi oranlarını iki katına çıkarmasıyla kriz ekonomik alana kaydı.

Terör bitmedi ve ekonomik kriz şuanda Türkiye'yi kavuruyor. Ama düşman ve tehdit değiştirme operasyonlarına maruz kaldığımız bir ortamda içimizde büyütülen yeni tehdidin farkına varmalıyız.

Mayıs 2017’de Astana’da alınan kararlar çerçevesinde Suriye’de dört ayrı konumda çatışmasızlık bölgesi ilan edilmişti. Bunlardan birincisi Humus kuzeyinde Talbise ve Rastan bölgeleri idi. 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Füsun Sarp Nebil   - 18-11-2018

Türk Bilişim Sektörünün Ülkeye Katkısı Nedir?

Çocukluğumda henüz kovboy filmlerinin modası geçmemişti. Bu filmlerde genellikle zavallı Amerikalıların, canavar Kızılderililere karşı savaşını izlerdik! Amerikalıları kovalayan Kızılderililer çok zalimdi, kafa derisi yüzüyor ya da bir direğe bağlayıp işkence filan yapıyo...