1 Haziran 2020,“Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun 109. Yıldönümü kutlu olsun. Türk Hava Kuvvetleri, Türk vatanına ve milletine havadan gelebilecek tehdit ve tehlikelerin önlenmesi, muhtemel bir savaşta Kara ve Deniz Kuvvetlerinin görevlerini daha kolay başarabilmesi amacıyla kurulmuştur.

Yeni dönemde küresel dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı üzerinde antant kalındığı görülmektedir. Değişim başladı ancak insan davranışının teknoloji kadar hızlı değişmediği de bir gerçek.

Türkiye, Korona salgınına eş zamanlı olarak dört krizi yaşarken yakalanmıştır. Bu krizler popülist uygulamalarla kurumları yıkan ve hukukun üstünlüğü ilkesini yok sayan tek adam rejiminin neden olduğu devlet krizi; iç barışı tehlikeye düşürecek ölçüde Türk Milletini ayrıştıran milli birlik krizi, Türkiye’nin üretimden kopup dış borç bağımlısı bir rant ekonomisi olmasının sonucunda saplandığı ekonomik kriz ve Türkiye’nin demografik yapısını değiştirerek milli kimliğini tahrip ederek, iç savaş sosyolojisi hazırlayan Suriyeli sığınmacılar krizleridir.[1]

Genç nüfusa sahip olmak ülkeler için insan kaynakları bakımından avantajlı bir durum olarak görülmektedir. Ancak sahip olunan bu nüfusun potansiyellerinin, en üst düzeye çıkarılmasını sağlamak ciddi eğitim sorunlarını da beraberinde getirir.

Avrupa Birliği’nin (AB) omurgasını teşkil eden Brüksel bürokrasisi Kovid-19 kriziyle yüzleşmek anlamında felce uğradı. Böylelikle AB’nin kuruluşundan bu yana merkez siyasetçi sınıfının alabildiğine yüceleştirdiği meşhur “Avrupa dayanışması” olgusunun aslında basit bir söylemden ibaret olduğu anlaşıldı.

Koronavirüs pandemisi Çin'den Avrupa'ya ve ülkemize, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne ve dünyanın geri kalanına yayılırken, dünyada tüm hükümetler sağlık hizmetlerinin bazı yerlerde olduğu gibi tıkanmasını önlemek için salgını kontrol altına almaya ya da en azından yavaşlatmaya çalışmaktadırlar.

Kültürümüzde yer eden ‘’beşikten mezara kadar eğitim’’ söylemi son bilimsel çalışmalara göre ‘’ana karnından mezara kadar’’ ifadesi ile değiştirileceğe benziyor. Yeni bilgiler bize öğrenmenin ana karnında başladığını söylüyor.

“1919 yılı Mayıs’ının 19'ncu günü Samsun'a çıktım” Mustafa Kemal Atatürk’ün; yenilmiş, zedelenmiş, yorgun, bitkin ve fakir düşmüş halkın vatanını sahiplenerek, geleceğini yeniden kurmaya giriştiği, bağımsızlık, özgürlük ve aydınlık geleceğe yönelik umutlarının inanca dönüştüğü, kurtuluş ateşinin yakıldığı, milletin kendi kaderini kendi eline aldığı, Türk Milleti’nin “Ulusal Bağımsızlık Savaşı” için örgütlenmeye başlandığı, uyanışının ve yeniden doğuşunun doğum yılıdır.

İzmir'in dağlarında çiçekler açar,Altın güneş orda sırmalar saçar, Bozulmuş düşmanlar, hep yel gibi kaçar,Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa;Adın yazılacak mücevher taşa” sözleriyle tüylerimizi diken diken eden ve halkımız tarafından çok sevilerek söylenen İzmir Marşı’nın, bestecisi ve güftecisi hakkında yeterli bilgi yoktur.

Sayın Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU ile 13 Mayıs 2020 tarihinde web konferans yolu ile “Koronavirüs Pandemisinin sonrası yenidünya düzeninde küreselleşme mi? ulusallaşma mı?” konusu üzerine, merak edilen hususlarda çok güzel bir görüşme gerçekleştirdik.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 01-06-2020

“İSTİKBAL GÖKLERDEDİR” TÜRK HAVA KUVVETLERİ’NİN KURULUŞUNUN 109. YILDÖNÜMÜ

1 Haziran 2020,“Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun 109. Yıldönümü kutlu olsun. Türk Hava Kuvvetleri, Türk vatanına ve milletine havadan gelebilecek tehdit ve tehlikelerin önlenmesi, muhtemel bir savaşta Kara ve Deniz Kuvvetlerinin görevlerini daha kolay başarabilmesi amacıyla kurulmuştur. ...