Doğu toplumlarının çoğunda, hatta hemen hemen hepsinde bulunan karakteristik özelliklerden biri olan “duygusal karar verme” Arap toplumunda da baskın bir şekilde kendini gösterir.
Son günlerde Türkiye’de en fazla konuşulan konu hiç şüphe yok ki pek çok değişik sıfatlar ve isimler ile tamlanabilen “açılımlar”.
ABD Başkanı Obama, diplomasi ve diyalog yoluyla bölgedeki gerilimi düşürmeye çalışıyor.
Türk milleti, Filistin/İsrail sorununun başladığı andan bugüne canla başla Filistin halkının yanında yer almıştır. Filistin halkının uğradığı haksızlıkların, baskı ve zulmün ortadan kaldırılması için Türkiye devleti, halkıyla birlikte elinden her gel
Türkmen kenti Telafer’de bugün patlayan bombalardan sonra gözler yine Irak’ın kuzeyine çevrildi. Ancak bölgede 3 gündür basının görmediği ve Türkiye’ye duyurmadığı bir takım gelişmeler yaşanıyor.
Başlıkta kullanılan söz, ABD Başkan Yardımcısı Biden’e aittir. 4 Temmuz’da Bağdat’ta işgalci ABD askerleriyle yemek yiyen Biden “Töreni Saddam’ın sarayında yaptık, bundan daha iyisi olamaz.
Kerkük yakınlarında bomba yüklü araçla Türkmenlere yönelik vahşi bir saldırı gerçekleştirilmiştir. Saldırıda yüze yakın kişi hayatını kaybetmiş, iki yüze yakın kişi de yaralanmış, seksen civarında ev de yıkılmıştır.
İran, Ahmedinecad’ın seçimleri kazandığının açıklanmasıyla birlikte iyice karıştı. Aradan geçen günler ülkede sükûneti sağlamaya yetmedi.
ABD Başkanı bir konuşmasına şu sözlerle başlamıştı: “Şunu açıkça ifade etmek isterim: ABD İsrail’in güvenliğine bağlıdır. İsrail’in tehditler karşısında meşru olan kendini savunma hakkını her zaman destekleyeceğiz”.
İran’da seçimler kaos ve kamplaşma getirdi. Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın “reformcu” olarak nitelendirilen Musevi’ye yüzde 34’e karşı 63 ile üstünlük sağladığının açıklanması Tahran’ı karıştırdı.
ABD’nin Irak’ı işgal etmesiyle birlikte bölgeye PKK’nın yerleşmesine Barzani/Talabani ikilisinin yaptığı katkı ve verdiği destek herkesin malumudur.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR