Barzani’nin Kürt açılımına verdiği desteği bir kenara koyarsak, PKK konusunda somut hiçbir adım atmamışken Ankara’nın ona karşı yaklaşımı ciddi derecede yumuşamıştır.
“Demokratik açılım” süreci ve sonrasında yaşananlar “kapıyı aralık bırakma, farkında olmadan sonuna kadar açılır” atasözünü doğrular niteliktedir.
Açılım süreci, “ileri demokrasi” hayalinden daha çok ülkenin üniter yapısını ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini tehdit eder hale gelmiştir.
“Kürt açılımı”,“İki dilli yaşam”, “demokratik özerklik” mi? ya da İŞSİZLİK mi?
Erdoğan’ın “Mısır açılımı” onu muhtemel Kürt eylemlerine karşı yeterince güçlü önlem almaktan alıkoyabilir mi?
PKK'nın 26 yıldır vazgeçmediği Kürt devleti sevdası
Medya, terör örgütünün oksijenidir. Bu nedenle terör örgütü eyleminin medyada yer alması için çaba gösterir.
Hükümet 2009-2010 sürecinde PKK’ya verdiği tavizleri geri almak zorundadır.
2011’de PKK kent merkezlerinde kitle katliamlarını gerçekleştirmeyi, kırsalda ise terörü tırmandırmayı planlıyor.
Ana dil, kendi yargısı, kendi ordusu, kendi toprağı” ifadeleri kamuoyunun tepkisini test etmeye yönelik “ısınma turlarıdır
“Müttefiklerimiz yenildiği için biz de yenilmiş mi sayıldık?”

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 26-02-2021

Ay Vergisi

“Allah vergisi” der gibi güzel duyuluyor değil mi? Öyle şey olur mu demeyin. Büyük projeler büyük maliyetlere katlanmayı gerektirir. Tabii bir anda ortaya atılan projelerin niteliği, faydası ve amaçları tartışılabilir.