Türkiye ile ABD’nin İleri Sürdüğü “Güvenli Bölge” Kavramı Aynı Değil!

ABD Başkanı Donald J. Trump’ın 19 Aralık 2018 tarihinde Suriye sahasından çekileceğini açıklamasını müteakip, bölgeye ilişkin diplomatik temaslar artarak devam ederken, ABD Başkanı;Türkiye-Suriye sınırında ‘güvenli bölge’ tesis edilmesini[[i]] gündeme taşımıştır.

Suriye’de oyun içinde oyun oynanıyor. Matruşka gibi.

Suriye’den Çekilme, ABD’nin‘Ulusal Savunma Stratejisi’nin Gereği

ABD Başkanı Donald J.Trump’ın 19 Aralık 2018 tarihinde sürpriz bir şekilde Suriye’den çekileceğini açıklamasıyla birlikte[[i]], başta Rusya olmak üzere bir kısım AB ülkeleri ve bölge ülkeleri;çekilmenin arka planınına ilişkin tereddütleriyle birlikte bir çokdefa açıklamalarda bulunmuşlar ve diplomatik temaslarını artırmışlardır.

Türkiye yerel seçimlere giderken Erdoğan yönetimi ve oraya yakın medya Türkiye’nin içeride ve dışarıda başarıdan başarıya koştuğunu anlatsa da gerçeğin böyle olmadığını gösteren sayısıyız haber ve gelişme önümüzde duruyor.

Fırat Nehri batısında muhalif grupların kontrolü altında kalan son bölge olan İdlib’de konuşlu silahlı gruplar arasında 2019 yılının ilk günlerinden itibaren şiddetli çatışmalar yaşanıyor. İdlib’de yaşanan çatışmalarla ilgili olarak açık kaynaklarda;

2018’de Türkiye’de çok şey oldu. Başka ülkelerin 10-20 yılda yaşayacaklarını bir yılda yaşadık. 2018’in en önemli olayı aslında Türkiye’nin 1946’daki çok partili demokratik hayatın ilk seçimlerinden sonraki tüm sürecin de en önemli olayı. Çünkü 24 Haziran seçimleriyle birlikte Türkiye’nin yönetim sistemi diğer bir ifadeyle rejimi değişti.

Cumartesi günkü yazımda Suriye’de planlanan senaryoyu bir sonraki yazımda yazacağımı ifade etmiş, Trump’ın kararının ve sonrasındaki gelişmelerin Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna operasyonunun önünü kapattığını belirterek bitirmiştim.

ABD’nin Çekilmesi, ‘Yeni Bir Güvenlik Mimarisinin’ Habercisi mi?

Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna harekât yapacağı beklentisi devam ederken, ABD, sürpriz bir hamleyle; “ABD askerlerinin Suriye’den çekileceğini”[[i]]açıklaması, dünyadaki ve özellikle Ortadoğu bölgesindeki ülkelerin, ‘bu olayın kendi güvenliklerini ne kadar etkileyebileceği ve izlenmesi gereken stratejinin ne olması gerektiği’ üzerinde düşünmeye sevk etmiştir.

ABD’nin Suriye’de ABD ve İsrail’in çıkarlarını korumak maksadıyla bölgenin yeniden şekillendirilmesine yönelik olarak bu alanda büyük miktarlarda yatırım yapmıştır.

Türkiye’de değişen anayasayla birlikte oluşan yeni rejimde kurumsal karar sürecinin de ortadan kaldırıldığını ve tek noktadan gelen talimatlara bağlı bir yönetim anlayışının hayata geçtiğini görüyoruz. Doğrudan kendisiyle ilgili konulardaki karar süreçlerinde bile TSK’nın varlığını hissedemiyoruz, göremiyoruz.

Diplomatik Girişimler Sonuçsuz Kalmış,Bıçak Kemiğe Dayanmıştır

PKK terör örgütünün kurulduğundan beri, Irak’ın kuzeyinde Türkiye için var olan terör tehdidi, Suriye iç savaşı ile birlikte Kuzey Suriye’de terör örgütünün gelişmesi ve bu örgütün ABD başta olmak üzere koalisyon güçlerince desteklenmesi sonrasında, Suriye üzerinden güney sınırlarımızıda tehdit eder hale gelmiştir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 17-08-2019

Rusya Güvenli Bölge Planını Destekliyor mu?

Güvenli bölge aldatmacası…