Yeni dönemde küresel dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı üzerinde antant kalındığı görülmektedir. Değişim başladı ancak insan davranışının teknoloji kadar hızlı değişmediği de bir gerçek.

Türkiye, Korona salgınına eş zamanlı olarak dört krizi yaşarken yakalanmıştır. Bu krizler popülist uygulamalarla kurumları yıkan ve hukukun üstünlüğü ilkesini yok sayan tek adam rejiminin neden olduğu devlet krizi; iç barışı tehlikeye düşürecek ölçüde Türk Milletini ayrıştıran milli birlik krizi, Türkiye’nin üretimden kopup dış borç bağımlısı bir rant ekonomisi olmasının sonucunda saplandığı ekonomik kriz ve Türkiye’nin demografik yapısını değiştirerek milli kimliğini tahrip ederek, iç savaş sosyolojisi hazırlayan Suriyeli sığınmacılar krizleridir.[1]

Avrupa Birliği’nin (AB) omurgasını teşkil eden Brüksel bürokrasisi Kovid-19 kriziyle yüzleşmek anlamında felce uğradı. Böylelikle AB’nin kuruluşundan bu yana merkez siyasetçi sınıfının alabildiğine yüceleştirdiği meşhur “Avrupa dayanışması” olgusunun aslında basit bir söylemden ibaret olduğu anlaşıldı.

Koronavirüs pandemisi Çin'den Avrupa'ya ve ülkemize, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne ve dünyanın geri kalanına yayılırken, dünyada tüm hükümetler sağlık hizmetlerinin bazı yerlerde olduğu gibi tıkanmasını önlemek için salgını kontrol altına almaya ya da en azından yavaşlatmaya çalışmaktadırlar.

Kültürümüzde yer eden ‘’beşikten mezara kadar eğitim’’ söylemi son bilimsel çalışmalara göre ‘’ana karnından mezara kadar’’ ifadesi ile değiştirileceğe benziyor. Yeni bilgiler bize öğrenmenin ana karnında başladığını söylüyor.

Sayın Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU ile 13 Mayıs 2020 tarihinde web konferans yolu ile “Koronavirüs Pandemisinin sonrası yenidünya düzeninde küreselleşme mi? ulusallaşma mı?” konusu üzerine, merak edilen hususlarda çok güzel bir görüşme gerçekleştirdik.

Ortak Akılla, Güçlü-Kontrol Edilebilen Bir Dünya

Dünyayı kasıp kavuran olağan dışı felaketlere karşı yapılacak mücadelenin öğrettikleri hususlardan birisi de; ulusal ölçeğin ötesinde mutlak küresel ortak akla olan ihtiyaç ve bu ihtiyacın doğuracağı dayanışma-iş birliği zorunluluğudur.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası Bölümü Öğretim üyesi Sayın Prof. Dr. Hasan Köni ile “Koronavirüs Pandemisinin küresel sistem üzerine jeopolitik, jeoekonomik ve jeostratejik etkileri” konusu üzerine merak edilen hususlarda güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Yeni Sistemin Kapısı Aralanacak

İnsanlık tarihi, salgın hastalıklarla mücadeleyi defalarca yaşamış ve buna maruz kalmak veya mücadele etmek insanlığın ortak kaderi olmuştur. Yaygın bulaşıcı hastalıklar ve büyük afetler, dünya üzerinde önemli etkiler bırakarak insanlık tarihinde her zaman derin değişimlere yol açmıştır. Bugün yaşanan salgının yaratacağı etki de yine benzer olacaktır.

Sosyal yaşamı kısa zaman içinde dönüşüme uğratarak, bir anda dünyayı değiştiren bir doğal(!) olayla karşı karşıyayız.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Köksal Taşkent   - 30-05-2020

İran İstihbarat Servisleri ve Çalışma Yöntemleri

GİRİŞ Dünyadaki istihbarat servislerinin esas işlevi, devletin karar verme mekanizması olan yürütme erkine istihbarî bilgi sağlamaktır. Ayrıca istihbarat servislerinin güvenlik açısından önem arz eden başka işlevleri de vardır. ...