Türk Milletinin ezici bir çoğunluğu üzüntü ve kızgınlık içinde İstiklal Harbimizin başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e küçük, milli kimlik özürlü, siyasal ahlaksız bir grup tarafından yapılan gerçek dışı, cahil, edepsiz saldırıları izlemektedir.

Lozan Barış Antlaşması’nın imza edilmesi, milletimizin kaderinde kuşkusuz en önemli dönüm noktalarından birini oluşturmaktadır.

24 Temmuz 1923, Kurtuluş Savaşı’nda kazanılan zafer sonrası Türkiye tarihinde büyük önem taşıyan 21 Kasım 1922’de başlayan ve aralıklar ile 8 ay süren, İsviçre’nin Lozan şehrinde imzalanan “Lozan Barış Antlaşması”nın 97. Yıldönümü kutlu olsun.

23 Temmuz 2020, 101. Yıl dönümünü kutladığımız “Erzurum Kongresi”, Anadolu’da Amasya Genelgesi’nden sonra Milli Mücadele’nin ikinci adımı olarak atılan bağımsızlık meşalesidir.

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtımızın 46. Yıldönümü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun! 

Belli bir konuda analiz yapabilmek için, bilimsel bilgiler ve teyit edilmiş resmi veriler doğrultusunda, öncelikli olarak ortaya çıkan gelişme ve olayları tespit etmek, bu olayların sebeplerini irdelemek ve geleceğe yönelik öngörülerde bulunmak gerekmektedir.

Pandemi sonrası oluşacak yeni yapı, mevcut küresel düzende bir değişime bu yüzden de devletler arasında çıkar çatışmalarının tavan yapabileceği bir potansiyele de ev sahipliği yapacaktır.

Göç siyasi, ekonomik ve sosyal sonuçlarıyla toplumsal yapıyı şekillendiren bir faktör olarak suç türleri ve sayıları üzerinde de önemli etkilere sahiptir.

Son birkaç haftadır gündemin baş sıralarında bulunan Ayasofya ile ilgili yüzlerce yazı yazıldı ancak bazı hususlar hiç irdelenmedi. Bu makalemizde üzerinde çokça makaleler yazdığımız Ayasofya konusunu Helenizm ayağından ele alarak sunuyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir.

Barolar, günümüze kadar her daim demokratik, laik, insan haklarına saygılı, üniter bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti için mücadele vermiş, 1987'de Bulgaristan'da yaşayan Türk azınlığa yönelik zulüm, işkence ve insanlık dışı muamelelere karşı tüm hukukçuları harekete çağırmış, Madımak Katliamında işlenen fiili, "Laik Cumhuriyet için ve hukuku egemen kılmak için, suçlulardan hesap sorulmalıdır."

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 15-08-2020

Akdeniz’e Taşınan Körfez ve Daha da Yalnızlaşan Türkiye

Israil ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) arasında imzalanan“ilişkilerin normalleştirilmesi”anlaşması, İsrail’i Körfez’e, Umman ve Suudi Arabistan yanı sıra, zaten Libya’da aktif olan BAE’i, bir kez daha Akdeniz’e taşımış oldu.