Ülkemizde FETÖ ve benzeri kült örgütler faaliyetlerini sürdürüyor. Onları sadece delilikle suçlayabilir miyiz? Yoksa bu durumun altında yatan mesajları, şifreleri mi incelemeliyiz?

Yunanistan, anayasasında değişikliklere gitme girişiminde ve değişikliğin en çarpıcı yanı din ve devlet işlerini birbirinden kesin çizgilerle ayırmak olacak.

2018’de Türkiye’de çok şey oldu. Başka ülkelerin 10-20 yılda yaşayacaklarını bir yılda yaşadık. 2018’in en önemli olayı aslında Türkiye’nin 1946’daki çok partili demokratik hayatın ilk seçimlerinden sonraki tüm sürecin de en önemli olayı. Çünkü 24 Haziran seçimleriyle birlikte Türkiye’nin yönetim sistemi diğer bir ifadeyle rejimi değişti.

Ortodoks dünyasının iki önemli merkezi olan Fener Patrikhanesi ile Moskova Patrikhanesi’nin “Ukrayna’ya kim egemen olacak” tartışması nedeniyle birbirleriyle köprüleri attığını ve bu yıl bu nedenle Ortodoks dünyasının tarihindeki belki de en büyük kopuşun yaşandığını daha önce çeşitli makalelerimde yazmıştım.

FETÖ bir casusluk ve terör örgütü olmasının yanı sıra en genel çerçevede tehlikeli bir kült örgüt olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye’nin 2018 Yılında Terörle Mücadelesi: Etkin İstihbarat, Önleyici Vuruş, Kaynağında Kurut

2018 Yılında Terörle Mücadele Kapsamında Önemli Gelişmeler

2018 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve kolluk kuvvetleri; PKK, IŞİD, FETÖ ve DHKP-C terör örgütleri başta olmak üzere yurt içi ve sınır ötesinde terörle mücadeleye aralıksız devam etti.

Cumartesi günkü yazımda Suriye’de planlanan senaryoyu bir sonraki yazımda yazacağımı ifade etmiş, Trump’ın kararının ve sonrasındaki gelişmelerin Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna operasyonunun önünü kapattığını belirterek bitirmiştim.

ABD’nin Çekilmesi, ‘Yeni Bir Güvenlik Mimarisinin’ Habercisi mi?

Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna harekât yapacağı beklentisi devam ederken, ABD, sürpriz bir hamleyle; “ABD askerlerinin Suriye’den çekileceğini”[[i]]açıklaması, dünyadaki ve özellikle Ortadoğu bölgesindeki ülkelerin, ‘bu olayın kendi güvenliklerini ne kadar etkileyebileceği ve izlenmesi gereken stratejinin ne olması gerektiği’ üzerinde düşünmeye sevk etmiştir.

Huawei CFO'su ve kurucunun kızı olan Meng Wanzhou aralık başında tutuklandığında, ülkemizde neden böyle bir olay meydana geldiği iyi anlaşılamadı. Bu nedenle Huawei olayının ne olduğunu özetleyen bir analiz yazısı yayınlamıştık [1].

İncelediğimiz “On Using the Term Cult”[1] başlıklı makale, ilk olarak 1990’ların sonunda internete koyulmuş ve daha sonrasında üzerinde bazı değişiklikler yapılarak ICSA Today dergisinde 2015 yılında yayımlanmıştır. 

İlk yazımızda Türkiye’de zamanında rasyonel bir şekilde uygulanmayan dış ticaret, para ve maliye politikalarının var olan ekonomik sorunların büyümesine ve yayılmasına ve de belirginleşmesine neden olduğundan bahsetmiştik. 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Ergun Mengi   - 18-01-2019

Yakın Tarihimizin Ses Getiren Yürüyüşleri

Ülkemizde hak arama yürüyüşleri genellikle başka illerden Ankara’ya doğru yapılır. Ankara’nın derde deva olacağı düşünülür. Yakın tarihimizde bir çok yürüyüş yapılmıştır. Bu yürüyüşleri yapan kişiler seslerini Hükümete duyurabilmek için bir hedef, bir amaç u...