Türkiye'nin Suriye politikasının ABD ile Rusya arasına sıkışıp kaldığını 2015'den yana söyleyip yazıyoruz. Bu durumu mavi boncuk politikası olarak adlandırmıştım.

2011 yılı Mart ayında ülkemize giriş yapmış olan Suriyeli sığınmacılar elimizdeki 2012 Kasım ayı verisine göre sayıları 8 bin kişiye tekabül etmektedir.

Suriye'deki iç savaş Mart 2011'de başladı, günbegün savaşan aktörler sayısı arttı.

Suriye kuzeyindeki gelişmeler hızlandı. Türkiye-ABD mutabakatıyla Fırat'ın doğusunda güvenli bölge tesisi için müşterek harekat merkezi kuruldu.

Suriye'deki krizin Türkiye'ye yansıması Fırat'ın iki yakasından farklı şekilde yükseliyor.

2011 tarihinde Suriye’nin Deraa şehrinde meydana gelen olaylar kısa süre içerisinde iç savaşa evirilmiş ve ortaya çıkan iç savaş, milyonlarca Suriyeliyi yaşadıkları yerlerden göç etmeye zorlamıştır. En fazla Suriyeli sığınmacıyı sınırları içerisine alan Türkiye’ye ilk Suriyeli sığınmacı girişi 29 Nisan 2011 tarihinde Hatay’ın Yayladağı ilçesinden gerçekleşmiştir. Günümüzde Türkiye’de, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre tam 3.639.284 Suriyeli sığınmacı bulunmaktadır.[1]

2007 sonrasında başlayan açılım politikalarının Türkiye'yi getirdiği nokta, Ocak 2013'te başlayan sözde çözüm süreci gerçekte büyük bir yıkım süreci olan PKK terör örgütüyle müzakereler olmuştu.

Güvenli bölge aldatmacası…

Sorunun, krizin, kavramların, tehditlerin tanımında mutabık olamadığımız ABD ile Suriye kuzeyinde güvenli bölge tesisinde birlikte çalışmak için mutabık kaldık, ortak harekat merkezi kuruyoruz. Müthiş!

Son haftalarda özellikle 12 Temmuz’da ilk parti S400’lerin Türkiye’ye teslimatından sonra S400’ler gündemden düşerken Suriye kuzeyinde güvenli bölge konusu gündemde zirve yaptı.

Tarihsel olarak ırkçılık meselesiyle mücadele eden Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ‘White Supremacy ya da White Nationalism’ gruplarını (Beyaz ırkının üstünlüğüne inananlar anlamında kullanılmaktadır) ilk kez bir iç tehdit konusu olarak görmeye başladı.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.