< İşlevsel Araştırma Merkezleri

Bundan tam 34 yıl önce, o zamanki Sovyet Birliği çatısı altında bulunan Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen patlamalar neticesinde oluşan nükleer kaza, orta yaş grubu üzerinde bulunan herkesin hala hatırında bulunmaktadır.

Dünyanın sonu geliyor mu bilmiyorum ama korkarım ahlakın sonu geldi. Herkes yalan söylüyor, aldatıyor, hem de hiç yalan söylememesi gereken, aldatmaması gereken kişiler bunu yapıyor. Hal böyle olunca alarm zilleri çalıyor.

Gideon Rose, Foreign Affairs adlı derginin Nisan 2018 tarihli sayısında  yayınladığı Is Democracy Dying? (Demokrasi Ölüyor mu) adlı makalesinde şunları dile getirmişti: “İktidarın yürütme elinde merkezileştirilmesi, yargının siyasallaşması, bağımsız medyaya yapılan saldırılar, devlet kurumlarının özel çıkarlar elde edilmek için kullanılması demokratik gerileme belirtileri olarak iyi bilinmektedir. Tek şaşırtıcı olan ortaya çıktığı yer. Latin Amerikalı bir arkadaşımın birazda nükteli olarak söylediği gibi ‘Bu filmin İngilizce versiyonunu daha önce hiç görmemiştik’”

Dünya tarihi boyunca korkunç miktarda ve acılı ölümlere yol açan pek çok salgın hastalık meydana gelmiştir. Bunlardan bazıları ülke nüfuslarını üçte, dörtte bir oranda alıp götürdüğü için ciddi ekonomik ve siyasi sonuçlar doğurduğu gibi savaş sonuçlarını ve savaş halindeki ülkelerin âkıbetlerini de tayin etmiştir.

“Tekalif-i Milliye”; yokluklar içerisindeki Ankara Hükümeti'nin, emperyalizme karşı verdiği ve fakirliğin zenginlikten heybetli durduğu “Milli Mücadele”de, Türk Ordusu'nu Sakarya Meydan Muharebesi'ne hazırlamak için çıkarılmıştır.

Yaşananların anlamlandırmak ve geleceği anlamak için kullanılan bir teknik olan senaryolar önümüzde  değişik gelecekle ilgili yol haritaları sunarlar. Ben de yaşananları ve geleceği bir senaryo çerçevesinde anlamlandırıyorum.

Koronavirüs salgınının hızlı bir şekilde yayılmaya başladığı günlerde Çin’in sınır komşusu olan Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Mart ayının ortalarına kadar Covid-19 vakasına rastlanmaması dikkat çekmiştir.

İran hükümetinin Korona salgının yayılmasında, ilk günlerdeki ihmali, ülkedeki yapısal değişim arzusunu güçlendirdi. Bu şok edici olay, sistemi ampirik olarak halkın önünde durma noktasına getirdi. İran'daki karar vericiler, bir diğer değişle siyasi erk, virüsü hükümet için bir siyasi propaganda malzemesi haline getirdi ve güvenlik tehdidi olarak değerlendirdi.

GİRİŞ

COVID – 19 virüsü küresel bir salgına dönüştü. Başta İtalya, İran ve İspanya olmak üzere pek çok ülkenin genel sağlık sistemleri bu salgın nedeniyle büyük hasar aldılar.

Ortadoğu’da otoriter rejimlere karşı başlayan sokak gösterileri ve rejim karşıtı protestoların yoğunlaştığı Arap Baharı olarak adlandırılan dönem Suriye’de de kendini göstermiştir.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR