22 Haziran 2020; sömürgeci ve işgalci emperyalist güçlere karşı verilen Milli Mücadele’nin temel taşı, direnişin resmi ve yazılı ilk bağımsızlık belgesi olan “Amasya Genelgesi (Tamimi)”nin 101. Yıldönümü kutlu olsun.

Doç.Dr. Murat KOÇ[1]

Zübeyde Ekmekçi TÜRK[2]

Özet

Türkiye’deki Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler,uzun vadede kalkınmaya duyarlı politikalar geliştirebilmesi ekseninde,Türkiye ekonomisi üzerinde negatif etkilere sahip unsurlardan biridir.Göçün yarattığı kayıt dışılık, istihdam, işsizlik ve kaynakların dağılımı gibi sorunlar Türkiye’nin yürüttüğü Suriyelilerle ilgili politikalardan doğrudan ve dolaylı olarak çok boyutlu olarak etkilenmektedir. Bu çalışmada Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin makro plandaki bazı ekonomik etkileri irdelenmiş; Türkiye’nin milli çıkarlarına uygun ve kalkınmaya duyarlı politikalarla sürdürülecek göç yönetimi sürecinin önemine ve bazı çözüm önerilerine dikkat çekilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Suriyeli, Geçici,Sığınmacı, Türkiye Ekonomisi, Kalkınma, Göç

GİRİŞ

Göç, dünya tarihine baktığımızda savaş, kıtlık ve yoksulluk gibi sebeplerden ötürü sıkça karşılaşılan bir olgu olmuştur. Yapılan bu göçlerin yönü ise daima daha gelişmiş, bolluk bereket içerisinde olan yerlere doğrudur.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Zeki Bodur, Baskent Üniversitesi Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Başkanı Yelda Ongun ile röportaj "Korona Sonrası Yeni Dünya Düzeni Ve Rusya" başlığı altında bir söyleşi gerçekleştirdi.

Yeni, heyecan verici beklentileri artıran ileriye bakmayı gerektiren motivasyonu yükselten ümitleri ve yaşama sevincini ortaya koyarken bilinmezliğinden dolayı biraz kaygı birazda tedirginlik hissi uyandıran ümit ile korku arası beklenti iklimi sunar.

Uzun süredir siyasi gerekçeler, küreselleşmenin getirdiği baskılar ve yakınlaşan, iç içe geçen, uluslararası ticari ilişkiler sonucunda Cumhuriyet döneminde başlatılan “Ziraat ve Hayvancılık” programları milli olmaktan çıkarılarak küresel ticaretin bir parçası haline getirilmiş, son yirmi yıl içerisinde de “Milli tarım” hiç de arzu edilmeyen bir şekilde düşüşe geçmiştir.

Öncelikle Türkiye ekonomisinde herkesin kabul edeceği bazı tespitleri net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri 2014 yılından beri istikrarsız bir seyir gösterdiği herkes tarafından kabul edilmektedir.

21. yüzyılın başlangıcından itibaren dünya sistematik bir dönüşümün eşiğindedir. Kitlesel göç, dünyanın dört bir yanında siyaseti ve toplumları yeniden şekillendiren bu uluslararası dönüşümün merkezindedir.

Ekonomik büyüme tahminlerinin gerçek verilere dayanması, koşullara göre revize edilmesi, ne içeriye, ne de dışarıya asla gerçek dışı bilgi verilmemesi önemli. Bu bağlamda, elimdeki son rakamların ışığında kısa bir değerlendirme yapmak isterim.

2020 yılına Covid-19 salgını tüm dünyayı etkiledi. Sağlık krizi şeklinde başlayan etkilenme süreci dönüşerek insanlık ve ekonomik kriz olma yoluna girdi.

1 Haziran 2020,“Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun 109. Yıldönümü kutlu olsun. Türk Hava Kuvvetleri, Türk vatanına ve milletine havadan gelebilecek tehdit ve tehlikelerin önlenmesi, muhtemel bir savaşta Kara ve Deniz Kuvvetlerinin görevlerini daha kolay başarabilmesi amacıyla kurulmuştur.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR