Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası Bölümü Öğretim üyesi Sayın Prof. Dr. Hasan Köni ile “Koronavirüs Pandemisinin küresel sistem üzerine jeopolitik, jeoekonomik ve jeostratejik etkileri” konusu üzerine merak edilen hususlarda güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

İnternet ve sosyal medya, büyük çoğunluğumuzun hayatının ayrılmaz bir parçası oldu. Sanal dünyayla gerçek hayatın birbirine karıştığı bu ortamlar, maalesef, bilgi kirliliğinin de önemli bir kaynağı haline geldi.

Mart ayı ortalarına kadar dünya koronavirüs pandemisi ile mücadele ederken Orta Asya ülkelerinde COVİD-19 vakası tespit edilmemiştir. Bölgenin Çin ve İran olmak üzere iki büyük enfeksiyon merkezine sınır olmasını dikkate alınırsa bu özelliklerin olması şaşırtıcıydı.

Rus basınında çıkan haberde, Mısır Hava Kuvvetleri için Doğu Akdeniz’de, Türk ve İsrail Hava Kuvvetlerinin faaliyetlerini kontrol eden, büyük bir radar sisteminin faaliyete geçirileceği duyuruldu.

Yeni Sistemin Kapısı Aralanacak

İnsanlık tarihi, salgın hastalıklarla mücadeleyi defalarca yaşamış ve buna maruz kalmak veya mücadele etmek insanlığın ortak kaderi olmuştur. Yaygın bulaşıcı hastalıklar ve büyük afetler, dünya üzerinde önemli etkiler bırakarak insanlık tarihinde her zaman derin değişimlere yol açmıştır. Bugün yaşanan salgının yaratacağı etki de yine benzer olacaktır.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI ile “Koronavirüs Pandemisinin küresel sistem üzerine siyasi, ekonomik ve jeostratejik etkileri” konusu üzerine merak edilen hususlarda güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

2020 yılının ilk ayları itibariyle gerek salgından etkilenmiş gerekse etkilenmemiş olsun, dünya gündemini meşgul eden coronavirüs salgını bu denli etkiye sahip olmadan hemen önce bildiğiniz gibi 9 yıldır Suriye’de devam eden iç savaş nedeniyle meydana gelen sığınmacı krizi gündemi meşgul etmekteydi.

Sosyal yaşamı kısa zaman içinde dönüşüme uğratarak, bir anda dünyayı değiştiren bir doğal(!) olayla karşı karşıyayız.

Küresel dünyada son 40 yılda ülkeler arasında ekonomik sosyal ve politik eşitsizlikler yaşandığı gibi ülkeler içi özellikle gelir dağılımı eşitsizliklerinin artarak devam ettiği gözlenmiştir. Neo liberalizm olarak adlandırılan uygulamadaki sistemin bazılarına çok kazandırması yanında bazılarına da çok kaybettirdi. Bu nedenle gruplar arasında gelir dağılımı farkları çok açıldı.

Devlet aygıtı, ekonomi, kültür ve eğitimle alakalı para getiren bütün alanlardan mümkün olduğunca çekilmelidir. Çünkü devlet, tabiatı gereği verimsiz ve kötü üretir. Oysa serbest piyasanın “görünemez eli” daha ucuza, verimli ve kaliteli bir biçimde üretir. Devlet, kendi varlığını iç ve dış güvenlik ile adalet alanına sıkıştırmalıdır.

Gelişmiş ekonomiler kriz öncesindeki temel stratejilerinden tamamen çark etti.  Aslında daha önceki krizlerde de kısmen bu tip örnekleri mevcuttu. Ancak yaşadığımız “sağlık krizi”nin boyutu yani ortaya çıkardığı “talep ve arz şokları” ve yakın zamanda özellikle gelişmiş olmayan ülkelerde yaşanması muhtemel  “finansal şoklar” ile birlikte, 2020 yılında küresel ekonominin işleyişinde pek çok şeyi değiştirecek gibi görünmektedir.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 15-08-2020

Akdeniz’e Taşınan Körfez ve Daha da Yalnızlaşan Türkiye

Israil ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) arasında imzalanan“ilişkilerin normalleştirilmesi”anlaşması, İsrail’i Körfez’e, Umman ve Suudi Arabistan yanı sıra, zaten Libya’da aktif olan BAE’i, bir kez daha Akdeniz’e taşımış oldu.