Tehlikeli bir demagog hakkındaki uyarıları görmezden gelmek, ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Günlük siyasi söz dalaşları arasında, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) bütün korkunç yanlarını ve yakın gelecekte ortaya çıkması muhtemel tehditlerini gözden kaçırıyoruz. Bu karmaşada, FETÖ meselesini sadece bir iktidar savaşı olarak anlamlandırmak, meselenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti açısından bir var olma mücadelesi olduğu gerçeğini göz ardı ediyor.

Bu hafta Telekom sektörünün büyüklüklerini ve yıllar içinde geldiği yeri, ekonomiye etkisini anlatacaktık ama geçen Salı günü şaşırtıcı bir olay meydana geldi.

 

Yurtta ve dünyada barış ilkesi 20 Nisan 1931’den beri Türk Devleti’nin vazgeçilmez politikası olarak 87 yıldır süregelmektedir. Ne var ki, ülke içinde Türk’lüğe, Cumhuriyet’e karşı olanların çıkardıkları kargaşa, terör ve isyan hareketleri ve de emperyalist devletlerin bitip tükenmeyen sömürü arzuları karşısında bu ilkeyi savunmamız pek kolay olmamıştır.

Türkiye PKK terör örgütüyle müzakere sürecini çok ağır bedeller ödeyerek geride bıraktı diyeceğim ama son haftalarda yeniden çözüm-müzakere süreci arayışlarının arttığına tanık oluyoruz.

Son günlerde uluslararası gündemde önemli yer tutan konulardan birisi de göç sorununa ilişkin küresel boyutlu bir çözümün çerçevesini ortaya koyabilmek. Küresel Göç Paktı olarak bilinen bu anlaşmanın asıl ismi “Güvenli, Düzenli ve Kurallı Göç için Küresel Pakt” olarak belirlendi.

Kıbrıs sorununda önemli bir yol ayrımına gelindi. Bugüne dek öngörülenden tamamen farklı bir çözüm modeli üzerinde konuşmanın mümkün olabileceği yeni bir zemin söz konusu. 

Afrika Kıtası’nın en bilinen ülkelerinden olan Fas denilince, Kazablanka’nın ile birlikte akıllara ilk gelen şehirlerden biride Marakeş’tir. Berberi dilinde “Tanrının Ülkesi” anlamına gelen Marakeş, bulunduğumuz ayın ortalarına doğru yüzyılın en önemli problemlerinden biri olan göç konusunda uluslararası bir mutabakata ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

ABD Savunma Bakanı Mattis’in açıkladığı Türkiye-Suriye sınırında gözlem noktaları kurma kararı Suriye savaş alanında yeni bir safhaya geçildiğini gösteriyor.

ABD ve Koalisyon Ortakları, Suriye’de Hiç Bir Zaman Samimi Olmamışlardır 

Türkiye, Suriye iç savaşının başlangıcından itibaren; Suriye’nin kuzeyinde gelişen tehditlere karşı gerek askeri ve siyasi alanda, gerekse uluslararası alanda alınması gereken tedbirlere ilişkin olarak,çok sayıda girişimlerde bulunmuş ve bu kapsamda; Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı ile İdlib bölgesinde silahsızlandırma faaliyeti çerçevesinde gözlem noktaları tesis etmiştir.

2008’lerde başlayan açılım politikaları 2013 başında çözüm sürecine dönüştü ve PKK terör örgütüyle müzakereler başladı. O dönemde terör örgütünün ne kadar barışçı olduğu masalı anlatıldı, terörist başına methiyeler düzülerek Türkiye’ye ve hatta bölgeye barışı huzuru getirecek kişi olarak pazarlandı. Sonuç Temmuz 2015’te başlayan terör sarmalında binlerce şehit ve yaralı.

Bu yazıyı sadece eleştiri yapmak için yazmadım, sistem krizi fikri ile tanışmak için, bu yazıyı kaleme aldım, çözüm de sunacağım, hatta çözüm yöntemi de teklif edeceğim.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cengiz Tatar   - 21-03-2019

ÇANAKKALE SAVAŞI’NDA TÜRK HAVA HAREKÂTI

Çanakkale Savaşı, Türk askeri havacılık tarihi için oldukça önemli bir dönüm noktasını oluşturmuştur. Bu dönemde, Türk havacılığı henüz emekleme dönemindedir. Türk Milleti, bu savaşta tayyarenin bir savaş aleti olarak gelecek dönemler için ne kadar önemli olduğunu anlam...