Fosil kaynakların kullanımı sonucu ortaya çıkan küresel ısınmanın önlenmesi ve bu kaynakların sınırlı oluşu bakımından endüstriyel olarak nükleer fisyon enerjisi ön plana çıkmaktadır.

Dış politikada hayra alamet olmayan adeta fırtına öncesi bir sessizlik var.

Bunun bir nedeni Türkiye’nin içe gömülmesi, 31 Mart’taki yerel seçimlere odaklanması. Önceki günkü yazımızda da söylediğimiz gibi iktidar sanal beka sorunu gibi, terör ittifakı gibi söylemlerle genel seçim havasında süreci götürse de dış politikadaki sorunların yakınından uzağından geçmeyen hamasi söylemleri seçim meydanlarında sıklıkla kullanıyor.

20'inci yüzyıl irili, ufaklı pek çok savaşın yanında 2 büyük dünya savaşının yer aldığı bir yüzyıl oldu. Tarihin gördüğü en korkunç —ölümleri en fazla arttıran— savaş araçları da bu yüzyılda geliştirildi. Tanklar, Savaş Uçakları, Napalm gibi araçlar ve tabi ki Nükleer Bombalar.

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Atatürk'ün Ortadoğu politikası hayale ve hamasete değil, yalın gerçeklere ve ulusal çıkarlara dayalıydı. Atatürk, Cumhuriyet döneminde Türkiye'nin yönünü ileriye,çağdaş uygarlığın üstüne çıkmaya çevirmiş olmasına rağmen İslam dünyasıyla da iyi ilişkilerini sürdürmüştür. 

Bazı çevreler tarafından zaman zaman Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) hakkında; “ABD’nin planlarında artık BOP’un olmadığı veya başka bir forma dönüştüğü” şeklinde görüşler ortaya atılsa da, Ortadoğu sahasındaki uygulamalarına baktığımızda söz konusu plan ve niyetlerinden asla vazgeçmedikleri, aksine, planlarını zaman ve mekan değişiklikleriyle örtmeye-gizlemeye çalıştıkları görülmektedir.

Tarihin en ünlü askeri stratejistlerinden Sun Tzu 2500 yıl önce savaşın temelinde hilenin olduğunu söylemiştir. Mitoloji ve strateji ile ilgilenenlerin çok iyi bildiği Truva Atı da savaşlar tarihinin en zeki savaş hilelerinden biri olarak yerini almıştır.

Beka, kelime anlamı itibarı ile ‘var olmak’, ‘yaşamını devam ettirebilmek’ anlamında kullanılan bir kabiliyettir. Bir ülkenin bekasına yönelik bir tehdit denildiğinde genellikle topraklarının tamamının veya bir kısmına yönelik tehlikenin varlığı ve egemenlik sorunları anlaşılır.

Son günlerde Hindistan ile Pakistan arasında sıcak çatışmaya dönüşen olayların ne anlama geldiğini, öncesini ve muhtemel gelişmeleri Enstitümüzün Güney Asya (Pakistan-Hindistan) uzmanı, yüksek lisans tezini Pakistan üzerinde hazırlayan, doktorasını “Keşmir Sorunu ve Hindistan-Pakistan İlişkileri Üzerine Etkileri” tez konusuyla yapan Dr. Cengiz Topel MERMER değerlendirdi. 

Net hata ve noksan kalemini bir efsane olarak adlandırıyorum. Çünkü efsane kelimesi farklı şekillerde tanımlansa da en yaygın kullanışı, “halk arasında nesilden nesile aktarılmış ve doğruluğu tartışılır hikayeler” şeklindedir. Ödemeler bilançosunda yer alan net hata ve noksan kalemi de nasıl oluştuğu konusunda tam fikir birliğine varılsa da tam olarak açıklanamayan ve tartışılan bir efsaneye dönüşmektedir.

“Memleketimiz, şu iki şeyin memleketidir: Biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz. İyi çiftçi yetiştirdik; çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik; çünkü o topraklara göz diken düşmanlar fazladır. Bundan sonra da daha iyi çiftçi ve daha iyi asker olacağız. Ama bundan sonra asker oluşumuz, artık eskisi gibi başkalarının tutkusu, şan ve şöhreti, keyfi için değil, yalnız ve yalnız bu aziz topraklarımızı korumak içindir.” 

Vatan ve Hürriyet Cemiyetinden günümüze Türk subayın ülkesinin karşılaştığı sorunlar karşısındaki arayışının incelendiği makaleye pdf dokümanı indirerek ulaşabilirsiniz.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bircihan D. Dilek   - 20-08-2019

F35 Stealth Uçakları Coğrafyamızdaki Dengeleri Nasıl Etkileyecek?

Haziran ayında yabancı basında, İsrail ve Güney Kıbrıs Akrotiri meydanında konuşlu İngiliz F-35 Stealth (düşük görünürlüklü) uçaklarının birlikte Irak ve Suriye üzerinde tatbikat uçuşları gerçekleştirecekleri haberini okuduğumda, aklımı ülkelerin gelecekte “Egemen Hava Sahası Kontrollerini”  nasıl y...