< İşlevsel Araştırma Merkezleri
Gül bütün dünyada insanlar tarafından çok sevilen bir çiçek olup tabiatta çok değişik renkleri bulunmaktadır. İnsanoğlu çiçeklere genellikle sevgiyle, aşkla, dürüstlükle temizlikle ilgili anlamlar yüklemişlerdir.
İnsanlar, renk ve boy farklılıkları dışında, fizyolojik özellikleri itibariyle birbirine benzeyen canlılardır. Bütün canlıklar gibi yemek, içmek, uyumak ve benzeri tabiî ihtiyaçlarını gidermek; olabileceğince uzun, sağlıklı ve varlıklı yaşamak için ç
Seçimler yaklaştıkça Türkiye’de üretilen senaryolar yüzleri geçti. Bu senaryoların bazıları ipe sapa gelmeyecek kadar saçma olsa da senaryolarla kafası karışan halk acaba diye sormaktan kendisini alamıyor.
Seçim propagandalarında Adalet ve Kalkınma Partisi kadar olayları çarpıtan ve kendi kusurlarını bir başkasına yükleyen bir parti gelmedi. Böylesine hem suçlu hem de güçlü denir. Konuyu birkaç örnekle açıklamak gerekirse;
Gazetecilerin geçen hafta Başbakanla yapmış oldukları televizyon söyleşisinde gündeme gelen önemli konulardan birisi belki de en önemlisi seçimlerden sonra DTP’nin pozisyonu ile ilgili sorduğu bir soruya verdiği cevaptır.
İçinde bulunduğumuz günlerde yoğun olarak tartışılan konu bölücü terör. 2002 yılından bu yana bölücü terör örgütü hiç bu kadar kamuoyunun gündeminde olmamıştı.

12 Haziran 2007'de yapılan terör zirvesi ile ilgili şu ana kadar ortaya çıkan bilgiler, zirvenin terörle mücadele konusunda ne yazık ki ortaya üzerinde uzlaşılan etkili bir politika üretmediğini gösteriyor.

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin iç ve dış sorunlar açısından en zor yıllarından biri olan 2007 yılına girdiğinde en büyük talihsizliği Erdoğan’ın Başbakan olmasıdır. Bu bir talihsizliktir.
Zaman zaman siyasetçilerin seçimlere, adaylara ve partilere ilişkin değerlendirmelerini dinliyoruz, okuyoruz
20. Yüz Yılda Türkiye-İran ilişkilerinin temelinde zaman zaman dostluk, zaman zaman gerilim yüklü gizli bir rekabet hakim olmuştur. Özellikle 1920-50’li yıllara arasında rekabetin dostluk yanı ağır basarken,
Karadeniz Türk Boğazları aracılığıyla NATO üyesi Türkiye’nin kontrolünde tutulan, Rusya ile birlikte hâkim olunan kapalı bir deniz durumundaydı. Soğuk savaşın sona ermesiyle Karadeniz’deki sakinlik de sona erdi.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Ergun Mengi   - 07-04-2024

Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı Başlangıcında, Osmanlı İmparatorluğunun Siyasi ve Askeri Anatomisi

2. Mahmut, Balkan isyanları, Rus baskısı ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa’yla uğraşırken yeniçeriler, her fırsatta ayaklanmaktaydı. 15-18 Kasım 1808’de Babıali’yi basan yeniçerilerle mücadele eden Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa mahzendeki barutları ateşleyerek içeri giren 600 yeniçeriyle beraber kendini h...